Gazete Vatan Logo
GündemRTÜK’ten dijital platformlara göstermelik ceza! 'LGBT propagandası' ve 'çocuk istismarı' yayınlarının cezası nasıl 250 bin TL olabilir?

RTÜK’ten dijital platformlara göstermelik ceza! 'LGBT propagandası' ve 'çocuk istismarı' yayınlarının cezası nasıl 250 bin TL olabilir?

RTÜK’ten dijital platformlara göstermelik ceza! 'LGBT propagandası' ve 'çocuk istismarı' yayınlarının cezası nasıl 250 bin TL olabilir?

RTÜK, HBO Max, Prime Video, Netflix ve Disney+'a idari para cezası uyguladı. Cezanın gerekçesi olarak, LGBT propagandası, çocuk istismarı, müstehcenlik ve şiddeti özendiren içerikler gösterildi. Ancak; RTÜK'ün platformlara verdiği cezanın skandal yayınlara karşılık sadece 250 bin TL gibi göstermelik rakamlarda kalması dikkatleri çekti. Aynı RTÜK; vergisini ödeyip, lisans ücretinden, RTÜK payına ve reklam sınırlamalarına kadar ağır yasal yükümlülüklere tabi tuttuğu, yayınlarıyla en kritik süreçlerde milletin ve devletinin yanında olan yerli televizyonlara ise basit sebeplerden en üst sınırdan milyonlarca lira ceza kesiyor.

Haberin Devamı

RTÜK'ün dijital platformlara yönelik son kararları yeni bir çifte standartı daha ortaya koydu. RTÜK geçtiğimiz günlerde, HBO Max, Prime Video, Netflix ve Disney+'a; müstehcenlik, çocuk istismarı, şiddeti özendirme ve eş cinsel ilişkilerin meşrulaştırılması gerekçeleriyle idari para cezaları uyguladı. Ancak, para cezasının 250 bin TL seviyesinde kalması, "Toplumun sinir uçlarına dokunan ve milli-manevi değerleri aşındıran yayınların cezası sadece bu kadar mı?' sorusunu gündeme getirdi.

DİJİTAL PLATFORMLARIN ABONELİK VE GELİR SİSTEMİ ŞEFFAF DEĞİL

Sabah'ta yer alan habere göre; özellikle dijital platformlara uygulanan idari para cezalarının düşük seviyede kalması dikkat çekiyor. Söz konusu platformların reklam yayını yapmaması gerekçesiyle farklı bir hesaplama üzerinden yaptırıma tabi tutulduğu belirtilirken, abonelik sistemiyle elde ettikleri gelirlerin ve kullanıcılardan tahsil edilen aylık veya yıllık ücretlerin televizyon kanallarındaki reklam ve gelir yapısına kıyasla yeterince şeffaf olmaması, dijital platformların gerçek gelirleri üzerinden televizyon kanallarıyla aynı mali yükümlülüklere tabi tutulmadığını ortaya koyuyor.

KÜRESEL/KARANLIK LOBİLER DİJİTAL PLATFORMLAR ÜZERİNDEN TOPLUMLARI ZEHİRLİYOR

Toplumların DNA'sı ile oynamayı amaçlayan küresel/karanlık lobiler dijital medya platformları ile eş güdümlü hareket ediyor. Çocukların ve gençlerin ruhsal dünyasını zehirleyen yayınlar bilinçli ve sistematik biçimde HBO Max, Prime Video, Netflix, Disney gibi diğer dijital platformlar aracılığıyla sunuluyor.

Haberin Devamı

RTÜK'ÜN CEZAİ YAPTIRIMLARI SINIRLI KALIYOR

Bu noktada; RTÜK'ün cezai yaptırımlarının 250 bin TL gibi sınırlı kalması ve bu yayınlara karşı caydırıcı nitelikle önlemler alınmaması da vatandaşların tepkisini çekiyor.

EŞCİNSEL İLİŞKİLERİ MEŞRULAŞTIRAN VE MÜSTEHCENLİK İÇEREN YAYINLARIN CEZASI SADECE: 250 BİN TL

RTÜK, LGBT propagandası, çocuk istismarı, müstehcenlik ve şiddeti özendiren içerikler nedeniyle dört dijital platforma (HBO Max, Prime Video, Netflix ve Disney+) ceza verdi.

HBO Max'da yayınlanan "Bang My Box: The Robin Byrd Story" adlı belgesel filmin cinsellik ile pornografiyi açıkça sergilediği ve eş cinsel ilişkileri meşrulaştırdığını tespit eden Üst Kurul, platforma katalogdan çıkarma ve idari para cezası uyguladı. Prime Video'da yayınlanan "Spartacus: House of Ashur" isimli dizide şiddetin bir "haz sahnesi" olarak detaylandırılması; kadın ve erkek bedeninin sürekli teşhiri, aşırı müstehcenlik ile insan doğasına ve evrensel ahlak normlarına aykırı cinsel ilişki sahnelerinin yoğun bir şekilde gösterildiği kaydedildi. Bu gerekçelerle Prime Video'ya katalogdan çıkarma ve idari para cezası uygulandı. NETFLIX'e ise "Heartstopper: Sonsuza Dek" adlı film nedeniyle de LGBTQ+ ilişkilerinin normalize edilmesi nedeniyle katalogdan çıkarma ve yüzde 3 idari para cezası verdi. Disney+ 'da yayınlanan "A Teacher" isimli dizi nedeniyle katalogdan çıkarma ve idari para yaptırımı uyguladı.

Haberin Devamı

DİJİTAL MEDYADAKİ KONTROLSÜZ TEHLİKEYE KARŞI GÜVENLİ LİMAN: TELEVİZYON

Dijital ve sosyal medya platformlarında çocuk istismarı, müstehcenlik, suç örgütü propagandası ve toplumsal değerleri hedef alan kontrolsüz içerikler ile sahte/dolandırıcılık reklamları bağımlılık yaratan algoritmalar üzerinden hızla yayılırken; editoryal süzgeçten geçen ve RTÜK denetimine tabi olan geleneksel televizyon yayıncılığı aileler ve toplum için en güvenli mecralardan biri olarak öne çıkıyor.

MİLLİ YAYINCILARIN HAKSIZ REKABETE UĞRAMAMASI İÇİN...

SODİMER Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan da, "Küresel dijital platformlar karşısında milli yayıncıların haksız rekabete uğramaması için Türkiye'nin acilen atması gereken adımlar nelerdir?" sorusuna verdiği yanıtta dikkat çeken ifadeler kullanıyor.

Haberin Devamı

Eraslan, "Öncelikle dijital platformlarla geleneksel medya ve yerli dijital yayıncılar arasında kurallar bakımından bir denge oluşturulmalıdır. Yerli yayıncı vergi ödüyor, istihdam sağlıyor, telif ödüyor, içerik üretim maliyetlerini üstleniyor. Küresel platformların Türkiye'deki faaliyetleri de bu sorumluluklardan bağımsız düşünülemez. Türkiye'den milyon dolarlar kazanıp vergiyi İrlanda'da ödüyormuş gibi göstermek elbette büyük bir eşitsizlik yaratmaktadır." diyor.