2. iddianamenin davası başladı
Emekli generaller Eruygur ile Tolon, gazeteciler Balbay ile Özkan’ın da sanıklar arasında bulunduğu 2. Ergenekon davası başladı. Savcı ilk duruşmada Sinan Aygün’ün tutuklanmasını, iki emekli generalin Adli Tıp’a gönderilmesini talep etti.
Ergenekon soruşturması kapsamında açılan ikinci dava İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde görülmeye başlandı. Yeni iddianemenin sayfaları 740 kişilik yeni salonda açıldı ve asrın davasının ikinci raundu başladı.
İkinci iddianamenin ilk duruşmasına, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan, eski Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan’ın da aralarında bulunduğu 16 tutuklu sanık katıldı. Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, ATO Başkanı Sinan Aygün, emekli amiral İlker Güven, gazeteci Emin Şirin ve Ferda Paksüt’ün de aralarında olduğu 28 tutuksuz sanık da duruşmada hazır bulundu.
‘Aylık gelirim 6 bin TL’
Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, duruşmaya katılan sanıkları tespit ettikten sonra duruşmayı başlattı. Başkan Şengün, birinci “Ergenekon” davasında aldıkları her sanık için 3 avukat sınırlamasına ilişkin kararın bu davada da geçerli olduğunu bildirdi. Bu arada, bazı avukatlar salona ilk etapta alınmamalarına sözlü olarak tepki gösterdi. Bunun üzerine Başkan Şengün, bütün avukatları salona aldı. Mahkeminin ilk günü kimlik tespiti yapıldı.
1. sanık Şener Eruygur’un katılmadığı duruşmada ilk olarak ikinci sanık eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un kimlik tespiti yapıldı. Tolon, Ankara Üniversitesi İnkılap Tarihi Bölümü’nde doktora yaptığını, evli ve bir çocuklu olduğunu söyledi. Tolon, hakimin sorusu üzerine Ordu Yardımlaşma Derneği ve emekliliğinden olan gelirinin aylık yaklaşık 6 bin 500 TL olduğunu açıkladı.
Kimlik tespiti tamamlandıktan sonra davada ilk söz hakkını tutuklu sanıklardan İşçi Partisi yöneticisi Emcet Olcaytu aldı. Olcaytu iddianamadeki ek klasörlerde bulunan dizi pusulalarında yeterli bilgi olmadığını ve kendisine daktilosunun verilmediğini, Adil Serdar Saçan ise polis aramalarında usulsüzlük yapıldığını söyledi. Tuncay Özkan ise savcıların söz vermesine rağmen özel hayatıyla ilgili detayların iddianamede yer almasından yakındı.
‘Aygün ve Temiz tutuklansın, emekli generaller Adli Tıp’a gönderilsin’
Mahkeme ilk gün kimlik tespitinin ardından sanık ve avukatların taleplerini de dinledi. Mahkemeye ara verilmeden önce Savcı Mehmet Ali Pekgüzel, birinci ve ikinci Ergenekon idddianamesindeki sanıkların arasında hukuki ve şahsi bağı olduğundan dolayı, birleştrilmesi yönünde mütalaa verdi.
Pekgüzel ayrıca, tutuksuz sanıklar Sinan Aygün ve Levent Temiz hakkında tutuklama talebinde bulundu. Ayrıca Hurşit Tolon ve Şener Eruygur hakkkında adli tıptan yeni bir sağlık raporu alınmasını talep etti. Avukat ve sanıkların taleplerinin ardından mahkemeye ara verildi.
Mahkeme ara kararında tüm taleplerin daha önceden de red edilmiş olunmasını gerekçe göstererek duruşmayı ve tüm talepleri 6 Ağustos tarihine erteledi. Kararın ardından salondaki seyirciler Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’a büyük sevgi gösterilerinde bulunarak, “ahde vefa vatan namus” sloganları attılar.
Özkan: Mustafa Kemal’in askeriyim AKP’nin gitmesi için her şeyi yaparım
DavanIn önemli isimlerinden Tuncay Özkan Samanyolu Televizyonu’nun Ergenekon duruşmasını yürüten Mahkeme Başkanı Şengül için iddia ettiği ’Başkan mahkemeyi yönetmek istiyor ancak Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu izin vermiyor’ sözünü hatıratınca Şengül HSYK’yı işaret ederek “Sağolsunlar Allah razı olsun” dedi. Özkan’ın şu sözleri salondakilerden büyük alkış aldı: “Ben Mustafa Kemal’in askeriyim. Vatana, namusa ve ahde vefaya yemin ettim.” Özkan kayıt altına alınan mahkeme tutanaklarının kendilerine verilmesini de şu şekilde talep etti: “Kayıtları bize verin. Samanyolu’nu siz durduramıyorsanız bari biz durduralım. Hakkımda PKK’lı deniliyor ama delil yok. Silah var, bomba var deniliyor hiçbiri ortada yok. AKP’nin gitmesi için her şeyi yaparım.”
İkinci davada çoğu asker ve gazeteci 16’sı tutuklu 56 sanık yargılanıyor
Tutuklular
Levent Ersöz (E. Tuğgeneral GATA’da tedavi altında), Hasan Atilla Uğur (E. Albay), Mustafa Balbay, Birol Başaran, Tuncay Özkan, Adil Serdar Saçan, Gürbüz Çapan, Emcet Olcaytu, Osman Gürbüz, Arif Doğan (E. Albay) , Muzaffer Öztürk, Hüseyin Keskin, Durmuş Ali Özoğlu, İbrahim Özcan, Kemal Aydın, Neriman Aydın, muvazzafaf subaylar Mehmet Ali Çelebi, Noyan Çalıkuşu, Eren Mumcu ve Önder Koç, Hamza Demir, Süleyman Solmaz.
Tutuksuzlar
Şener Eruygur, Hurşit Tolon (ikisi de sağlık sorunları nedeniyle tahliye edildi), Sinan Aygün, İlker Güven, Barbaros Hayrettin Altıntaş, Erol Mütercimler, Emin Şirin, Hakan Şanlı, Yüksel Dilsiz, Ferda Paksüt, Halis Yavuz Işıklar, Ufuk Büyükçelebi, Tanju Güvendiren, Adnan Türkkan, Tunç Akkoç, Mesut Özcan, Hüseyin Nazlıkul, Adnan Bulut, Merdan Yanardağ, Murat Ağırel, Selim Utku Gümrükçü, Mahir Akkar, Evrim Baykara, Fatma Sibel Yüksek, Levent Temiz, Ertaç Gira, Hasan Hüseyin Uçar, Yaşar Tozkoparan, Doğukan Yorulmaz, Hatice Bahtiyar, Ercüment Ovalı, Muhammed Murat Avar, Siyami Yalçın.
Firari
Turhan Çömez (Eski Milletvekili)
‘Profesyonel suçluyum Ergenekon’dan emekliyim’
İlk duruşmada yapılan kimlik tespiti sırasında mahkeme heyetiyle sanıklar ve izleyiciler arasında ilginç diyaloglar yaşandı. Mahkeme Başkanı Şengün, Tuncay Özkan’ı alkışlayan izleyicileri “Hepinizi dışarı atarım” diye uyardı. Özkan, ise da “10 aydır göremedikleri bir insan için müsamaha gösterin efendim” dedi.
Kimlik tespiti sırasında bazı sanıklar Şengün’ün sorularını şöyle yanıtladı:
Mustafa Balbay: Gazeteciyim. 1000 TL emekli maaşım var gazeteden de 5 bin TL maaş alıyorum.
Ferda Paksüt: Öğretmen emeksiyim ve aylık 2 bin 500 TL gelirim var.
Tuncay Özkan: İkametgahım Silivri Cezaevi. Üniversite mezunuyum. Yeni Parti Genel Başkanı’yım ve gazeteciyim. Aylık gelirim 4 bin TL.
Adil Serdar Saçan: Polis Akademisi ve Hukuk Fakültesi mezunuyum. Buraya gelmeden önce avukattım. Polislikten atıldım. Mesleğe geri döndüm, ama başlamadan tutuklandım. Gelirim yok, emekli değilim.
Gürbüz Çapan: Doktorum. Ben suç işlerim. Türkiye’de ne kadar suç varsa ben işlerim. Daha önce Dev-Yol sanığı olarak yargılandım. Ergenekon çıkar, oraya sanık yaparlar. Mafya diye yargılanırım. Profesyonel suçluyum. 10 yıldır mahkemelerdeyim. Bütün gelirimi avukatlarımla beraber paylaşıyoruz. Benzin istasyonum ve kiradaki mülklerimle beraber aylık 20 bin TL gelirim var.“ Başkan Şengün’ün sosyal güvencesini sorması üzerine Çapan, önce ”Ergenekon emeklisiyim“, daha sonra da ”Pardon“ diyerek ”devlet emeklisi“ olduğunu söyledi. Yaşlı ve hasta olduğunu belirten Çapan, “Devlet ne zaman çağırırsa gidiyorum, ama tutuklandım” dedi.
Yeni salonda kamera şaşkınlığı
Ergenekon davasının yeni duruşma salonu ilk kez sanıklara, sanık yakınlarına kapılarını açtı. 740 kişilik dev salon, eski salonun büyük bir kopyası olarak hazırlandı. İki salon arasında teknoloji ve sistem açısından ise farklılıklar vardı. Eski salonda avukatların en büyük sıkıntısı bilgisayardı ve mikrofondu. Mikrofon aynı televizyon programlarındaki gibi elden ele dolaşıyordu. Ancak bu sefer sistem değişmiş. Her avukata bir bilgisayar ve ayrı bir mikrafon ayarlanmıştı. Salonun olumsuz yanı ise klimanın bulunmayışıydı. Sıcaklığın 30 dereceyi geçtiği Silivri’de salonda heyet, sanıklar, avukatlar, sanık yakınları ve gazeteciler bunaldı.
Mahkeme sürerken Avukat Cavit Subaşı heyetin arkasındaki kamerayı işaret ederek, “Bu kamera 360 derece dönebiliyor ve sizin elinizdeki notları bile zumlayabiliyor. Bizim de tepemizdeki kameralar aynı şeyi yapıyor. Biz takip ediliyoruz bence siz de taklip ediliyorsunuz” dedi. Bunun üzerine heyet başkanı “Bu kamera kürsümüzü görüyor, dönmüyor ve bu kadar yakından zumlayamaz” dedi ve Subaşı’nı inandırmak için kameranın kendilerine dönüp zumlaması direktifini verdi. Kamera 360 dereceye yakın döndü ve gerçekten de mahkeme heyetinin elindeki notları görebilecek şekilde zumlandı. Bu görüntünün üzerine mahkeme salonundan uğultular yükseldi.
İHD EYLEM YAPTI
Silivri’de toplanan İnsan Hakları Derneği üyeleri protesto gösterisi düzenlediler. Grup adına yapılan basın açıklamasında “Gözaltında kayıpların, faili meçhul cinayetlerin, katliamların failleri burada. Hepsini yargılayın. Ergenekon’u da yargılayın. 12 Eylül’ü de” denildi. Kayıp yakınları Tansu Çiller, Mehmet Ağar ile Doğan Güreş’in de yargı önüne çıkarılmasını istedi.
ÖZKAN’A DESTEK
Ergenekon davası önündeki gösterilere liderleri tutuklu bulunan İşçi Partililer damgasını vurmuştu. 2. davada ise Tuncay Özkan’ın kurduğu Yeni Parti, Biz Kaç Kişiyiz Platformu üyeleri duruşma salonu önünde eylem yaptı. Tutuklulara destek verenler arasında ayrıca Atatürkçü Düşünece Derneği, Cumhuriyet Okurları gibi sivil toplum örgütleri de vardı.




