Geri Dön

Omzu çıktı özrü çıkmadı

Roj TV için özür dilemedi, gönül aldı

Türkiye’nin NATO Genel Sekreterliği konusundaki vetosunu, Müslüman dünyasından karikatür krizi sırasındaki tavrı nedeniyle özür dileme sözüyle aştığı söylenen Rasmussen, Medeniyetler İttifakı Forumu’nda özür kelimesini ağzına almadı. İslam’a saygı duyduğunu söylemekle yetindi.

Rasmussen ülkesinin basınına ise, “Özgür düşünce için özür mü dilenir. Özür dilemem” diye konuştu. İstanbul’daki foruma damgasını vuran bir diğer olay ise Rasmussen’in otelde düşüp omzunu çıkarması oldu. Danimarka Başbakanı apar topar kaldırıldığı Taksim Hastanesi’nde tedavi edildi

Temmuz sonunda görev süresi dolacak olan Hollandalı NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer’in koltuğuna kimin oturacağı konusunda NATO’da küçük çaplı bir krize yol açmış, Türkiye’nin kaygılarının ABD Başkanı Barack Obama’nın verdiği garantilerle aşılmasının ardından Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen, bu göreve seçilen isim olmuştu. Son gün yaşanan krizde saatler süren görüşmeler sonunda özellikle karikatür krizi sırasında İslam dünyasına yönelik tavrı ve PKK’nın yayın organı Roj TV’ye kucak açan ülkenin lideri olması açısından Türkiye’nin veto kartıyla karşılaşan Rasmussen’in birçok konunda sözler vererek engeli aştığı kaydedildi. İşte bu sözlerden birinin de Danimarka liderinin İstanbul’da düzenlenecek olan Medeniyetler İttifakı Forumu’na katılarak Müslüman dünyasından “özür” dileyeceği bir konuşma yapmak olduğu belirtiliyordu.

Danimarka’da ayrı İstanbul’da ayrı

Ancak Rasmussen zirveye katılmadan önce kendi ülkesinde yayınlanan Politiken gazetesine verdiği demeçte böyle bir özürün söz konusu bile olmadığını açıkladı. Rasmussen, “Karikatürler özgür düşüncenin ifadesiydi. Özgür düşünce nedeniyle özür dilenir mi? Ayrıca ben Danimarka başbakanı olarak bir gazete adına nasıl özür dilerim ki? Kimsenin bu konuyla ilgili bir özür beklentisi olmasın” dedi. Danimarka basınına bu süreçte çok kararlı ve sert ifadelerle konuşan ancak yabancı medya ile karşı karşıya geldiğinde daha yumuşak bir üslubu tercih eden Rasmussen’in bu alışkanlığı dün de devam etti. Yeni NATO Genel Sekreteri, dün sabahın erken saatlerinde diğer dünya liderleriyle birlikte Çırağan Sarayı’ndaki foruma katıldı. Söz sırası kendisine geldiği zaman şu ifadeleri kullandı:

Hassasiyetlere dikkat edeceğim

“Müslümanlar’ın bu karikatürleri Danimarka’nın Peygamber Muhammed’i ve İslam’ı küçük düşürme girişimi olarak görmesinden büyük rahatsızlık duydum. Böyle bir düşünce aklımızın ucundan bile geçmedi. Ben İslam’ı dünyanın önde gelen dinlerinden biri olarak görüyorum ve İslam’ın sembollerine saygı duyuyorum. Sonuç olarak ben hiçbir zaman hiçbir dini figürün, Peygamber Muhammed de dahil olmak üzere, hiçbir dini ifadenin insanları rahatsız etmesinden yana değilim. Bazı insanlar bunu saygısızlık olarak aldı. Bu kesinlike benim görüşüm değil. Ben NATO’nun Genel Sekreteri olarak dini ve kültürel hassasiyetlere dikkat edeceğim. Önceliklerimden bir tanesi Müslüman dünyası ile diyalog ve ilişkilerimizi arttırmak ve yoğunlaştırmak olacaktır. Ben ifade özgürlüğüne inanıyorum. Kişisel ve dini duygulara saygı göstermeye de inanıyorum. Sansür türü şeyler, diyaloğun düşmanıdır. Önyargıların da yok edilmesi gerekir. Bizim inandığımız denge budur. İfade özgürlüğü, açık ve net bir diyalog için ön şarttır. Olumlu ve pozitif diyalog için açık ve samimi iletişimin kurulması gerekir. Uzun vadeli, barışçıl gelişmeler istiyorsak serbestçe konuşabilmeliyiz. Birbirimizi ne kadar iyi tanırsak dünya da o kadar barışçıolur. Doğru ele alındığında küreselleşme barışçıl diyaloğu kolaylaştırıcı unsur olabilir.”

Dünya basını, Rasmussen’in bu sözlerini “Müslüman dünyası ile yakınlaşma çabası” olarak yorumladı. Ancak Türkler’in beklentisini karşılayacak bir “özür” açıklamasının gelmemesine de vurgu yaptılar.

PKK bir terör örgütüdür

NATO’nun yeni Genel Sekreteri ardından Türk ve yabancı basın mensuplarının karşısına geçti. Düzenlediği basın toplantısında Türkiye’ye övgüler yağdırdı. PKK’yı ilk kez “terör örgütü” olarak tanımlaması dikkat çekti. “Her açıdan Türkiye ile yakın işbirliği içinde bulunacağım. Türkiye’yi hem çok yakın müttefik, hem de önemli bir stratejik ortak olarak görüyorum. Türkiye, Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya arasında bir köprü görevi görüyor. Ayrıca olumlu bir diyalog geliştirmek için önemli bir rol oynuyor” diyen Rasmussen, “Onlarca yıl terörle mücadele eden, terör örgütü PKK’dan zarar görmüş bir ülkede konuştuğumda, güvenilir beyanda bulunmak istiyorum” diyerek terörizmin, müşterek güvenlikleri karşısında büyük tehdit oluşturduğunu ve hiçbir taviz vermeden terörizmin karşısında durmaları gerektiğini belirtti.

Roj TV’yi savcı inceliyor

Rasmussen, “Roj TV’nin yasaklanmasına ilişkin bir şey yapıp yapmayacakları” konusunda ise şunları söyledi: “Danimarka, terörizmi ve terörizmle ilgili bütün faaliyetleri engellemek için gerekli önlemleri alacaktır. Roj TV ile ilgili olarak şu anda bir araştırma sürdürülüyor. Polis ve savcılık, iki yönden araştırma sürdürüyor. Öncelikle Roj TV ile terör örgütü PKK arasında bir ekonomik bağlantı olabilir mi? Bu araştırılıyor. İkinci olarak da Roj TV yayınlarının terör kışkırtıcılığı yapıp yapmadığı araştırılıyor. Eğer yeterli delil ele geçirilirse tabii ki bu televizyon kanalını kapatmak için elimizden geleni yapacağız. Ama tabii ki Danimarka yasaları çerçevesi içinde...”

Türk hekimlerine teşekkür

Medeniyetler İttifakı Forumu’na Rasmussen’in omzunun çıkması damga vurdu. Bu talihsiz kaza Danimarkalı lider ile Erdoğan arasındaki buzları eritti. Bir ara Başbakan Erdoğan, İspanya Başbakanı Zapatero, Rasmussen ile Devlet Bakanı Mehmet Aydın hararetli bir sohbete daldı. Rasmussen Forum’daki konuşmasında NATO Genel Sekreteri olduktan sonra kolu sargılı halde ilk kez izleyicilerin karşısına çıktığı için özür diledi. Sabah erken saatlerde ufak bir kaza geçirdiğini ve ozmunun çıktığını belirten Rasmussen, Türk doktorlarının kendisine yardımcı olduğunu, çok profesyonel, yüksek kalitede bir tedavi uygulandığını söyledi. Büyük Türk konukseverliğinden duyduğu minettarlığı dile getiren Rasmussen, Başbakan Erdoğan’a hitaben, “Doktorlarınızla gurur duyabilirsiniz” dedi.

Türkiye Rasmussen’e iyi gelmedi

Anders Fogh Rasmussen, Medeniyetler İttifakı 2. Forumu’na katılmak üzere geldiği İstanbul’da talihsiz bir kaza geçirdi. Çırağan Palace Kempinski Otel’inde kalan Rasmussen, önceki gece lavaboya gittikten sonra merdivenlerden düşüp omzunu yaraladı. Hemen telefonla korumalarını arayan Danimarka liderinin durumunun ciddi olduğu görülünce otele ambulans çağrıldı. Ambulans Rasmussen’i korumalar eşliğinde Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdü.

Rasmussen’in hastaneye getirileceği haberi üzerine acil serviste alarma geçildi. Ortopedi konusundaki başarısıyla bilinen Op. Dr. Fuat Bilgili, Ortopedi ve Travmatoloji Klinik Şefi tarafından evinden çağrıldı. Filmleri çekilen Rasmussen’in sağ kolunun omuz bölgesinden çıktığı tespit edildi. Rasmussen’e 15 dakikalık narkoz verilerek operasyon yapıldı ve lokal anestezi uygulandı. Sargısı yapılan Rasmussen, birkaç saat sonra yeniden oteline götürüldü.

Medeniyet hatırası

Medeniyetler İttifakı İkinci Forumu’na Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, Medeniyetler İttifakı Yüksek Temsilcisi ve eski Portekiz Cumhurbaşkanı Jorge Sampaio, NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen’in yanı sıra 31 ülkenin dışişleri bakanı ve çok sayıda bakan katıldı. Katılımcılar toplu fotoğraf çektirdi.

NOTLAR

Sümeyye babasına tercümanlık yaptı


Başbakan R. T. Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan zirve boyunca babasına tercümanlık yaptı. Erdoğan BM genel Sekreteri Ban Ki Moon’la kızı Sümeyye aracılığıyla sohbet etti.

5 lider 31 bakan

Medeniyetler İttifakı İkinci Forumu, 5 ülke Devlet Başkanı ve Başbakan, 31 ülke de Dışişleri Bakanı düzeyinde temsil edildi. Zirvete 83 ülke temsil edildi.

Türkiye tanıtım filmi

Zirvenin açılış oturumunun ardından katılımcılara Türkiye’nin tanıtım filmi izletildi.

Katılım ikiye katlandı

İstanbul’daki Medeniyetler İttifakı İkinci Forumuna katılımın, Ocak 2008’deki Madrid forumuna göre yüzde yüz arttığı bildirildi. Foruma 1200 civarında gazeteci, 1500 civarında da kayıtlı misafir katıldı.

8 bin 800 polis

Zirvenin güvenliğini için 8 bin 800 polis görevlendirildi. Denizde de İstanbul Emniyet Müdürlüğü Deniz Polisi ekipleri ve Sahil Güvenlik ekiplerinde ait 6 tekne güvenliği sağladı.

Dev basın çadırı

Çırağan Sarayı’nın denize bakan bahçesine 270 gazetecinin aynı anda çalışabileceği dev bir çadır kuruldu.

Daha çok kadın olmalı

Finlandiya Cumhurbaşkanı Halonen , kısa süre önce Liberya’da bir toplantıya katıldığını ve katılımcıların çoğunun kadın olduğunu vurgulayarak, “Burada da daha fazla kadın olmalı” dedi.

Türkçe teşekkür

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon zirvede yaptığı konuşmayı Türkçe “Teşekkür” edrek sonlandırdı. Slovenya Devlet Başkanı Danilo Türk de konuşmada Türkçe “İnşallah” kelimesini telaffuz etti.

Cumhurbaşkanı Gül yemek verdi

CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, dün akşam Medeniyetler İttifakı İkinci Forumu katılımcıları onuruna Dolmabahçe Sarayı Mabeyin Salonu’nda bir yemek verdi. Gül, yemekte Yunus Emre, Gandhi ve Martin Luther King’den alıntılar yaptığı konuşmasında zorluklarla mücadelede kararlılık, işbirliği ve diyaloğun büyük önem taşıdığını vurguladı ve “Hepimiz en az aşırılık taraftarları kadar cesur olmalıyız” dedi. Yemeğe İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero’nun da aralarında bulunduğu foruma katılan devlet ve hükümet başkanlarının yanı sıra TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Erdoğan, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ da katıldı. Yemekte zeytinyağlı enginar dolması, tel kadayıfa sarılı karides, fırında kuzu sırtı, kaymaklı ayva tatlısı ile şarap ikram edildi.