Gazete Vatan Logo

10 bin adım atmıyorsanız sedanter yaşıyorsunuz

Uzmanlar, hareketsiz yaşamın birçok sağlık sorununu beraberinde getireceğine işaret ederek, günlük en az 10 bin adım atılarak sedanter yaşamdan uzak durulması gerektiğini bildiriyor.

10 bin adım atmıyorsanız sedanter yaşıyorsunuz

Göğüs Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, AA muhabirine, Kovid-19 salgınının "sağlıklı kalanlara" verdiği en büyük zararlardan birinin hareketsizlik olduğunu söyledi.

Akkoyunlu, bu süreçte evde sporsuz ve hareketsiz kalındığını, aynı zamanda da bolca yemek yeme durumunun ortaya çıktığını vurguladı.

Bu sürecin etkilerinin ileri dönemlerde ortaya çıkacağını, bedensel yorgunluk ve yıpranmanın hızlandığını anlatan Akkoyunlu, "Yaşlılık arttı, bunun farkında değiliz ve ilerleyen süreç içerisinde kalp-damar hastalıklarıyla ilgili problemler yaşayacağız." diye konuştu.

"Belirlediğimiz kriter 10 bin adım"

Diyet ve egzersiz yapmanın önemine işaret eden Akkoyunlu, şöyle devam etti: "Egzersiz derken bedenin tamamını kapsayan egzersizleri çok önemsiyoruz. Egzersiz yapmamanın verdiği büyük zararlar var. Bunun için bizim belirlediğimiz kriter, günlük 10 bin adım. Bazı çalışmalar 6-7 bin adıma kadar düşürebiliyor. 10 bin adımın altında günlük adım atıyorsak artık sedanter yaşıyoruz demektir. Her türlü hastalık riski artar. İçeride kaldığımız süre içerisinde sedanter yaşamdan uzak durmamız ve günlük egzersizlerimizi yapmamız gerekiyor. Artık yaz geldi, virüsün açık havada bulaştırıcılığı daha da azaldı. Bu nedenle artık dış ortamda da egzersiz yapmamız gerekir. Bilim Kurulu önerisi ve Bakanlığın da açıklamaları doğrultusunda açık havada, sahillerde, parklarda egzersiz yapabilecek alanlar oluşturulmaya başlandı. Bunları kullanmak gerekiyor. Sağlıklı bir yaşam için açık alanda özellikle duraklama yapmadan, oturmadan yürüyüş ya da koşu yaparak bu ortamı değerlendirmek gerekir."

Haberin Devamı

Spor yapmak için güneşin dik geldiği saatler tercih edilmemeli

Güneş ışınlarının etkili olduğu saatlerde dışarı çıkılmamasını öneren Akkoyunlu, aşırı sıcakların ciddi su kaybına, tansiyondaki oynamalara ve ritim bozukluklarına neden olduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Akkoyunlu, şöyle devam etti: "Aşırı sıcak ve soğuk olmayan ortamlarda ve dengeli bir şekilde güneşlenerek D vitaminini alacağımız düzeyde egzersiz programı oluşturmak lazım. Önerdiğimiz en iyi saatler 08.00 ila 10.00, belki bölgesel olarak 11.00, öğleden sonra da 16.00-18.00'dir. Özellikle aşırı rüzgar alan yerler sıvı kaybına neden olacağı için zarar verebilir. Aşırı rüzgarlı ortamlarda bulunmamak lazım. Dış ortam aynı zamanda terleyip terimizin kuruduğu ortamdır. Kas ve iskelet ağrılarına neden olur, buna dikkat etmek lazım. Kışın belki bu sıkıntılı süreçle yeniden karşılaşıp eve kapanmamız gerekebilir. Onun için yazı iyi değerlendirerek yeterince D vitamini almamız ve egzersiz yapmamız gerekiyor." Prof. Dr. Akkoyunlu, spor solanlarına ilişkin de uyarılarda bulunarak, "Spor salonunda çok iyi havalandırma olması, dışarıda 1,5-2 metre önerdiğimiz mesafenin spor salonunda daha uzun olması gerekir. Çünkü siz hızlı hızlı nefes alıp vermeye başlıyorsunuz. Çok daha uzağa nefes veriyorsunuz, yayabilme ihtimaliniz var. Aynı zamanda aletlerin her kullanımdan sonra dezenfekte edilmesi gerekir. Bunları sağlamak çok çok zor. Bu nedenle imkan varken spor salonları değil, dışarıda bu egzersizleri yapmayı ön planda tutuyoruz." diye konuştu.

Maskenin gerekliliğine değinen Akkoyunlu, "Spor salonlarında maske takılmalı. Bir hatalı anlayış var, 'Maske karbondioksit biriktiriyor, bayılmalara neden oluyor' diye. Maskede karbondioksitin birikmesi ile ilgili yapılan çalışmaların tamamı oksijen maskeleriyle ilgilidir. Bizim kullandığımız cerrahi maskelerde böyle bir durum söz konusu değil. Eğer birden fazla kişi aynı ortamı kullanıyorsa kesinlikle gerekir. Maskenizi takmanızı öneriyoruz. Sosyal mesafenin korunmadığı ortamlarda egzersiz yapılmasını önermiyoruz." dedi.

Haberin Devamı

"Spor yapmayan bir kişinin spora yüklenmesinin ciddi riskleri var"

Haberin Devamı

Prof. Dr. Akkoyunlu, birden bire spora yüklenmenin kalp üzerinde olumsuz etkileri ve ciddi riskleri olabileceğine de dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Yazın ve kışın da hiçbir zaman sporu bırakmamalıyız. 65 yaş üzeri vatandaşlarımızın da egzersiz yapmaları lazım. En azından 6 bin adım atmaları gerekiyor. İzin verilen saatleri açık havada bankta oturarak değil, yürüyüş yaparak değerlendirmeleri gerekiyor. Profesyonel sporcular gibi aşırı spor önermiyoruz. Gündelik rutin işleyişimizde 10 bin adım üzerinde kalacak şekilde egzersiz öneriyoruz."

Haberin Devamı

"Kalp ritmini zorlayacak egzersizlerden uzak durulmalı"

Pilates Eğitmeni Aybala Budak da spor salonlarının 1 Haziran itibarıyla yeniden açıldığını hatırlatarak, "Öğrenci sayımız düştü. Kovid-19 öncesinde 30 öğrencimiz varken şu an 5-6 kişiyle devam ediyor." dedi.


Yaz aylarında spor yaparken dikkat edilmesi gerekenlere değinen Budak, "Yaz aylarında genellikle ısının az olduğu saatler seçilmeli. Çok fazla kalp ritmini zorlayacak egzersizlerden biraz daha uzak durulmalı. Tabii ki güneşin ve denizin cezbi insanları biraz su sporlarına yaklaştırıyor. Eğitmen gözetiminde spor yapabilirler. Yağ yakımı kış aylarına göre daha fazla oluyor. Yaz aylarında sporu bırakıyor insanlar ama kışa doğru çok daha net sonuçlar görmek için sporu bırakmamak gerekiyor." şeklinde konuştu.

"Vatandaşlarımız salonlara gönül rahatlığıyla gelebilir"

Spor yaparken ilk etapta vücudu ısıtmanın yanı sıra daha hafif egzersizlerle ilerlenmesi gerektiğini anlatan Budak, şunları söyledi: "Vücuda aşırı yüklenmek sakatlıklara yol açabilir. Kilo vermek isterken daha kötü sonuçlara gitmemek için düzenli egzersiz yapmakta fayda var. Vatandaşlarımız salonlara gönül rahatlığıyla gelebilir. Burada tek kullanımlık havlular veriyoruz. Her sporcunun ardından da temizlik yapılıyor. Bire bir derslere devam ediyoruz. 2-3 kişilik dersler yapmıyoruz."