8 altınlı Michael Phelps, 7 altınlı Mark Spitz gibi bir Uğur Dündar çıkaramadı

Haberin Devamı

Olimpiyat tarihinde 1972’nin ayrı önemi vardır. Münih’te yapılan 1972 Olimpiyatları sırasında Filistinli komandolar İsrailli sporcuları kaçırmak istemişti. Teröristler polisin sağladığı helikopterlere rehineleri bindirdikten hemen sonra Alman polisi harekete geçmişti. Ancak polis beceriksiz davranınca helikopterlerdeki el bombaları patlamış ve 11 İsrailli sporcu yanarak ölmüştü.

Bu olay nedeniyle Münih 1972 en kanlı olimpiyat olarak tarihe geçti. Teröre karşı mücadelede ise artık özel eğitilmiş güçlerin kullanılması gerekliliği ortaya çıktı. Şimdi terör olaylarında göz açtırmayan özel birliklerin kurulması bu tarihten sonraya denk gelir.

Altın madalya rekoru

1972 Münih Olimpiyatları’nda tarihe geçen bir diğer olayı ise ilk kez bir sporcunun 7 altın madalya birden kazanmasıydı. Amerikalı yüzücü Mark Spitz tam 7 dünya rekoru ve 7 altın madalya ile tarihte aynı olimpiyatta en çok altın madalya alan kişi oldu.

Madalya rekoru tam 36 yıl sonra yine bir Amerikalı yüzücü Michael Phelps tarafından kırıldı. Phelps altın madalya rekoruna bir de aynı günde iki dünya rekorunu ekledi.

İlk naklen yayın

Ama benim bugün anlatmak istediğim konu başka. 7 altın madalyanın günümüzün en başarılı televizyoncularından Uğur Dündar’la ilgisininin öyküsünü paylaşmak istiyorum.

1972 Münih Olimpiyatları TRT için de bir dönüm noktasıydı. Çünkü TRT ilk kez bir olimpiyattan canlı yayın yapıyordu. O tarihte televizyonlar siyah beyazdı. Doğal olarak bütün yarışmaları da siyah beyaz izliyorduk.

TRT’nin spikeri

TRT, bu ilk naklen yayına iyi hazırlanmıştı. TRT’nin ağır topları Münih’teydi. Olimpiyatlardaki yüzme yarışmalarını sunma görevi ise henüz çok genç olan bir spikere verilmişti. 1970 yılında TRT’nin açtığı sınavı kazanarak prodüktör unvanıyla göreve başlayan, Olimpiyatlara da aslında prodüktör olarak giden genç, yüzme yarışlarını sunarak TRT’nin yeni sesi olmuştu. Adeta “patladığı” yüzme yarışmaları kariyerinin de dönüm noktasıydı.

Her altında coşku

Bu genç spikerin adı Uğur Dündar’dı. O yıllarda henüz 20’li yaşlarında olan Uğur Dündar, Mark Spitz’in ardı ardına altın madalyalar kazandığı yarışmaları öyle bir heyecanla, düzgün ve akıcı Türkçeyle ve esprileriyle anlatıyordu ki, izleyiciler yarışmalar kadar Uğur Dündar’ın sunumunu da bekler olmuştu.

“Kim bu adam”

Günler geçtikçe kamuoyunda bir Uğur Dündar efsanesi esmeye başladı. Çünkü her gün neredeyse gün boyunca sesi ile tüm evlere konuk olan Uğur Dündar’ı ekrana çıkmadığı için kimse tanımıyordu. Herkes merak içindeydi. Kimdi bu Uğur Dündar? Nasıl biriydi? Yakışıklı mıydı? Bir yarışma bu kadar mı güzel anlatılırdı? Şimdi o tarihte tek televizyon var, herkes onu seyrediyor, haliyle ekrana sesinizle bile çıksanız ilgi çekiyor ve merak topluyorsunuz.

Olimpiyat bitiyor

Hatırladığım kadarıyla olimpiyatlar boyunca Uğur Dündar ekrana hiç çıkmadı. Kimse yüzünü görmedi. Ama herkes hakkında konuştu. Kimi bilmeden “çok yakışıklı” olduğunu söylüyordu, kimi “yaşlıymış ama sesi genç” diyordu. Olimpiyatlar bitti. Her şey normale döndü. Ama ekranın bu heyecanlı spikeri halkın gönlünde taht kurmuştu. Üstelik görünmeden.

Fotoğrafı çıkıyor

Yine o tarihlerde tek televizyon olduğu gibi televizyonla ilgili dergi de yoktu. Eğer yanılmıyorsam televizyon dergiciliğinin öncüsü TV’de 7 Gün Uğur Dündar’ın fotoğrafını yayınlayarak “İşte olimpiyatların sesi olan genç” dedi. Kıyamet de o zaman koptu. Çünkü Uğur Dündar son derece genç ve yakışıklı yüzüyle bir anda herkesin ama öncelikle ve neredeyse tüm kadınların gönlünü fethetti. Aslında herkes o güzel sunumun ardındaki adamın da son derece yakışıklı, güzel ve sevecen olmasını zaten bekliyordu. Ancak Uğur Dündar fiziğiyle beklentilerin de üzerine çıkmıştı.

Ekrana çıkıyor

Bütün bunları o günkü bilgilerimle ve anılarımın yardımıyla yazıyorum. Ve hafızam beni yanıltmıyorsa TRT bu ilginin farkına vararak Uğur Dündar’ı ekrana çıkarma kararı aldı. Uğur Dündar, TRT’nin en katı kurallarını işlettiği o yıllarda herkesi ekran başına çakan, keyifli, sorunlara çözüm getirici ve eğlendirici programlar yapmaya başladı..

Çok emek verdi

Ve Uğur Dündar bir olimpiyat spikerliğinin kendisine açtığı yolu büyük emekler harcayarak çok iyi değerlendirdi. O basit yarışma anlatmalardaki becerinin bir tesadüf olmadığını, asıl işlevinin iyi gazetecilik ve televizyonculuk olduğunu kanıtladı. Geçen yıllar içinde Türkiye’nin en sevilen, en inanılan ve güvenilen isimlerinden biri oldu.

Gelelim Phelps’e

Bütün bunları tekrar hatırlamama ve alışılmadık biçimde yazmama Michael Phelps’in kazandığı 8 altın madalya neden oldu. Pekin’de Münih’e göre bir eksiğimiz vardı. TRT, nedense bu olimpiyatlarda sunuma çok önem vermemiş. Yarışmaları sunanlar heyecandan uzak, sıradan bir iş yapıyor gibi konuşuyorlardı. Kendi kendime şunu düşündüm: “1972 Münih Olimpiyatları ve 7 altın madalya Türkiye’ye bir altın çocuk kazandırmıştı. 2008 Pekin Olimpiyatları ve 8 altın madalya bunu başaramadı.”



***




Yolsuzluğu unuttuk mu?

Son okuduğum bir kamuoyu araştırmasının en ilginç sonuç halkın gündemindeki önemli olaylar sıralamasında yolsuzluğun en alt sıralara düşmesiydi.

“Yolsuzluklar mı bitti yoksa yolsuzluklara karşı herkes şerbetlendi de artık sorun gibi görülmüyor mu?” diye düşünmeden edemiyor insan.

Sonra şunu düşünüyorum: “Yolsuzluk haberlerine eskisi kadar duyarlı mıyız? Şaban Dişli olayına kadar kaç yolsuzluk olayının üzerine böyle gidildi?” Bir eksikliğimiz olduğu hissine kapılıyorum. Kamuoyu da gelişmeleri medyadan izliyor. Eğer medya var olanı yok sayar ve hiç söz etmezse halk da böyle bir şeyin olmadığını sanır.

Tabii bu konuda sorumluluğu olan sadece medya değil. Konuyu önümüzdeki hafta içinde daha ayrıntılı işlemek istiyorum.




***





Öfke gelir göz kızarır, öfke gider yüz kızarır.

Türk atasözü

DİĞER YENİ YAZILAR