Geri Dön
SağlıkMiyomlar sinsi ilerliyor, belirti vermiyor!

Miyomlar sinsi ilerliyor, belirti vermiyor!

Kadınların yaklaşık yüzde 30’unda miyom görülüyor ve kadınların büyük bir çoğunluğunun bundan haberi bile olmuyor. Çünkü miyomların çok büyük bir kısmı belirti ve klinik bulgu vermez. Ancak kadınların bazılarında miyomlar anormal kanamaya neden olabilir. Anormal kanama ve kitle şeklinde kendisini gösteren miyomlar tüm karın içini dolduracak kadar büyüyebilir. Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Prof. Dr. Murat Naki, genellikle belirti vermediği için sinsice ilerleyen miyomları anlattı.

Miyomlar sinsi ilerliyor, belirti vermiyor!

Miyom, rahimdeki iyi huylu büyüme olarak adlandırılır. Kadınların kasığında veya leğen kemiği bölgesinde oldukça sık görülen bir büyüme tipidir. Kadınların yüzde 20-30'unda görülen bu sorun belirti vermez. Ancak anormal kanamalarla başvuranlar da yapılan inceleme ile ortaya çıkabilir. Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Prof. Dr. Murat Naki, genellikle belirti vermediği için sinsice ilerleyen miyomları anlattı.

ÇOĞU KADINDA BELİRTİ VERMİYOR!

Miyomların tüm kadınların yüzde 20-30'unda görülürken bu oran otopsilerde yüzde 50'ye ulaşır. Bu durum miyomların birçoğunun belirti vermemesine ve otopsiden önce tanı konulamamasına bağlıdır.

Miyomlar tek bir düz kas hücresinden köken alarak gelişir. Miyomlar, genellikle fibroid olarak da anılırlar, yalnız fibroid terimi terminolojik olarak yanlış bir adlandırmadır. Çünkü tümör düz kas hücrelerinden oluşur, fibröz doku içermez.

Genel olarak miyomlar üç ana tipe ve birçok alt gruba ayrılırlar.

Subseröz: Rahimin en dış tabakasının hemen altına yerleşirler. Subseröz olanlar saplı olabilir ve rahimden küçük bir sapla köken alıp büyüyebilirler. Saplı miyomlar komşu başka organlardan örneğin yumurtalık veya karın içi diğer organlardan damarlanabilir; o zaman parazitik miyom adını alır.

İntramural: Miyom rahim düz kası içinde gelişir.

Submukozal: Bu tipler rahimin en iç tabakasının altında yerleşir ve sıklıkla anormal kanamaya sebep olur. Submukozal miyomlar saplı olabilir ve hatta rahim ağzından dışarı çıkabilir.

Miyomlar nadiren tüm vücuda yayılabilir ama iyi huylu olarak kalabilirler; bu duruma Miyomatozis denir.

MİYOM BELİRTİLERİ NELERDİR?

Miyomların çok büyük bir kısmı belirti ve klinik bulgu vermezler. Belirtileri olan bireylerde en sık klinik bulgu anormal kanamadır. Anormal kanama, miyomun rahim iç zarı basısına bağlı gelişen ülser ve düzensiz dökülmeye bağlıdır.

Sıklıkla miyomlar karın alt bölgesinde kitle şeklinde kendisini gösterir ve tüm karın içini dolduracak kadar büyüyebilir. Miyomun mesaneye basısına bağlı olarak gece idrara çıkma isteği, sık idrara çıkma veya idrar torbasında idrar birikimi gelişebilir. Miyomun kalın bağırsağa basısı sürekli gaz çıkarma hissi ve kabızlığa yol açabilir. Miyomun arkaya doğru basısına bağlı olarak sırt ağrısı ve bacaklardan aşağı doğru yayılan ağrı görülebilir. Vajinal basıya bağlı cinsel ilişkide ağrı görülebilir. Eğer daha fazla büyürse idrar borusuna bası gelişebilir ve böbreklere doğru idrar birikimine neden olabilir.

Bazen saplı subseröz miyomun kendi etrafında dönmesi veya miyomun yapısının bozulması ağrılı adet görme ile sonuçlanabilir. Bazen submukozal miyom saplı olabilir ve rahim ağzından dışarı çıkabilir ve ağrı ve kasılmalara neden olur.

MİYOM NELERE SEBEP OLABİLİR?

Gebelik döneminde miyomlar düşük veya bebeğin eşinin erken ayrılmasına neden olabilir. Büyüyen miyoma kan desteğinin azalması ile ciddi ağrıya neden olan karneöz (kırmızı) dejenerasyon gelişebilir.

Bebekte anormali gelişimine ve doğumda rahim ağzının yetersiz açılmasına neden olabilir. Büyük miyomlar yatay geliş veya popo gelişi gibi geliş anormalliklerine neden olabilirler. Eğer baş geliş ise, miyom rahim ağzının açılmasının yetersizliğine neden olur. Bu iki sonuç sezaryen oranlarının artmasına neden olur. Ayrıca zamanından önce kasılmalara yol açabilir. Kramplar ve erken kasılmalar gebeliklerde yaygındır fakat erken doğum oranlarını arttırmaz.

MİYOM TANISI NASIL KONULUR?

Miyom tanısı rutin genital muayene sırasında düzensiz büyük rahimin hissedilmesi üzerine şüphe ile konulur. Miyomdan şüphelenilir ise ultrasonografi en iyi ve en ucuz seçenektir. Karından (büyük miyomlar için), vajinadan (küçük miyomlar için) ultrasonografi yapılabilir.

35 yaşından sonra anormal kanama ile başvuran tüm hastalardan rahim kanseri veya rahim iç zarının kalınlaşmasının dışlanması için rahim iç zarından örnekleme yapılmalıdır. Ultrasonografi ile miyomun sayısı, yeri ve çapı değerlendirilir. Kansızlığın değerlendirilmesi için tam kan sayımı istenir ve kanama-pıhtılaşma testleri yapılmalıdır.

MİYOMLU HASTALAR NASIL TEDAVİ EDİLMELİDİR?

Miyomlu kadınların çoğu belirti vermezler ve sadece takip edilir. Hiç bir tedaviye gerek yoktur. En iyi takip yöntemi miyomun büyümesi durana kadar her 6 ayda bir ve sonra yılda bir genital muayene yapılır. Büyüme hızını takipte seri ultrasonografi incelemeleri kullanılır. Eğer hastada belirti varsa belirtiler tedavi edilmelidir. Takipte ilk aşama ilaç tedavisidir ve eğer ihtiyaç duyulursa rahim koruyucu cerrahi tedavi yapılır. Kesin tedavi rahimin alınmasıdır.

İlk basamak tedavi antiinflamatuar ilaçlardır ve ağrılı adet durumunda kullanılırlar. Bu tedavi aşırı adet göme ve basınç ağrılarını azaltır. Eğer ana sorun kanama ise ilk tedavi hormonal tedavidir. Miyomlar östrojen ve progesteron hormonlarına duyarlı olmasına rağmen progesteron ilaçları ve düşük doz doğum kontrol hapları miyomların büyümesine neden olmaz. Bunların dışında daha az olmak üzere değişik başka hormon tedavileri de kullanılmaktadır.

Eğer ilaçlarla tedavi yetersiz kalırsa, ilaçların yan etkileri olursa veya hasta ilaç almak istemezse cerrahi alternatifler vardır. Eğer miyom küçük ise (3-5 cm’den büyük değil) kanama kontrolü için miyomun çıkarılması ve benzer tedaviler yapılabilir.

Konservatif cerrahi tedavi rahim koruyucu miyom çıkarılması ameliyatıdır. Miyom çıkarılır ve rahim korunur. Bu tedavi robotik cerrahi, laparoskopi, histeroskopi veya açık ameliyat şeklinde yapılabilir. Kesin tedavi (yumurtalıklar alınır veya alınmaz) rahimin alınmasıdır. Yumurtalıkların alınması hastanın hormon durumuna ve yaşına bağlıdır. Bu ameliyatlar vajinal yoldan, robotik, laparoskopik veya açık (rahimin boyutu ve cerrahın deneyimine bağlı) şekilde yapılabilir.