.

BURSA’da Müjdat Gezen tarafından yaptırılan Kültür, Sanat ve Eğlence Merkezi, düzenlenen bir törenle açıldı. Gecede, eğitime verdiği katkılardan dolayı Eğitim İş Sendikası Antalya Şubesi tarafından kendisine Başöğretmen Atatürk Onur Ödülü layık görülen sanatçı Gezen’e ödülünü, CHP Antalya Milletvekili ve eski Genel Başkan Deniz Baykal verdi. Açılışa Yıldız Kenter, Emel Sayın, Türkan Şoray, Fatma Girik, Perran Kutman, Zeki Alasya, Levent Kırca, Eşref Kolçak gibi çok sayıda ünlü katıldı.

Türkücü İzzet Yıldızhan ile birlikte adının karıştığı grup seks skandalıyla günlerce konuşulan Nihat Doğan, Fatih Altaylı’nın hazırlayıp sunduğu Teke Tek programında İsrail’i suçladı:
“Anayasa görüşmelerinin yapılacağı gün 24 şehidin gelmesi manidardır. Üstümüze atılmaya çalışılan iftiradan 3 gün önce ‘Bu işin arkasında İsrail vardır. Gelin 1948’deki kara lekeyi kaldıralım. Madem bu işin faturasını oraya kesiyorsunuz, İsrail’i tanıma kararından vazgeçin’ dedim. Bunu söyledikten sonra bu iftira patlak verdi.” Nihat Doğan’ın bu sözleri sosyal paylaşım sitesi twitter’da espri konusu oldu.

Manken-oyuncu Serenay Sarıkaya ELLE Style Awards için Rock&Royalty konseptiyle ELLE’nin Aralık sayısına poz verdi. Sarıkaya’nın seksi pozları ve transparan giysileri dikkat çekti. Genç oyuncu 2 Aralık Cuma akşamı Esma Sultan Yalısı’nda gerçekleştirilecek olan ödül töreninde podyuma çıkmaya hazırlanıyor.

Geçen ay anne olan manken Simge Tertemiz, 5 aylık eşi işadamı Murat Kadıoğlu’nun ihanetine uğradığını ve boşanmak için dava açtığını belirterek “Kocamın evlilik dışı bir çocuğunun olduğu ortaya çıktı. Ayrıca alkol sorunu var. Suratıma yumruk attı” demişti. Kadıoğlu iddialara şöyle cevap verdi: “Bir kaç tane iş almak için bunlar yapılmamalı. Ben 1 hafta önce gel boşanalım karşılıklı şiddetli geçimsizlikten dedim. O da ‘Ben anlaşırsam tazminat falan alamam bir şeyler söylemem lazım ki onları alabileyim’ dedi. Bunlar şov dünyasında değil mahkemede konuşulacak. Numaradan ağlamakla olmaz. Çocuk varken yumruğu hangi cani atar? Simge’nin hamileliği 4,5 ay boyunca belli olmadı. Sonra çocuğu almadılar, apar topar gizli bir evlilik yaptık. Evliliğimizi onun ailesi yüzünden bitirdik. Hiç yalnız kalamadık, tatillerde bile ailesi hep yanımızdaydı.”
VATAN MAGAZİN SERVİSİ

Prof. Dr. Murat Öncel eşi Şahnaz Çakıralp ile düelloya dönüşen kavgasında ilk adımı attı. İstanbul Aile Mahkemesi’ne başvuran Prof. Dr. Öncel, “Hakkımda bir eşcinsel demedikleri kaldı” diyerek yayın yasağı istedi ve eşinden “yüklü” miktarda tazminat talebinde bulundu.
Oyuncu Şahnaz Çakıralp ile göz doktoru olan eşi Prof. Dr. Murat Öncel arasındaki kavgada yeni bir gelişme yaşandı. Avukatı Rahmi Çelik aracılığıyla İstanbul Aile Mahkemesi’ne başvuran Prof. Dr. Öncel, boşanma davası açtı. Mahkemeden, davayla ilgili yayın yasağı ve “yüklü” miktarda maddi-manevi tazminat talebinde bulunan Prof. Dr. Öncel şunları söyledi: “Türkiye’ye geldiğime pişman oldum. Utanç duyuyorum, hayatımın en sinirli gününü yaşadım. Profesörlük YÖK tarafından verilmez, üniversiteler profesörlüğe yükseltir. Bu nasıl komik bir itham? Ben böyle bir rezillik daha görmedim. Bu insanlar bu belgeleri görünce utanmayacaklar mı? Bana çakma profesör, hastalarını dolandırıyor diyerek komik duruma düşüyorlar. Benim için para değil, onur, gurur ve şeref önemli. Çamur at izi kalsın düşüncesiyle 10 gündür saldırıya geçiyorlar. Ama onurumla, şerefimle oynatmam. Gereken dava neyse hepsini açıyorum. Artık haddini bilmesi gerekiyor. Bana bir tek eşcinsel demedikleri kaldı. Bu kadın neden böyle davranıyor anlamış değilim. Hâlâ hakkında kötü bir söz söylemiyorum. Evliliğin iptali lafını da anlamadım, böyle dolambaçlı lafları bilmem ama boşanma davasını ben açıyorum.”
Cahit YÜCE/İSTİHBARAT

Ünlü popçu Emel Müftüoğlu’nun 24 yaşındaki kızı
Çağrı annesinin izinden gidiyor.
İlk albümünü 2 yıl önce çıkaran Çağrı, hem beste yapıyor hem söz yazıyor. Yeni single’ı ‘Dokunma Bana’ya klip çeken genç şarkıcı, yüz hatları ve kızıl saçlarıyla annesinin kopyası.

‘Muhteşem Yüzyıl’ın Kastilya Prensesi Melike İpek Yalova, kendisiyle ilgili bilinmeyenleri anlattı: Bir gün Bebek’te balıkçıda yemek yerken Meral Okay yanıma gelip kartını verdi ve hayatım değişti...
‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisinde Kastilya Prensesi Isabella Fortuna’yı canlandıran Melike İpek Yalova, elele dergisinin Aralık sayısına kapak oldu. Devlet eski Bakanı Yüksel Yalova’nın kızı olan genç oyuncu, Uluslararası İlişkiler bölümünü bitirdikten sonra Roma’da kriz yönetimi okumasına karşılık bir balıkçıda keşfedilince değişen hayatına dair birbirinden çarpıcı açıklamalar yaptı. İşte genç oyuncunun açıklamaları:
Babamı çok az gördüm
Bakan kızı olmak süper çünkü babanız onur verici bir şey yapıyor. Buna karşılık babanızı çok az görerek büyüyorsunuz. Bundan hiç şikayet etmedim çünkü her şeyin hayatta bir artı bir de eksi tarafı olduğunu biliyorum. Babama çok düşkün bir çocuktum. Yaşıtlarım çizgi film izlerken ben tartışma programları izliyordum; izlemek zorundaydım.
İtalya’da mağaza kapattılar
Beni ABD’de ve İtalya’da İspanyol, İspanya’da ise İtalyan zannediyorlardı. Bir keresinde İtalya’da bir mağazaya girdim, Penelope Cruz’a benzettikleri için bir anda tüm kapıları kapatıverdiler. Durumu bir süre sonra fark ettik tabii, komik ve şaşırtıcıydı.
Balıkçıda keşfedildim
Yüksel Aksu çok kıymetli bir yönetmen ve aile dostumuzdur. Geçtiğimiz yaz kendisine “Abi küçük bir rolde oynamak istiyorum” demiştim ama o, bu işlerin öyle olmadığını ve uygun bir senaryo olursa düşüneceğini söylemişti. Olay da orda kapandı. Bir gün ortağımla Bebek’teki ofisimizdeydik. Ben hayatımda hiç öğlen balık yemedim. Arkadaşım da balığı hiç sevmez. Fakat ‘Hadi bugün sağlıklı beslenelim’ diye ısrar edince, ona eşlik ettim. Yan masada Mehmet Günsur, Meral Okay ve Nermin Eroğlu vardı. Nermin Eroğlu yanıma geldi ve “Ne iş yaptığınızı bilmiyorum ama ben Muhteşem Yüzyıl’ın yapımcısıyım” diyerek kartını verdi.
Şoray’ı çok beğeniyorum
Yaptığım işin içinden alnımın akıyla çıkma peşindeyim. Çok fazla sosyal hayatım yok, boş zamanlarımda kafamı dağıtacak bir şey yapmamaya çalışıyorum ve sete gidiyorum. Bana böyle bir şans, rol veren insanlara mahçup olmak istemiyorum. Dolayısıyla beş yapacağına 10 yapıyor insan. Türkan Şoray çok beğendiğim ve saygı duyduğum bir insan ama benim özellikle benzemek gibi bir çabam olamaz. Bu çalışmakla ya da aynı şekilde göz kalemi sürmekle olacak bir şey değil. Ben sadece gözüme rimel sürmeyi ve kalem çekmeyi seviyorum o kadar.



