Gazete Vatan Logo
GündemHarlem uyarısı

Harlem uyarısı

Harlem uyarısı

'Polis acilen yeniden yapılanmalı. Yoksa polisin etkisiz kaldığı suç bölgeleri oluşur'

Haberin Devamı

Teşkilatta geçmişten gelen sorunlar var. Bugün acil olarak gündeme girmesinin nedeni AB'ye uyumdur. AB süreciyle ilgili emniyeti ilgilendiren konularla görüşmeler oluyor. Bu süreçte polisin durumunun da masaya yatırılması gerekir.

'Bin amir sıra bekliyor boşuna para alıyor'
Değişim ve dönüşüm her zaman zor olmuştur. Aşağıdan gelen genç ve başarılı polislerin sayıları sürekli artıyor. Ama önleri kapalı. Ya erken emekli oluyor ya da önündeki kadroyu bekleyemeyip istifa ediyorlar. Şu anda bile bin amir, müdür sırada bekliyor. Boşuna para alıyorlar. Sonra da gidip torpil arıyorlar. Sistemi gözden geçirip, bekleyen adam olmamasını sağlamak gerekir.

'Dört dörtlük hayat süren bir polis yok'
Bütçemiz çok az. Özellikle İstihbarat Daire Başkanlığı, 1968-2000 yılları arasında elde ettiği önemli başarılara rağmen halen bir futbolcunun aldığı yıllık transfer parasının yarısını almaktadır. Polislikten emekli birisinin dört dörtlük hayat sürdüğünü görmedim. Polisin parasını, çalışma saatlerini tartışmaya gerek bile yoktur. Mesai gibi bir kavram olmasına rağmen yoktur.

'En az 150 milyon dolar ödenek şart'
İstihbaratta çalışan ve ayrılan adamlar son 30 yılda destan yazmıştır. Bölücü terörün küçültülmesinde önemli katkılar olmuştur. Ülke güvenliğinin bu kadar önemli olduğu biriminin örtülü ödeneği çok yetersizdir. Oysa 150 milyon dolardan az olmamalıdır.

'Yetki dengesi bir türlü kurulamadı'
Polisin yetkilerini zayıflatırsan iç güvenliği zayıflatmış olursun, fazla yetki verirsen 'polis devleti' diye adı çıkar. Bu denge kurulamadı. Yasa değişikliği, incelemeden, kamu kuruluşlarına, sivil toplum kuruluşlarına danışılmadan yapılırsa polisin arama yapamaması, en ufak olayda bile izne tabi tutulması gibi elini kolunu bağlayan bir madde ortaya çıkar. Yeni düzenlemelerle, polisin istisnai yetkisi çok az duruma getirildi. İngiltere, Fransa ve Almanya'nın arkasına düştük. Polisi, politik yatkınlıklardan, zorlayıcı etkenlerden uzak tutmak lazım.

'Her polis mahallesinde görevlendirilsin'
En önemli sorun tayinler. Müdür kadrosu neyse ama memur düzeyinde bu olmaması gerekir. Aynı ABD'de olduğu gibi bir polis kendi doğduğu mahallede görevini yapsa suç konusunda çok etkili olur. Çünkü küçüklüğünden beri herkesi tanır, kimin ne yaptığını bilir.

'Suratıma tükürürler diye düşünür, çalamaz'
Kötü polis olursa, çalarsa da emekli olduktan sonra gideceği yer yoktur. Herkes suratıma tükürür endişesi ile bir şey yapamaz. Yakın zamanda Batı'da uygulamaya başlatılıp, sonra iç Anadolu ve Doğu'da da hayata geçirilebilir.

'Torpil yazışması cezayı katlıyor'
Milletvekili, hakim, savcı, belediye görevlisi, noter ya da ordu mensubu, adi bir suça karıştığı zaman farklı mevzuata göre işlem görüyor. Onların da vatandaş gibi muamele görmeleri lazım. Trafik suçlarında bile, o kadar çok torpil yazışmaları yapılıyor ki, masraflar, uygulanacak cezayı katlıyor. Milletvekilinin dokunulmazlığı mecliste ya da meydandaki konuşmada. Ama adi olaylarda bile bunu öne çıkartıyorlar. Kurum içinde ceza, ihraç mekanizmasını en çok çalıştıran, buna en çok uyan biziz. Buna rağmen en çok eleştirilen de biziz.

'Vatandaş ihbarı zulüm görüyor; haklı'
Polisin halklaştırılması, halkın da polisi hazmetmesi, arkasında durması lazımdır. Avrupa'da polise ihbar çoktur. Bizde ise ihbar zulümdür. Vatandaş bize gelse biz mağdur ediyoruz, adliyeye gitse orada mağdur. Bir olayı gördüğünde görmemezlikten geliyor. Bu da suçu artırıyor.

'Polis bar, pavyon ruhsatı vermesin'
İhbar çok önemlidir. Vatandaşın beyanının esas kabul edilmesini istiyoruz. Gereksiz bir sürü sorgulama, yazışma evrak bürokrasisi var. Polis pasaport, bar pavyon ruhsatı vermemeli ancak caydırıcı, denetleyici olmalı. Vatandaşın polise güvenmesi lazım.

'Gerektiği yerlerde sokağa çıksın'
Avrupa'da resmi polisin dışarıda dolaşmasını kuvvet kullanımı olarak kabul ederler ve dolaştırmazlar. Ama bir olay olur, polisler anında orada biterler. Bizde ise tam tersi. Polis vatandaşın karşısına az ve gerektiği yerlerde çıkarılmalı. Türkiye medeni ülke olmaya taliptir. Bunun için bizim de Batı standartlarına uymamız lazım.

'Otopark mafyasını devlet üretiyor'
Türkiye, asayiş sorununda Avrupa'ya oranla çok daha iyi konumda. Ancak polisin yeniden yapılanması acilen ele alınmazsa, basit adi olaylar bile çok artabilir. Hatta İstanbul gibi büyük metropollerde Harlem gibi yerler baş gösterebilir. Otopark mafyasını da devlet kendi eliyle üretiyor. Olay oldu mu ihale bize kalıyor. Belediyeler istedikleri gibi yer veriyor ya da değnekçilere yer tutturuyorlar. Olay olunca sanıkları alıyoruz ama cezası 32 milyon lira. Yani suçun hiçbir caydırıcılığı yok.

'Tebligata gitmekten iş yapılamıyor'
Yürümeyen devlet kuruluşlarının işlerini polis ucundan tutmaya çalışıyor. SSK, Bağkur alacaklarının tahsili için, lojman boşaltma, park sorunu için, köprü koruma için biz görevlendiriliyoruz. Hiçbir şey olmazsa her kurumun tebligatını yapmaya gidiyoruz. Bu da polisin hem gerçek işini yapmasını engelliyor, hem de sürekli göz önünde olmasına yol açıyor. Belediyeler park işini çözse polise gerek kalır mı? Sistem çalışmıyor çalıştırılması lazım. Böylece polis sadece kaçağa müdahale eder.

'Kolluk güçleri birleşsin güvenlik tek elden olsun'
Antalya Elmalı'da biri polise, biri jandarmaya iki kriminal laboratuvar kurulmamalı. Bütçe ve kaynakları rasyonel kullanmak lazım. Türkiye'nin güvenlik hizmetlerinde başarılı olabilmesi için kolluk kuvvetlerinin birleştirilmeli. Gerekiyorsa adı 'Güvenlik Müsteşarlığı' olsun ki oluşacak yapı daha bütçeli ve sağlam temeller üzerine otursun.