‘Öldüren kene’ şimdi de Marmara’da
Ülkemizde ilk kez Tokat’ta görülen Kırım Kongo’lu kene vakaları hızla yayılarak Marmara’ya ulaştı ve Çanakkale’de can aldı
Türkiye’de ilk kez 2002 yılında Tokat’ta daha sonra da Sivas ve Gümüşhane’de görülen kene kâbusu kısa zamanda büyük bir hızla Orta ve Doğu Anadolu’dan Marmara’ya sıçradı. Dün de Çanakkale ve Sivas’ta kene ısırması sonucu Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına yakalanan iki kişi daha tedavi gördükleri hastanelerde hayatını kaybetti.
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Büyük Husun Köyü’nde oturan evli ve iki çocuk annesi Muhsine Değirmenci (53), KKKA hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede öldü. Değirmenci’nin başına 21 gün önce kene yapıştı. Doktora gitmek yerine keneyi eliyle çıkaran talihsiz kadın 6 Haziran’da karın ağrısı şikayetiyle hastaneye başvurdu.
Çinko tabut kullanıldı
Değirmenci, yapılan tüm müdahalelere rağmen dün hayatını kaybetti. Değirmenci’nin cenazesi dezenfekte edilmiş cenaze nakil aracıyla getirildiği köy mezarlığında çinko tabutla birlikte toprağa verildi. Bu arada yetkililer Çanakkale’de kene ısırması şikayetiyle gelen bir kişinin KKKA şüphesiyle Uludağ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildiğini açıkladı. Öte yandan Sivas’ta kene ısırması sonucu bulaşan KKKA teşhisiyle tedavi gören Hatun Akın (84) dün sabah yaşamını yitirdi. İmranlı ilçesi Yenidoğan Mahallesi’nde yaşayan 7 çocuk annesi Hatun Akın’ı 10 gün önce evinin bahçesinde otururken kene ısırdı. Yaşlı kadın keneyi eliyle koparıp attı. Bir kaç gün sonra baş dönmesi, mide bulantısı gibi rahatsızlıklar yaşayan Akın 12 Haziran tarihinde yakınları tarafından hastaneye kaldırıldı.
Çok hasta var
Yapılan tahlillerde KKKA hastalığına yakalandığı belirlenen Hatun Akın tedavi altına alınmasına rağmen kurtarılamadı. Hatun Akın’ın ölümüyle birlikte 2008 yılında Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde KKKA sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı beşe yükseldi. Daha önce hastanede tedavi görenlerden Hatun Durmuş (Tokat), Mustafa Kahya (Sivas), Döndü Soydan (Tokat) ve Mahmut Büyüközükoç (Tokat), hayatını kaybetmişti. Hastanenin infeksiyon hastalıkları servisinde şu anda çok sayıda hastanın KKKA nedeni ile tedavi gördüğü de bildirildi.
‘Göçmen kuşlar keneleri yayıyor’
KONYA Selçuk Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bilal Dik her kene ısırmasının KKKA hastalığına yol açmayacağını söyledi. Prof. Dik, “Kenenin insana hastalık bulaştırması için 10-15 saat kan emmesi gerekir. Hastalık yapıcı kenenin vücuda yapışması birkaç saat içinde fark edilirse tedavisi daha kolay olur” dedi. Hastalık taşıyıcı kenelerin göçmen kuşlar yoluyla da yayıldığını vurgulayan Prof. Dik, mezhaba ve hastane çalışanlarıyla kasap ve veterinerlerin risk altında olduğunu da açıkladı.
‘Çamaşır suyu keneyi kaçırır’
SELÇUK Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sibel Yavru da “Kontrollü olduğu sürece et ve süt tüketimiyle KKKA virüsünün bulaşma imkanı yok. Ancak ette kontrolsüzlüğün başladığı yerde riski artıyor. Bu yüzden kaçak hayvan girişleri, kaçak kesimler ve kendin pişir kendin ye gibi uygulamalar KKKA virüsünün hayvandan insana bulaşma riskini artırıyor” dedi. Kenenin çamaşır suyuna karşı duyarlı olduğunu belirten Prof. Yavru, keneyi vücuttan çamaşır suyuyla uzaklaştırmanın mümkün olduğunu ifade etti.




