Denizli Pamukkale Hierapolis Antik Kenti

Denizli'deki Pamukkale Hierapolis Antik Kenti hakkında tüm bilinenler.
Pamukkale, doğanın termal sularla yarattığı eşsiz bir sanat eseri olan beyaz travertenleriyle dünya çapında tanınan bir doğal harikadır. Bu travertenler, yüzyıllardır şifalı olduğuna inanılan suların birikimiyle oluşmuş, adeta donmuş bir şelale gibi basamaklı havuzlar ve teraslar meydana getirmiştir. Bu benzersiz güzellik, Roma Dönemi'nden bu yana insanların ilgisini çekmiş ve hatta 2000 yıl önce Bergama Krallığı'nın da gözdesi olmuştur. İşte bu nedenle, travertenlerin hemen yanına, hem sağlık hem de güzellik arayışında olanların akın ettiği bir termal sağlık merkezi olarak Hierapolis Antik Kenti inşa edilmiştir. Günümüzde de ziyaretçiler, binlerce yıl önceki antik dünyanın insanlarının yüzdüğü bu sulara girme ve muhteşem traverten manzarasını izleme fırsatı bulabilirler.
Hierapolis: Hem Pagan Hem Hristiyanlık Merkezi
UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi'nde yer alan Hierapolis, hem pagan hem de Hristiyanlık dönemlerinde önemli bir merkez olmuştur. Antik kent, Roma Hamamı, agora, tiyatro, tapınaklar ve anıtsal çeşmeler gibi yapılarıyla oldukça iyi korunmuştur. Özellikle Roma Dönemi'nde cehennemin girişi olduğuna inanılan Plutonium gibi mistik yapılar, kentin zengin tarihini gözler önüne serer. Hierapolis aynı zamanda Hristiyanlık için de kutsal bir yerleşimdir. Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan Aziz Philippus'un burada öldürüldüğü ve mezarının bulunduğu inanışı, kentin Hristiyanlar için de önemli bir hac merkezi haline gelmesini sağlamıştır. Aziz Philippus adına yapılan Martyrium ve 6. yüzyıla tarihlenen katedral gibi yapılar, kentin Bizans dönemindeki dinsel önemini kanıtlar niteliktedir.
Hierapolis Antik Kenti'nin Yapısal Özellikleri
Hierapolis'in mimari yapısı, Neron döneminde (MS 60) yaşanan büyük depremden sonra önemli ölçüde değişime uğramıştır. Deprem sonrası yeniden inşa edilen kent, Helenistik özelliklerini kaybederek tipik bir Roma kenti görünümünü almıştır. Antik kent, Hierapolis Tiyatrosu, Büyük Hamam Kompleksi ve Frontinus Caddesi gibi devasa yapılarıyla bu değişimi yansıtır. Frontinus Caddesi, 14 metre genişliğiyle kentin ana arterini oluştururken, tiyatro ve hamam gibi yapılar ise dönemin mimari görkemini sergiler. Ayrıca su kanalları, nympheumlar ve çeşitli ev kalıntıları da kentin günlük yaşamına dair ipuçları sunar.
Hierapolis’in Tarihi Konumu ve Adının Kökeni
Hierapolis'in coğrafi konumu antik dönemden beri tartışma konusudur. Antik coğrafyacılar, kentin Frigya bölgesinde yer aldığını öne sürerken, Bergama Krallığı'ndan II. Eumenes tarafından MÖ 2. yüzyıl başlarında kurulduğu kabul edilmektedir. Kentin adını, Bergama'nın efsanevi kurucusu Telephos'un karısı, Amazonlar kraliçesi Hiera'dan aldığına inanılmaktadır. Hierapolis, Roma döneminde büyük bir merkez olmaya devam etmiş ve MS 4. yüzyıldan itibaren bir Hristiyanlık metropolisi haline gelmiştir. 12. yüzyılın sonlarına doğru ise Türklerin eline geçerek tarih sahnesindeki yerini korumuştur.




