Geri Dön
SiyasetAkşener: Herkesi Doğu Türkistan konusundaki suskunluğunu bozmaya çağırıyorum

Akşener: Herkesi Doğu Türkistan konusundaki suskunluğunu bozmaya çağırıyorum

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Her gün her yerde Doğu Türkistan'daki insanlık dramını anlatacağız. Herkesi Doğu Türkistan konusundaki suskunluğunu bozmaya ve Uygur Türkleri için gereken adımları atmaya çağırıyorum" dedi.

Akşener: Herkesi Doğu Türkistan konusundaki suskunluğunu bozmaya çağırıyorum

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara'da otelde düzenlenen 'İnsan Hakları ve Doğu Türkistan' konulu toplantıya katıldı. Akşener, her insanın eşit ve özgür doğduğunu, korkmadan, baskı altına alınmadan, zulme uğramadan onurlu bir yaşam sürmesi hakkı olduğunu belirtti. Akşener, Kırım'da, Türkmeneli'nde, Doğu Türkistan'da ve pek çok coğrafyada Müslüman Türklerin hala yaygın olarak insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını, ölüm-kalım mücadelesi verdiğini söyleyerek, "Nitekim bugün kadim Türk yurdu, Doğu Türkistan'da yaşanan zulme 'dur' demek için buradayız. Çocuklarından ayrı bırakılan annelerin sesi olmak, Uygur Türkü kardeşlerimizin gerçeklerini, tüm dünyaya duyurmak için bir aradayız" diye konuştu.

'DÜN DE KORKMADIK BUGÜN DE KORKMAYIZ'

Akşener, Çin yönetiminin yıllar boyunca toplama kamplarının varlığını reddettiğini belirterek, "Ama gelinen noktada hem bu kampların fiziki varlığı hem de toplama kampı mağdurlarının anlattığı gerçekler artık gizlenemeyecek bir boyuta geldi. Aslında herkes Çin'in uyguladığı zulmü görüyor. Ancak maalesef hiç kimse bu zulmü durdurmak için somut bir adım atmıyor. Bu durumdan faydalanmaya çalışan Çin yönetimi de insanlık dışı faaliyetlerini örtbas etmek için elinden geleni ardına koymuyor. Onlar kendi yazıp kendi oynadığı senaryolarla dünya kamuoyunu oyalamaya devam ederken Uygur Türkü kardeşlerimizin çektiği zulüm, her geçen gün daha da artırıyor. Üstelik bu zulme ses çıkartanları da tehdit etmekten çekinmiyorlar. Biliyorsunuz, geçtiğimiz nisan ayında beni de tehdit ettiler. 'Uygur soykırımını durdurun' dediğim için Çin'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne meydan okuduğumu ilan ettiler. 'İnsan hakları' ve 'adalet' dediğim için beni şiddetle kınadılar. 'Doğu Türkistan'daki Müslüman Türk'ün namusuna uzanan eli çekin' dediğim için haklı karşılık verme haklarını saklı tutacaklarını söylediler. Varsın olsun, biz İYİ Parti'yiz. Biz ne onlardan ne de onların içerideki işbirlikçilerinden dün de korkmadık evelallah bugün de korkmayız. Çünkü, biz haklıyız" diye konuştu.

'BU ZULME SESSİZ KALMAYACAĞIZ'

Akşener, hakkın ve hakikatin yanında olduklarını, sorunlarının herhangi bir ülkenin egemenliğiyle ilgili olmadığını kaydetti. Akşener, "Bizim sorunumuz, Çin'in 'egemenlik' adı altında Uygur Türkü kardeşlerimize uyguladığı zulümle ilgili. Biz bu meseleyi yalnızca eziyet edilenin soydaşlarımız olduğu için değil, aynı zamanda yapılanın bir insanlık ayıbı olduğu için de önemsiyoruz. İşte o nedenle vicdanımızın ışığında, insan onuruna ve insan hakkına sahip çıktığımız için tehdit edilmekten de korkmuyoruz. Buradan onlara söz veriyorum; her ne kadar ülkemizi yönetenler küçük hesapların peşine düşüp Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin yaşadığı zulme sessiz kalmayı tercih etse de biz onlar gibi olmayacağız. Biz bu zulme sessiz kalmayacağız. Biz bu zulme razı olmayacağız" ifadesini kullandı.

'DOĞU TÜRKİSTAN'DAKİ İNSANLIK DRAMINI ANLATACAĞIZ'

Akşener, Uygur Türklerinin yaşadıkları acıları asla unutmayacaklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Her gün her yerde Doğu Türkistan'daki insanlık dramını anlatacağız. Buradan tüm dünyaya sesleniyorum; herkesi Doğu Türkistan konusundaki suskunluğunu bozmaya ve Uygur Türkleri için gereken adımları atmaya çağırıyorum. Buyurun İYİ Parti'nin raporu, yaşananlar ortada. Bilimin ışığında açığa çıkan gerçekler ortada. Biz İYİ Parti olarak 'Doğu Türkistan'da bir insanlık ayıbı var' diyoruz. 'İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Uygur Türkü kardeşlerimiz için de geçerli olsun' diyoruz. 'Herkesin kalbi, Doğu Türkistan'la birlikte atsın' diyoruz. Bu zulüm artık son bulsun istiyoruz. Buradan tüm esir Türk yurtlarına sesleniyorum; Al bayraktan, gök bayrağa selam olsun. Doğu Türkistan'a, Kerkük'e, Kırım'a selam olsun. Nerede bir Türk varsa, orada doğan güneşe selam olsun. O güneşin altında, 'Ne Mutlu Türküm Diyene' diyenlere selam olsun."

'CİDDİYETE DAVET EDİYORUM'

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, katıldığı programın ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Hazine ve Maliye Bakan Nureddin Nebati'nin "Bizim modelimiz Çin değil Türkiye modeli" açıklamasına ilişkin Akşener, "Şimdi 'Çin modeli değil' dediği zaman Sayın Erdoğan'ın bunu nasıl tanımlayacağı problem olur. Kendisini buradan uyarayım; bu konuda lideri ile konuşmasında fayda var. Yalnız şunu söyleyeyim; Sayın Erdoğan biliyorsunuz, faizle ilgili 'nas' dedi. Bu, dini bir tarif. Şimdi dini tariften Çinli tarife geçtik biz ekonomide ama asıl vahim olan ekonominin başına getirilen bu arkadaşımızın ortaya koyduğu 'inşallah', 'maşallah' üzerinden bir tarif var. Ekonomi böyle temennilerle yönetilemez. O ekonominin başına oranın patronu olmak üzere getirilen kişi temenni ederek ekonomiyi canlandıramaz, yönetemez. Kendi varlığı üzerinden bir kefalet ortaya koyamaz. Ekonomiden, hazineden, maliyeden sorumlu bakanlar, devlet hazinesi ile ilgili kefalet koyarlar. Ben bu konuşmaları büyük bir ciddiyetsizlik olarak görüyorum. Hükümeti, sayın bakanın şahsında bütün yöneticileri, acilen ciddiyete davet ediyorum. Türkiye bir devlet krizi yaşıyor dolayısıyla ciddiyete davet ediyorum. Konuşmalarına dikkat etmelerini öneriyorum" dedi.

Meral Akşener, Bakan Nebati'nin açıklamaları üzerinden sorulan "İktidardan sürekli 'dış güçler' açıklaması gelirdi ama kendisi 'Dışarıdan herhangi bir saldırı yok, çok net söylüyorum içeride manipülatif, spekülatif işlemler var' dedi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna ise "Şimdi 'OHAL ilan edilebilir' diye bir kavram var. Dış güçler işi bırakılmış bir kanara, o zaman iç güçlere gelmiş iş. İç güçler dediğiniz zaman sermaye kontrolünden başlayarak, vatandaşın bankadaki dolar mevduat hesaplarına kadar bazı adımların atılabileceği gibi bir endişe yaratır ki bu Türkiye'nin gerçekten çok iflas etmesine sebep olur. Bu konuda herkesi ciddiyete davet ediyorum. Sakın ha öyle bir el uzatma olmasın" yanıtını verdi.