Gazete Vatan Logo
Gündemİncetahtacı’nın dosyası 13 yıl sonra açılıyor!

İncetahtacı’nın dosyası 13 yıl sonra açılıyor!

İncetahtacı’nın dosyası 13 yıl sonra açılıyor!

'Aracı çapraz ateşe tutuldu. Bu sırada başka bir araçla...'

Haberin Devamı

Susurluk Komisyonu üyesi İncetahtacı’nın dosyası, tutuklu bulunan Özel Harp Dairesi mensubu Sakat’ın “Aracı çapraz ateşe tutuldu, bu sırada başka bir araçla makasa alınarak kaza geçirmesi sağlandı” ifadesiyle açılıyor

Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından aralarında 1999 yılında trafik kazası sonucu hayatını kaybettiği belirtilen FP Gaziantep Milletvekili ve TBMM Susurluk Komisyonu üyesi Bedri İncetahtacı’nın ölümünün de yer aldığı 1998-2006 yılları arasında meydana gelen kimi olaylarla ilgili yeni bir soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Hanefi Avcı ile 3 Haziran 2010’da Hatay’da şoförü tarafından öldürülen Anadolu Katolik Kilisesi Episkoposu Luigino Padovese’ye yönelik suikast girişimi iddialarının da araştırıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre başka suçlardan Ankara Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Özel Harp Dairesi mensubu astsubay Gökhan Sakat, soruşturmayı yürüten Ankara Özel Yetkili Savcısı Kubilay Taştan’a çarpıcı bilgiler verdi.

Savcı Öz’e mektup yazmış

Fazilet Partili, TBMM Susurluk Komisyonu üyesi Bedri İncetahtacı’nın öldürüldüğünü öne süren Gökhan Sakat’ın “İncetahtacı’nın aracının G-3 silahlarıyla çapraz ateşe alındığı bu sırada başka bir araçla makasa alınarak kaza geçirmesinin sağlandığını” söylediği belirtildi. Olay esnasındaki boş mermi kovanlarının toplanarak bu işin içinde olan bir kişi tarafından jandarma envanterinde muhafaza edildiğini belirten Sakat’ın “Şu an için ise söz konusu sıkılan kurşun benim muhafazam altındadır. Silah ise yine sadece yerini benim bildiğim bir adrestedir. Silahı bana getirdiklerinde araştırdık ve ruhsatlı olduğunu gördük. Ruhsat sahibi koyu bir milliyetçiydi” dediği kaydedildi.

Kendisinden TBMM Susurluk Komisyonu’na ifade veren ve halen Devrimci Karargah soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Hanefi Avcı ve öldürülen Anadolu Katolik Kilisesi Episkoposu Luigino Padovese’ye suikast düzenlenmesinin istendiğini iddia eden Sakat, Ergenekon sanıklarından B.G’nin bu amaçla kendisine otomatik silah verdiğini de öne sürdü. Sakat’ın iddialarıyla ilgili üç CD ve iki kaseti de savcıya verdiği kaydedildi.

Sakat’ın, yaklaşık iki yıl önce o dönem Ergenekon soruşturmasını yürüten savcı Zekeriya Öz’e mektup göndererek, İncetahtacı’nın aracının çapraz ateş sonucu kazaya uğratıldığı ve bu olayda kullanılan silahın yerini bildiğini iddia etmiş, savcıya söylediklerini mektubunda yazmıştı.

‘İçimde saklıyorum sana anlatamıyorum’

SUSURLUK Komisyonu üyesi Bedir İncetahtacı’nın eşi Rahaf İncetahtacı ölümünden 9 yıl sonra bir gazeteye verdiği röportajda özetle şunları söylemişti:

“Evet ‘öldürdüler’ dediler. Bu bile bizim için az olsa da bir teselli. Çünkü hem öldürdüler, hem onu suçladılar. Dediler ki hız yaptı ve sekizde sekiz kusurlu buldular... Türk halkının seçtiği bir milletvekiline sahip çıkılması gerekir. Ve kimin ne için öldürdüğünün araştırılması gerekir. Çünkü geleceğe sahip olan insanları yok ediyorlar ve Türkiye’nin önünü kapatıyorlar. Bunlar Türkiye’nin sadece şimdiki zamanını değil geleceğini de etkiliyor... Herkes ama herkes -biz de dahil- korkuyor. Bu yüzden de derin bir sessizlik hakim oluyor. Aynı yıl gerçekleşen iki olaya dikkat çekmek istiyorum. Ahmet Taner Kışlalı cinayeti 21 Ekim 1999’da işlendi, Mehmet Bedri İncetahtacı suikasti ise 21 Kasım 1999’da. Birer ay aralıkla öldürülmeleri bir tesadüf mü? Zaten Ahmet Taner Kışları suikasti olduğunda, eşim olay hakkında dedi ki, ‘Bu iş burada bitmez’. Bence bunları yapanlar aynı güç ve aynı zihniyet. Cinayeti izlerken eşim çok tedirgin oldu ve dedi ki, ‘Bu iş burada bitmez, mutlaka buna karşılık olarak bir başka kişiyi öldürecekler’ Bunu söyledi. Ve tam bir ay sonra eşimin başına bu olay geldi... Bana diyordu ki son zamanlarda, ‘Bazı şeyler var, ben sana anlatamam, anlatırsam sen kaldıramazsın. Onun için ben bunları kendi içimde saklıyorum, sana anlatamıyorum’. Bunu belki son üç ay üç defa söyledi. Hiçbir şey yokken, birden bire bunu söylüyordu.”

Elkatmış: İt kapanı yöntemi kullanıldı

Meclis Susurluk Komisyonu Sözcüsü olan Bedri İncetahtacı, 21 Kasım 1999 sabahı Almanya’ya gitmek üzere Meclis lojmanlarındaki evinden otomobiliyle Esenboğa Havalimanı’na doğru yola çıkmıştı. Yolda aracıyla kaza geçiren İncetahtacı, olay yerinde hayatını kaybetmişti. İncetahtacı’nın ölümünden sonra trafik kazasıyla ilgili birçok yorum yapılmış, TBMM Susurluk Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış, İncetahtacı’nın “it kapanı” denilen bir yöntemle kazaya zorlanarak öldürüldüğünü söylemişti.

‘Araba kaldırıldı’

İncetahtacı’nın oğlu Yahya İncetahtacı da o dönem verdiği bir röportajda, “Kaza, jandarma bölgesinde olduğu için soruşturmaya izin verilmedi” dedi. Yahya İncetahtacı, “Araba eğer takla atsaydı, büyük hasar görmesi gerekirdi ama arabanın alt tarafında herhangi bir hasar yok. Sadece yan tarafında hasar var. Kazanın olduğu yer polis bölgesi değil, jandarma bölgesi olduğu için arabayla ilgili araştırmaya izin verilmedi ve araba Finlandiya Cumhurbaşkanı gelecek diye hemen kaldırıldı” dedi.