Geri Dön
MagazinNişantaşı’nın son durağı: Must

Nişantaşı’nın son durağı: Must

Yeme-içme konusunda Nişantaşı’nda her gün yeni bir mekan açılıyor. Dünya mutfağından tatlarla yerli lezzetleri harmanlayan her bir mekan, farklı mönüler sunuyor. Bölgenin son gözdesi ise MUST. Mekan iddialı yemekleri ve iç açıcı mimarisi ile şimdiden müdavimlerini yarattı. MUST’ı işletmeci ve ortaklarından Ercan Gümüşkaya ile konuştuk.

Nişantaşı’nın son durağı: Must

Farklı mekanlarda çalıştıktan sonra rotayı Nişantaşı’na kırdınız ve ilk mekanınızı açtınız. Neden?

Yıllardır yeme içme sektöründeyim. Farklı mekanlarda çok güzel deneyimler kazandım ama artık kendi mekanımı açma zamanı gelmişti. Açıkçası mekan açmak benim için bir zorunluluktu. Nişantaşı’nda mekan açma fikri de ortaklarım Kaan Boyner ve Önder Öztarhan birlikte aldığım kararın sonucunda gelişti. Bu yüzden mutluyum.

Must ekibini nasıl kurdunuz?

Nişantaşı’nın son durağı: Must

Ekibi kurarken deneyime çok fazla önem verdik. Farklı mekanlarda yıllarca çalışan ve iyi işlere imza atan bir kadroyla bir aradayız. İşletme Müdürü Begüm Sarıer, Bar Müdürü Zafer Aldoğan, Salon Müdürü Birsoy Yıldırım ve Mutfak Şefi Kadir Aytekin yeme içme dünyasının yakından tanıdığı isimler.

Nişantaşı yeme içme dünyası açısından oldukça hareketli bir bölge. Öncelikli hedefleriniz neler?

Bence de Nişantaşı oldukça hareketli bir semt. MUST olarak tüm ekibim adına, yılların deneyimiyle kazandığımız birikimleri en güzel şekilde sunmayı hedefliyoruz. Öncelikli hedefimiz de ilk andan itibaren farkımızı ortaya koyarak hızla kendi müdavimlerimizi yaratmak.

Nasıl bir fark yaratacaksınız?

Bir mekanı vazgeçilmez kılan şey yarattığı samimiyettir. Bunun için de iyi yemek, ambiyans ve müzik olmazsa olmazlar. Konuklarımızın kapıdan içeri girdiği andan bunu hissetmesini istiyorduk. Şimdiye kadar konuklarımızdan aldığımız tüm yorumlar gayet güzel. Kısa zamanda amacımıza ulaştığımızı görmek bizi çok mutlu etti.

Mahalle barı da olduk

Nişantaşı’nda “mahalle” havası hala devam ediyor. Sizin “mahalle barı” olmak gibi bir hedefiniz var mı?

Tabii ki var. Nişantaşı’nda yaşayanlar ve sıklıkla buraya gelenler için MUST’da tam da istedikleri ve özledikleri “mahalle” havasını bulabiliyor. Kısa zamanda mekanın kendi müdavimlerini yaratması da bunu gösteriyor. Ekip olarak bu durumdan ve “mahalle”de yarattığımız etkiden dolayı çok mutluyuz.

Mekan hangi saatler arası açık?

Her gün 10.00-02.00 saatleri arası açığız. Hafta sonu eğlence uzayınca bizim de saatlerimiz uzuyor tabii.

Müzik konusunda durum nedir?

Müzikte de yemekte olduğu gibi iddialıyız. MUST’ın müzik direktörlüğünü başarılı DJ Tankut Karakurt yapıyor. Onun yönlendirmesiyle her günün moduna uygun DJ performansları var.

Nişantaşı’nın son durağı: Must

Yenilikçi bir mönü yarattık

Mekanın tasarımı kime ait?

Yıllardır “Bir mekanım olursa şöyle yaparım?” dediğim her şeyi arşivimde ve zihnimde fotoğraflamıştım. Tüm bu birikimle her şeyi kendim tasarladım ama bazı konularda yakın bir mimar arkadaşımdan destek aldım. Mekan için farklı bölümlerin, bütünlüklü bileşimi diyebilirim. Girişte hoş bir botanik bahçe, iç kısımda lounge bar, fine dining lokanta ve mahzen var. Hepsi bir bütünlük içerisinde hayalimizdeki “MUST”ı tamamlıyor.

Mönüde neler var?

Şef Kadir Aytekin imzalı, dünya mutfağından zengin lezzetlerin sunulduğu mönüde başlangıçlarda kısa zamanda herkesin favorisi olan köz patates, ılık karides, levrek salata, somon gravlax ve ızgara kuşkonmaz var. Ana yemeklerde ağır ateşte pişirilmiş dana yanağı, ördek confit, siyah morina balığı; pizzada ise kuşkonmazlı, köfteli ve mısırlı pizza öne çıkıyor. Tatlılardan da karanfilli ananas carpaccio, balkabaklı tiramisu ve unsuz şekersiz kek büyük ilgi görüyor. Genç ve yetenekli mutfak şefimiz Kadir’in yenilikçi ve başarılı reçeteleri kısa zamanda büyük ilgi gördü.

Kokteyl mönünüz de oldukça iddialı…

Evet, kokteyl konusunda oldukça iddialıyız. Hepsi deneyimli barmen Zafer Aldoğan’ın özel sunumuyla hazırlanıyor. MUST kokteyli, adını mekandan alırken; MİM ve ON1 adını mekanın bulunduğu cadde ve kapı numarasından alıyor. Bu arada kısa zamanda çok sevilen Reyhan’ı herkese öneririm.