Gazete Vatan Logo
GündemYargıtay cemevleri için son sözü söyledi!

Yargıtay cemevleri için son sözü söyledi!

Yargıtay cemevleri için son sözü söyledi!

Alevileri üzecek karar

Haberin Devamı

Yargıtay, Alevileri üzecek bir karara imza attı. Çankaya Cemevi Yaptırma Derneği hakkındaki kapatma davasını reddeden yerel mahkeme kararını, ‘Tekke ve Zaviyeler’le ilgili kanuna dayanarak bozdu. Ayrıca cami ve mescit dışında bir yerin ibadethane olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına karar verdi...

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin cemevlerinin Alevilerin ibadet yeri olduğu gerekçesiyle derneğin kapatılması talebiyle açılan davayı reddeden kararını bozdu. Oy çokluğu ile alınan kararda derneğin tüzüğündeki şu 3 madde nedeniyle kapatılması gerektiği savunuldu:

- Derneğin amacı Çankaya’da yaşayan Alevi inançlı yurttaşların inanç ve ibadetlerini yerine getirme merkezleri olan cemevlerini yapmak ve yaptırmak

- Alevi inanç ve ibadet merkezi olan cemevlerini yapmak ve yaptırmak

- İmar Yasası uyarınca imar planlarında ibadet yeri olarak ayrılan alanlar üzerinde Alevi yurttaşların yaşadığı yerlerde cemevi inşa etmek üzere girişimlerde bulunmak

‘İnkılap kanunları’ örneği

Kararda, Anayasa’nın 174. maddesinde, Anayasa’nın hiçbir hükmünün inkılap kanunlarının Anayasa’ya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamayacağı ve yorumlanamayacağının düzenlendiği belirtilerek, bu kanunlar arasında yer alan 677 sayılı “Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun”da da tekke ve zaviyelerin kapatılmasına karar verildiği, ancak cami ve mescitlerin açık kalmasının belirtildiği vurgulandı. 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kanunu’nda da ibadete açılmış cami ve mescitlerin yönetiminin üç ay içinde Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredileceğinin ifade edildiği kararda şöyle denildi: “Hukuki ve maddi olgular dikkate alındığında 677 sayılı Yasa (Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması Kanunu) ile getirilen sınırlandırmaların Anayasal güvenceyle sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Bu nedenle DİB Yasası’ndaki düzenlemeler karşısında cami ve mescit dışında bir yerin ibadethane olarak kabul edilmesi mümkün değildir.” Gerekçede, derneğin tüzüğünde kanuna aykırılık teşkil eden maddelerindeki değişiklikleri yapmaması nedeniyle tüzüğün kanuna aykırı hale geldiği dikkate alınarak, davanın kabul edilmesi, yani derneğin kapatılmasına karar verilmesi gerektiği belirtildi.

İçişleri istedi, savcılık açtı

Cemevi Yaptırma Derneği ile ilgili dava süreci, İçişleri Bakanlığı’nın Diyanet’in “Cemevi ve benzeri yerlerin ibadet yeri kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı” yönündeki görüşünü de dikkate alarak Ankara Valiliği’ne gönderdiği yazı ile başlamıştı. Valilik, dernekten ”cemevlerini ibadet yeri olarak” niteleyen 2 maddeyi tüzükten çıkarmasını istemiş, ancak dernek bu talebi reddetmişti. Bunun üzerine Valiliğin ihbarıyla Ankara Başsavcılığı derneğin kapatılmasını ve bütün mal varlığının Elvankent Cemevi Yaptırma Derneğine devredilmesini talep etmişti.

Savcı Ali Özdemir’in, esas hakkındaki görüşünde, ”Alevilik bir din değildir. Cemevi de bir ibadethane değildir, toplantının adıdır. Davada ve konuda kamu yararı olmadığı aksine kamuoyunu kaos ortamına sürükleme çabası ve amacı görülmektedir” sözleri, Alevilerin tepkisine neden olmuştu. Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi ise din hanesine ”İslam” yerine ”Alevi” yazdıramayan bir vatandaşın açtığı davada AİHM’in Türkiye’yi mahkum ettiğine dikkat çekerek, davayı reddetmişti. Ancak bu karar savcılıkça temyiz edilerek, Yargıtay’a gönderilmişti.

Sizin İçin Seçtiklerimiz