'Şu an firar olan Hizbullah değil...'
.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları
Yerleşkesi’nde oluşturulan salonda görülen davanın bugünkü duruşmasına, gazeteci
Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay’ın da aralarında bulunduğu 21 tutuklu sanık ile
tutuksuz yargılanan Sinan Aygün, Emin Şirin, Yalçın Küçük, Adnan Türkan, Murat
Ağırel katıldı.
Tutuklu sanıklar eski Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet
Haberal, eski İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, emekli
Tuğgeneral Levent Ersöz, Ersin Gönenci ve İbrahim Özcan, Hüseyin Atilla Uğur ise
duruşmaya katılmadı.
Duruşmada söz alan Levent Ersöz’ün avukatı Ali Rıza Dizdar, müvekkilinin
sağlık durumunun ağırlaştığını ve buna ilişkin mahkeme kalemine bir rapor
geldiğini belirterek, Ersöz’ün ek ifadesinin yazılı olarak mahkemeye
sunacaklarını söyledi.
Hayati tehlikesi bulunan müvekkiline bir şey olması durumunda bu ek
savunmanın tarihi belge niteliği taşıdığını ifade eden Dizdar, müvekkilinin
sağlık durumunun da göz önünde bulundurularak derhal serbest bırakılması
gerektiğini kaydetti.
Tutuklu sanıklardan Mustafa Balbay da mahkeme heyetinin 9 haftada 38 kere
aynı gerekçelerle tahliye taleplerini reddettiklerini dile getirerek, Hizbullah
davası sanıklarının tahliye edilmesini eleştirdi.
-MUSTAFA BALBAY-
Balbay, "Şu anda firar olan Hizbullah değil, hukuktur. Hizbullah’a her
şey mümkün bize değil, tahliye edilen Hizbullah sanıklarının biri 48, biri 35,
biri de 14 cinayeti kabul etmişler. Onlar tahliye oluyor, ama biz hakkımızda
hiçbir delil olmadan burada tutuklu olarak yargılanıyoruz" şeklinde konuştu.
Hakkında 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 300 yıla kadar hapis
istendiğine dikkati çeken Balbay, "Bu kadar ömür garantisini veriyorsanız tamam,
ancak bu davalar arasında hiçbir hukuksal bağlantı kalmadı. Geldiğimiz nokta
davanın bu şekilde devam etmeyeceğini gösteriyor. Hakkımda haberler çıkıyor. Eski
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in bana ’bu hükümetin hakim alımları sakıncalı’
dediği yazılıyor. Bu suç mudur? 184 cinayetle yargılananlar dışarıda. Hukuku
firardan kurtarmanızı bekliyorum" dedi.
-TUNCAY ÖZKAN-
Daha sonra söz alan diğer tutuklu sanık Tuncay Özkan da, mahkeme
heyetinin usul kanunlarına uymadığını belirterek, suçunu hala bilmediğini
söyledi.
Delil değerlendirilmesinin yapılmasını talep eden Özkan, "Eşim ve kız
kardeşimin dinlenmesine neden bir şey demiyorsunuz? Delillerle ilgili neden
değerlendirme yapmıyorsunuz" dedi.
Özkan, şunları kaydetti:
"3 yıl oldu burada yargılanıyorum. Ama hala suçumu bilmiyorum. Sizler
kendi aranızda benim suçumu konuşamazsınız. Suçumu bana da söylemek zorundasınız.
Yargılamanın ne zaman biteceğini bilmiyorum. Bırakın siyaset yapayım. Buraya
gelen insanlar benim siyaset yapmamı istiyorlar, onun için buradalar. Buradaki
yargılama bir despotik uygulamaya dönüştü artık."
Özkan, tutuksuz sanık Arif Doğan’ın sağlık sorunları nedeniyle ifadesinin
alınmasını da eleştirerek, "Sayın Doğan’a geçmiş olsun diyorum. Benim konuşma
hakkım var. Bizim durumumuzu da biliyorsunuz. Onun durumu bizim konuşma hakkımızı
engelleyemez" dedi.
-DURUŞMA SALONUNDA İZLEYİCİ YOĞUNLUĞU-
Bu arada, duruşma salonunda izleyici ve basın mensuplarına ayrılan
bölümün tamamen izleyiciler tarafından doldurulduğu görülürken, basın mensupları
avukatların olduğu bölüme alındı. Duruşmaya aralarında Türkiye Barolar Birliği
Başkanı Ahsen Coşar, Yönetim Kurulu üyeleri ile İstanbul Adana, Edirne, Uşak,
Muğla Baro Başkanlarının da bulunduğu yaklaşık 35 avukat da gözlemci olarak
katıldı.
Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı
Orhan Erinç, Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Ercan İpekçi, Nail Güreli,
Şükran Soner’in de aralarında bulunduğu kalabalık bir gazeteci grubu da duruşmayı
izliyor.
Duruşma salonuna giren izleyiciler, Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay’ın
salona alınması üzerine alkışladılar.
Gruba seslenen Özkan, "Mustafa Kemal’in bayrağını dalgalandırmaya devam.
Bu yürek sizde" şeklinde seslendi.
Bazı kişilerin alkışlaması üzerine, arkadaşları tarafından uyarılan bu
kişiler uyarıların ardından Balbay ve Özkan’a sadece el salladılar. Tutuklu
sanıkların bulunduğu bölüme yaklaşarak Balbay ve Özkan’la sohbet eden bazı basın
mensupları ve izleyiciler görevli askerlerin uyarıları üzerine yerlerine
geçtiler.
Tutuklu sanık Özkan’ın 7 aylık Can isimli yeğenini de ilk kez görerek
kucakladığı gözlendi.
Duruşmada, salona 11.25’te tekerlekli sandalyeyle gelen tutuksuz sanık
emekli Albay Arif Doğanın savunmasına geçildi.
Mahkeme başkanı Köksal Şengün’ün "Konuşabilir misin?" sorusu üzerine
"evet" diyen Doğan’ın kimlik tespitinin ardından savunmasına geçildi.




