Geri Dön

Savcıdan hakime, öğretmenden akademisyene; Türk insanının sahte mesleklerle imtihanı!

Tekirdağ’da ortaya çıkan sahte doktor skandalı, Türkiye’de yakın zamanda yaşanan diğer sahtekarlıkları akıllara getirdi. Öyle ki hakim olmadığı halde savcı eşini kandıran da var, öğretmen olmadığı halde okulda müdürlük yapan da... Akademisyenin yaptığı oyun ise şeytanın bile aklına gelmeyecek cinsten. İşte Türk insanının sahte mesleklerle imtihanı...

Savcıdan hakime, öğretmenden akademisyene; Türk insanının sahte mesleklerle imtihanı!

YASİN ARSLAN | gazetevatan.com

Tekirdağ’ın Çerkezköy Devlet Hastanesi'nde kendisini 'pratisyen hekim' olarak tanıtan, sahte diploma ile görev yaptığı anlaşılınca tutuklanan Ayşe Özkiraz, tüm Türkiye’yi adeta şoke etti. Doğum gününde kendisine çelenk gönderen Özkiraz’ın sahtekarlığını sevgilisinden gelen mesajın ortaya çıkardığı belirlenirken, Sağlık Bakanlığı olayla ilgili 2 müfettiş görevlendirdi. Bu olay ise Türkiye’de daha önce de yaşanan benzer vakaları akıllara getirdi. Akademisyen, avukat, psikolog ve öğretmenlik mesleklerinde benzerlerine rastlanmıştı.

Savcıdan hakime, öğretmenden akademisyene; Türk insanının sahte mesleklerle imtihanı

Yakın zamanda Aksaray Üniversitesi’nde ortaya çıkan sahte akademisyen skandalında detaylar bu kadar da olmaz dedirtmişti.

TÜRKİYE GÜNLERCE SAHTE AKADEMİSYENİ KONUŞTU

Aksaray Üniversitesi Rektörlüğü, 28 Eylül 2021 tarihinde İktisadi ve İdari Birimler Fakültesi'nde göreve başlayan öğretim üyesi Zehra Zulal Atalay Laçin'i doçentlik belgesi sahte olduğu gerekçesiyle atamasını iptal edip, hakkında suç duyurusunda bulundu. Bunun üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

İddianamede, tutuklu sanık Zehra Zulal Atalay Laçin için "Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına sebebiyet vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçundan 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Diploma örneğini internetten elde ettiğini belirten Laçin, şu ifadeleri kullandı:

“Ben bilgisayarı çok iyi kullanırım. Google üzerinden arattırdığımızda birçok diploma örneği var. Buradaki imzaları da oralardan temin ettim ve kendim attım. Yine üniversiteler arası kurul tarafından verilen ‘Uluslararası İlişkiler Bilim Alanında Üniversite Doçenti unvan ve yetkisi verilmiştir' şeklindeki doçentlik belgesini de aynı şekilde internet üzerinden bulduğum örneklerle kendim yaptım. Aksaray Üniversitesi’ne atanmamdan itibaren yaklaşık 25-30 günlük bir süre çalıştım. Bu sürede 18 bin 600 gibi bir maaş ödemesi yapıldı. Zararın tamamını karşıladım. İlk ifademde olayın paniğiyle gerçekleri saklama yoluna gittim. Olaydan dolayı çok pişmanım. Benim 3 yaşında bir oğlum var. Bakıma muhtaçtır. Vermiş olduğum beyanların pişmanlık kapsamında değerlendirilmesini istiyorum.”

Savcıdan hakime, öğretmenden akademisyene; Türk insanının sahte mesleklerle imtihanı

 

21 YIL BOYUNCA ÖĞRETMENLİK YAPTI VE MÜDÜR OLDU

Bir diğer ses getiren sahtekarlıkta eğitim sektöründen çıktı. Olay 2017 yılında Zonguldak'ın Kozlu İlçesi Kılıç Ortaokulu'nda müdür olarak görev yapan İsmail Y. ile hizmetli kadrosundaki personel arasında çıkan tartışmanın ardından okula gelen İl Milli Eğitim Müdürlüğü müfettişlerince ortaya çıkarıldı. Okulda müdür olan ve 21 yıl boyunca sahte diplomayla öğretmenlik İsmail Y'nin teşekkür belgeleri aldığı da öğrenildi. Hakkında dava açılan sahte öğretmen hakkında 15 yıl hapis istemi talep edilirken, aldığı tüm maaşlar da faiziyle geri istendi.

SAHTE PSİKOLOGDAN PİŞKİN SAVUNMA

Sahte psikolog’ iddiası da gündeme damga vuran olaylar arasına girdi. 21 Aralık 2016’da ortaya çıkan olayda; özel bir üniversitenin psikoloji-sosyoloji bölümünde mezun olduğunu söyleyen Çağla Düvenci Sönmez, bu unvanla televizyon programlarına katıldı, birçok ünlü firmaya ait ürünün tanıtımını yaptı.

Danışmanlık hizmeti için fatura kestiğini belirten Sönmez, bir kadının, yemek problemi olan yakını için yönelttiği soruya, yüz yüze görüşmede 250 TL+KDV ücret aldığını iddia edildi.

İddialara ilişkin açıklama yapan sahte psikolog Sönmez, Instagram hesabı üzerinden şu açıklamayı yaptı:

“Aklıselim bir insan psikolojik danışmanlık almadığı birinin diplomasını neden bu denli sorgular? Bugüne kadar benden danışmanlık almış kişiler danışmanlık şirketim tarafından faturalandırılmış, vergisi ödenmiş. 2 yıldır bloggerlığa ağırlık vermem sebebiyle danışmanlık da vermiyorum. Ben bloggerım. Şirketim var mı vergi borcum var mı merak eden girip ticaret odasından arayabilir. Geri kalan kısım çalıştığım markalarla beni ilgilendirir. Kimseye ispatlayacağım bir durum yok.”

SAVCI KİMLİĞİ İLE BÜYÜK VURGUN

30 Ekim 2022’de yapılan operasyon yargıdaki skandalı ortaya çıkardı. İstanbul'da kendisini Cumhuriyet Savcısı olarak tanıtarak sözde icradan ve gümrükten ucuz otomobil alabileceğini vaat ederek, yaklaşık 12 milyon lira dolandırdığı iddia edilen Ramazan G. tutuklandı.

Şüphelinin kiralık olarak kullandığı çakar siren sistemi takılı otomobilin içinde 1 milyon lira ile Hakimler Savcılar Kurulu amblemli cüzdan ile internet ortamında hazırlanmış kendisini savcı olarak tanıtmasını sağlayacak sahte belgeler ele geçirildi.

SAHTE İŞ İNSANI EŞYALARI ÇALIP KAÇTI

Almanya’da yaşayan bir Türk vatandaşı hem yatırım olması hem de ülkesine geldiği zaman kalacak bir evinin olması için İzmir’in Gaziemir ilçesinde havuzlu bir villa satın aldı. 29 Ocak 2022 tarihinde yaşanan olayda, koronavirüs pandemisi nedeniyle Türkiye’ye istediği sıklıkta gelemeyen vatandaş, kendi oturacağı için lüks eşyalarla donattığı havuzlu villasını kiraya vermek istedi. İddialara göre, kendisini ünlü bir iş adamı olarak tanıtan A.Ö. ve avukat eşi S.Ö., villayı 11 bin TL aylık bedel ile eşyalı olarak kiraladı.

Kendini iş adamı olarak tanıtan kiracı, ilk başta güven tesis etti. Daha sonraki süreçte bir yıl boyunca kirayı ödemedi. Bunun üzerine ev sahibi tahliye kararı aldı ve hukuki süreç başlatıldı. Haberi duyan sahte iş insanı ise eşyaları da çalarak evi boşaltıp kaçtı.

SAHTE HAKİM, SAVCIYI KANDIRIP EVLENDİ

Antalya'da yaşayan ve Adalet Meslek Yüksek Okulu mezunu olan Zeliha Özdemir’in sahtekarlık öyküsü de filmleri aratmadı. Ailesine Hukuk Fakültesi mezunu olduğunu söyleyen Özdemir, kendisiyle aynı ismi taşıyan başka bir hakimin adını kullanarak sahte kimlik çıkardı, savcı Alper Tunçer'i de ikna ederek evlenmeyi de başardı.

19 Temmuz 2021 tarihinde ortaya çıkan olayda, uzun süre göreve başlamadığı için maaş alamadığı yalanını sürdüren Zeliha Özdemir'in oyunu HSK'nın atama listesiyle son buldu. Savcı Alper Tunçer, HSK'yı arayarak eşinin adının atama listesinde yer almadığını, bir yanlışlık olup olmadığını sordu. HSK'dan kendisine herhangi bir yanlışlık olmadığını, Zeliha Özdemir'in artık kayıtlarda farklı bir soy isimle yer aldığı cevabıyla karşılaştı.

Savcıdan hakime, öğretmenden akademisyene; Türk insanının sahte mesleklerle imtihanı

Sahte hâkim olan eşinin sicilini kullandığı gerçek hakim Zeliha Özdemir evlenmiş ve soy ismi değişmişti. Savcı Tunçer'in ihbarı sonrası sahte hâkim Özdemir Antalya'da gözaltına alındı. Özdemir, 16 Temmuz'da sevk edildiği Sulh Ceza Hâkimliği'nce tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tunçer ise sahte kimlikli eşine bir de boşanma davası açtı. Özdemir hakkında, "Resmi belgede sahtecilik ve kamu görevini usulsüz üstlenme" gibi suçlardan başlatılan soruşturma başlatıldı.

UZMAN İSİMDEN SAHTEKARLIKLARA KARŞI UYARI

Son günlerde artan sahte mesleklere yönelik gazetevatan.com'a açıklamalarda bulunan Avukat Mustafa Karakum, bu tip olaylarla sıklıkla karşılaşıldığını ve denetlemenin çok olduğunu ifade etti. Avukatların barodan denetlenebilmesi gibi bir sistemin tüm meslekler için getirilip getirilmeyeceğine ilişkin de bilgiler veren Karakum, “Kişisel Veriler Kanununa göre kamu personelin kimliği yayınlanamaz. Yani diğer meslekler için bu çok zor. Ben avukatım ve bizler özel sektör olduğumuz için meslek örgütümüz yani baro bunu yayınlayabilir. Bununla ilgili kanuni dayanağı da var. Fakat siz MEB'e gidip de bütün öğretmenleri yayınla diyemezsiniz. Kişisel veri olduğu için bunu yayınlamazlar. Yayınlarsa suç işler. Kamu görevlileri böyle durumda dava açabilir. Dolayısıyla böyle bir uygulama getirmek zor” dedi.

Sahtekar birinden hizmet alınması durumunda neler yapılabileceğine ilişkin de bilgi veren Karakum,

“Fakat insanlar sahte bir öğretmenden ders aldı ve bu öğretmen bir dershanede çalışıyor. Mağdurlar bununla ilgili tüketici hukuku anlamında dava açabilir. Aynı şey diğer tüm meslekler ile ilgili de geçerlidir. Aynı şekilde doktor içinde geçerli. İster kamuda olsun ister özelde olsun. Eğer sahteliği tespit edilirse, bunlardan alınan hizmette uğranılan zararlar tazmin edilebilir”

ifadelerini kullandı.