Gazete Vatan Logo
GündemHer rota Düzce'ye çıkıyor: İstanbul'un yanı başında, geçmişle doğa aynı topraklarda!

Her rota Düzce'ye çıkıyor: İstanbul'un yanı başında, geçmişle doğa aynı topraklarda!

Her rota Düzce'ye çıkıyor: İstanbul'un yanı başında, geçmişle doğa aynı topraklarda!

Batı Karadeniz’in önemli turizm merkezlerinden Düzce, tarihi yapıları, geleneksel mimarisi, coğrafi işaretli lezzetleri ve milyonlarca yılda oluşan doğal güzelikleriyle ziyaretçilerine farklı rotalar sunuyor. Akçakoca’daki Ceneviz Kalesi ve tarihi Yukarı Maha le’den Hemşin Köyü Cam i’ne, Akçakoca Sarı Fındığı’ndan Sarıkaya Mağarası’na uzanan rota, geçmişle doğayı aynı yolculukta buluşturuyor. Karadeniz’in kıyısında yer alan Düzce’nin Akçakoca ilçesi, tarihi ve doğal güze likleriyle bölgenin dikkat çeken turizm noktaları arasında bulunuyor. Deniz turizminin yanı sıra tarihi maha leleri, geleneksel mimarisi ve yöresel lezzetleriyle öne çıkan ilçe, Düzce’nin denize açılan tek noktası olma öze liğini de taşıyor.

Haberin Devamı

Akçakoca’nın önemli tarihi yapılarından Ceneviz Kalesi, Karadeniz kıyısında stratejik konumuyla dikkat çekiyor. Kalenin temel amacının bölgeyi işgalden korumaktan ziyade, Karadeniz’de seyreden ticari gemilerin güvenliğini sağlamak ve denizden gelebilecek saldırıları önceden haber vermek olduğu belirtiliyor.

Karadeniz kıyılarında bu amaçla ku lanılan dört önemli Ceneviz kalesi bulunuyor. Bunlar Sinop, Kocaeli, İstanbul ve Akçakoca’daki kaleler olarak sıralanıyor.

Akçakoca’daki kale, stratejik konumu sayesinde deniz yoluyla ilerleyen gemilerin yönlendirilmesi ve güvenliğinin sağlanmasında önemli rol üstlenmiş.

Her rota Düzceye çıkıyor: İstanbulun yanı başında, geçmişle doğa aynı topraklarda

Bizans döneminde de kulanılan kale, sonraki dönemlerde Cenevizlilerin hâkimiyetine girdi. Bu nedenle günümüzde Ceneviz Kalesi adıyla anılıyor.

Kalenin hemen altında bulunan Kale Plajı mavi bayraklı sahiliyle dikkat çekerken, falezlerin arka bölümünde yer alan Kadınlar Plajı da mavi bayraklı olmasıyla öne çıkıyor. Böylece tarihi yapı ile deniz turizmi aynı noktada buluşuyor.

Tarihi Yukarı Mahalle’de geçmiş yaşatılıyor

Akçakoca’nın tarihi dokusunun önemli bölümünü oluşturan Yukarı Mahale ise koruma altındaki geleneksel evleriyle ziyaretçilerini geçmişe götürüyor. Mahalede yaklaşık 100-150 yılık çok sayıda tarihi yapı bulunuyor. Türklerin bölgeye ilk yerleşim alanlarından biri olarak kabul edilen Yukarı Maha le’de Türkler ile Karadeniz Rumlarının birlikte yaşadığı biliniyor.

Haberin Devamı

Mahalenin bugünkü mimari dokusu ağırlıklı olarak 19. yüzyılın sonlarında şeki lendi. 1940’lı yı larda çıkan büyük yangında çok sayıda ev zarar görmesine rağmen tarihi mimari büyük ölçüde korunmayı başardı. Geleneksel evler; cumbaları, giyotin pencereleri, yüksek tavanları ve ahşap ile tuğlanın birlikte ku lanıldığı yapılarıyla dikkat çekiyor. Gene likle zemin ve bir veya iki katlı olarak inşa edilen evler, geçmişte geniş ailelerin birlikte yaşadığı mekanlar olarak ku lanılıyordu. Eski yapılardan butik otele Yukarı Mahale’de bulunan ve iki bloktan oluşan butik otel ile restoran da bu tarihi dokunun izlerini taşıyor. Yaklaşık 10 yıl önce İçişleri Bakanlığı Vilayetler Birliği tarafından misafirhane olarak hizmete sunulan yapı, yeni bir bina olarak inşa edilmedi. Bölgede zamanla harabeye dönüşen iki eski yapı yıkılarak, aslına uygun mimariyle yeniden inşa edildi.

Her rota Düzceye çıkıyor: İstanbulun yanı başında, geçmişle doğa aynı topraklarda

Yaklaşık üç yıl önce Düzce Belediyesi tarafından kiralanan tesisin işletmesini daha sonra Neslihan Aygaz devraldı. Gastronomi eğitimi de bulunan Aygaz, işletmeciliği sürdürüyor. Zemin kattaki odaların kulanım dışı bırakılmasıyla birlikte tesis 15 odalı olarak hizmet veriyor. Akçakoca’nın öze likle hafta sonlarında yoğunluk yaşadığını belirten Aygaz, ilçenin İstanbul ve Ankara’ya yaklaşık iki saat mesafede olmasının önemli bir avantaj olduğunu ifade ediyor. Aygaz, Akçakoca’nın yaklaşık 30 milyonluk nüfusun ulaşabileceği bir noktada bulunduğunu, bu nedenle günübirlik ziyaretler ve kısa süreli tati ler için tercih edildiğini belirtiyor.

Haberin Devamı

Geçmişten bugüne uzanan lezzet: Melengücceği

Yukarı Mahale, yalnızca tarihi evleriyle değil, Akçakoca’nın coğrafi işaretli yöresel lezzetleriyle de öne çıkıyor. Melengücceği tatlısı ve mancarlı pide, bölgenin geçmişten bugüne taşınan önemli lezzetleri arasında bulunuyor. Melengücceği tatlısının hikayesi ise Türklerin bölgeye yerleştiği dönemlere kadar uzanıyor. Türklerin Melen bölgesine göç ederek burada manda yetiştiriciliği yaptığı anlatılıyor.

Haberin Devamı

Her rota Düzceye çıkıyor: İstanbulun yanı başında, geçmişle doğa aynı topraklarda

O dönemde mandalardan elde edilen kaymak, çok kısık ateşte uzun süre kaynatılarak suyunun büyük bölümünün buharlaştırılmasıyla yoğunlaştırılıyor ve dibinde tuzlu bir tortu oluşuyordu. Bu ürün, tatlının temel malzemelerinden biri olarak ku lanılıyordu. Bölgede küçük ekmeklere “giyecek” denildiği ifade ediliyor. Sabahları bu küçük ekmeklerin bal ve hazırlanan kaymakla birlikte tüketildiği, yüzyı lar içerisinde bu üçlünün birleşerek bugünkü tatlı formuna dönüştüğü aktarılıyor. Melengücceği adı da “Melen’in küçük ekmeği” anlamına geliyor.

Çantı tekniğiyle inşa edilen tarihi cami

Akçakoca’daki tarihi yapılar arasında Hemşin Köyü Cam i de önemli bir yere sahip. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında bölgeye yerleşen Hemşinliler tarafından inşa edilen cami, taş ve ahşabın bir arada ku lanıldığı mimarisiyle dikkat çekiyor. Caminin en önemli özeliklerinden biri ise geleneksel çantı tekniğiyle yapılmış olması. Yapının ahşap elemanları, çivi ku lanılmadan birbirine geçirilerek birleştirilmiş.

Bu özeliği, Hemşin Köyü Cami’ni özelikle Batı Karadeniz’in geleneksel ahşap mimarisi açısından değerli yapılardan biri haline getiriyor. Ahşap işçiliği ve geleneksel mimari özelikleriyle cami, bölgenin geçmişine ışık tutuyor.

Düzce fındığının özel çeşidi: Akçakoca Sarı Fındığı

Düzce’nin tarımsal değerleri arasında ise fındık önemli bir yer tutuyor. Düzce fındığını diğerlerinden ayıran en belirgin çeşitlerden biri Akçakoca Sarı Fındığı olarak öne çıkıyor. Kendine has aroması, yüksek yağ oranı ve ince kabuğuyla dikkat çeken Akçakoca Sarı Fındığı, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret ile tesci lenmiş durumda.

Bölgenin iklimi ve toprak yapısının sağladığı avantajların, Düzce fındığını öze likle çikolata ve şekerleme sanayisinde tercih edilen önemli ham maddelerden biri haline getirdiği belirtiliyor.

Milyonlarca yıllık yer altı mirası

Düzce’nin doğal güzelikleri ise Akçakoca ile sınırlı kalmıyor. Yığılca ilçesinde bulunan Sarıkaya Mağarası, Batı Karadeniz’in dikkat çeken doğal oluşumları arasında yer alıyor. Yaklaşık 60 milyon yıl önce kireç taşlarının suyla şeki lenmeye başlamasıyla oluştuğu belirtilen mağara, Türkiye’nin tesci li doğal sit alanlarından biri olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Mağaranın içerisinde özel aydınlatma sistemleri ve ahşap yürüyüş yo ları bulunuyor. Ziyaretçiler, milyonlarca yıl boyunca su damlacıklarının oluşturduğu sarkıt, dikit ve sütunların bulunduğu ana galeride ilerleyebiliyor.

Her rota Düzceye çıkıyor: İstanbulun yanı başında, geçmişle doğa aynı topraklarda

Mağaranın derinliklerine doğru gidildiğinde ise yeraltı sularının sesi duyuluyor. Aksu Çayı’nın mağara içerisinde oluşturduğu gizli şelale ve göletler, Sarıkaya Mağarası’na farklı bir atmosfer kazandırıyor. Yaz aylarında dışarıda yüksek sıcaklıklar yaşanırken mağaranın içerisindeki serinlik de ziyaretçilere farklı bir deneyim sunuyor.

Kanyon benzeri tavanları, yer altı su kaynakları ve milyonlarca yı lık kaya oluşumlarıyla Sarıkaya Mağarası, doğayla baş başa kalmak isteyenlerin rotalarından biri oluyor.

Doğa, tarih ve kültür aynı rotada

Akçakoca’nın denizi, Ceneviz Kalesi ve tarihi Yukarı Maha lesi’nden Hemşin Köyü Cami’ne, yöresel lezzetlerden Akçakoca Sarı Fındığı’na ve Yığılca’daki Sarıkaya Mağarası’na kadar uzanan Düzce rotası, Batı Karadeniz’in farklı değerlerini bir arada sunuyor. Akçakoca’nın deniz turizmiyle öne çıkmasının yanı sıra Düzce genelinde yaylalar, şelaleler, dereler, piknik alanları ve tarihi alanlar da bulunuyor.

Kent sınırları içerisindeki Batı Karadeniz’in önemli antik kentlerinden biri de bölgenin kültürel zenginliğini tamamlıyor. Tarihi yapıları, geleneksel mimarisi, yöresel mutfağı ve doğal oluşumlarıyla Düzce, ziyaretçilerine deniz tatilinden doğa keşfine, kültür turizminden gastronomiye kadar uzanan çok yönlü bir rota sunuyor.

Haber: İhsan Sercan Özkurnazlı Fotoğraflar: İhsan Sercan Özkurnazlı