Gazete Vatan Logo
Kültür SanatAnadolu’nun sesi Osman Şahin’den yeni öyküler…

Anadolu’nun sesi Osman Şahin’den yeni öyküler…

Anadolu’nun sesi Osman Şahin’den yeni öyküler…

“Ağır zırhlı savaş gemileri, koyu kurşuni renkli dev ütülere benziyor, eziyor,yarıyor denizin üstünü. Kömür siyahı dumanlar çıkıyor, kirletiyor havayı. Kışkırtıcı, kibirli görünümlerinde, denizaşırı ülkelerin büyük hileleri var.”

Haberin Devamı

“Osman, sen bugüne kadar çok güzel hikâyeler yazdın. Toros Dağları’nın sesini, rüzgârını yazdın. Bekir Yıldız’dan farklı olarak Fırat’ı yazdın. O Fırat ki, insanları gibi öfkeli, deli dolu akan bir sudur. Onu yazmak her yiğidin kârı değildir. Kolları Bağlı Doğan’da bu ülkenin insanlarına, sana yapılan işkenceleri, bu düzenin “işkence hücreleri”ni yazdın. (…) Osman, hikâyenin namusu, onuru her şeyden fazladır. Çünkü kalıcı olan budur. Yazarın parası pulu yoktur ama kaleminin namusu, şerefi, haysiyeti vardır. Sen ne yaptın? İki sayfa roman eleştiri yazın yüzünden aylarca hapis yattın. Burjuvalar bazı yazarlarımızdan daha iyi biliyorlar iki sayfalık yazının namusunu… Bundan böyle yazacaklarına dikkat et; kaleminin ucunu, bu toprakların ileriye dönük gerçeğinden sakın ayırma! Yiğit kardeşim, halkımın yiğit oğlu Osman Şahin, gözlerinden öperim.” Ahmed Arif Kasım 1988 Mor cepken, kadınların çeyizine konurmuş eskiden. Çeyiz sandığının en altında bulunurmuş. Ve evlenen kadının onu hiç kullanmaması temenni edilirmiş. Çünkü kadının o mor cepkeni giyip evin bacasına, köy meydanına, herkesin görebileceği bir yere çıkması, “Ben kocamı sevmiyorum”, “Kocam bana eziyet ediyor”, “Ben gönülsüz evlendim, yardım edin” anlamına gelirmiş. Ve o kadına muhakkak yardım edilir, koca da kınanırmış.

Öykücülüğümüzün usta kalemi Osman Şahin, Anadolu’nun sesini, acısını, sevincini taşıyan yeni öyküleriyle okurumuzun karşısında. Mor Cepken’i “o güzel insanlar”ın yitip gitmekte olan dünyasına bir ağıt olarak okuyabilirsiniz.