Gazete Vatan Logo

‘Hadlerini bildireceğiz!’

Başbakan Erdoğan Türk yapımı 'Hürkuş'un kokpitinden Suriye'ye sert mesajlar verdi

Türk yapımı ‘Hürkuş’ eğitim uçağı, dün Başbakan Erdoğan’ın da katıldığı törenle hangardan çıktı. Pilot montu giyen Erdoğan, kokpitten Suriye’ye sert mesajlar verdi: “Halkı nezdinde meşruiyetini yitirmiş çete devletlerine, halkına devlet terörü uygulayanlara ve Türkiye’nin büyüklüğünü test etmeye kalkanlara hadlerini bildirmekten asla kaçınmayız... En sert şekilde karşılık veririz.”

ANKARA - Başbakan Erdoğan, TAI TUSAŞ Havacılık ve Uzay Günü dolayısıyla TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ) Tesisleri’nde, ”Türk Başlangıç ve Temel Eğitim Uçağı” Hürkuş’un hangardan çıkarılış törenine katıldı. Başbakan buradaki konuşmasında Suriye’ye şu mesajları verdi:

SALDIRI NİYETİNDE DEĞİLİZ: Savunma kavramının altını özellikle çizmek istiyorum. Biz Türkiye olarak, Türk milleti olarak saldırı niyetinde değiliz. Biz, barışı korumak, istiklalimizi korumak, Türkiye’ye, birlik ve bütünlüğümüze yönelik her tehdidi bertaraf etmek için, yani savunma için yatırım yapıyoruz. Türkiye’nin hiçbir ülkenin topraklarında asla ve asla gözü yoktur. Türkiye hiçbir ülkeye hasmane tutum sergilememiş, hiçbir ülkenin güvenliğini asla ve asla tehdit etmemiştir.


HADLERİNİ BİLDİRMEKTEN KAÇINMAYIZ: Ancak bize yönelik hasmane tutumlara, bize yönelik saldırılara, tehditlere karşı da var olan gücümüzle aynı zamanda tarihimizden aldığımız güç ve ilhamla en sert şekilde karşılık verir, gerekeni yapmakta asla tereddüt etmeyiz. Biz her türlü terör örgütüne, illegal yapılanmaya, çeteye karşı amansız mücadele vermekten vermekte olan bir devletiz. Halkı nezdinde meşruiyetini yitirmiş çete devletlerine, halkına devlet terörü uygulayanlara ve Türkiye’nin büyüklüğünü test etmeye kalkanlara da hadlerini bildirmekten asla kaçınmayız.

BÜYÜK DEVLETLERİN DÜŞMANLARI OLUR: Büyük devletlerin, büyüyen ve etkili bir güç haline gelen devletlerin hasımları, kıskananları, çekemeyenleri olur. Uçağımıza, gemimize, askerimize, polisimize zaman zaman bayrağımıza yönelik alçakça saldırıları, dış politikada bir zaaf olarak görenler büyük devlet vizyonundan yoksun olanlardır. Büyüdükçe, geliştikçe, ilerledikçe belli çevreler Türkiye üzerine senaryolar üretecektir ve üretiyor. Allah’ın izniyle biz bunların hepsini aşacağız, hepsini bertaraf edeceğiz. Milletçe hep birlikte Cumhuriyetimizin 100. yılı 2023 hedeflerine kararlılıkla ilerleyecek ve dünyanın en güçlü 10 ülkesinden biri olduğumuzu ortaya koyacağız.

KARARLILIĞIMIZIN GÖSTERGELERİ: Türkiye her geçen gün daha da artan siyasi, ekonomik, askeri gücüyle terör belasının üstesinden mutlaka ama mutlaka gelecektir. Nitekim bugün, burada katıldığım programlar kararlılığımızın en bariz göstergeleridir.

DÖNÜM NOKTASI: Bundan 101 yıl önce, iki Osmanlı subayının uçuş eğitimi almalarıyla başlayan havacılık tarihimizde bugün gerçekten büyük bir dönüm noktasını hep birlikte, gururla idrak ediyoruz. Osmanlı Tayyare Bölüğü başlangıçta sadece iki ithal uçaktan müteşekkildi, bugün ise en modern hava araçlarıyla hem de artık kendi imal ettiğimiz hava araçlarıyla bölgemizin ve tüm dünyanın en güçlü hava kuvvetlerinden birine sahip olma yolundayız. Türkiye’nin hava kuvvetlerinde, savunma sanayiinde bu seviyelere ulaşmasında katkısı olan herkese buradan şükranlarımı sunuyorum. İlk hava subaylarımız olan Yüzbaşı Fesa Bey ve Mülazım-ı Evvel Yusuf Kenan Bey’i rahmetle yad ediyorum. 1914 yılında Taberiye Gölü yakınlarında uçakları düşen, Şam’da Selahaddin Eyyubi’nin türbesi yanı başında kabirleri bulunan ilk hava şehitlerimiz Yüzbaşı Fethi Bey ve Üsteğmen Sadık Bey’e aynı şekilde Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Geçtiğimiz hafta uluslararası sularda alçakça bir saldırı sonucu kaybolan pilotlarımız Yüzbaşı Gökhan Ertan ve Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy’un da milletçe umut dolu bekleyişimizi mutlu bir şekilde neticelendirmelerini diliyor, ailelerine sabırlar temenni ediyorum.

İKİ ABİDE ŞAHSİYET: Türk havacılık ve savunma sanayiinin gelişmesinde Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ isimleri çok önemli bir yere sahiptir. Bu iki isim, Cumhuriyet tarihimizin son derece önemli şahsiyetleridir... Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ’ın tüm olumsuzluklara, engellemelere, kısıtlamalara rağmen çok büyük bir heyecanla, eksilmez bir umutla Türkiye’de havacılık sektörünün gelişmesi için örnek bir mücadele yürüttüler... Zor şartlarda yaşamış olmalarına rağmen bugün ulaştığımız havacılık ve savunma sanayine isimlerini silinmeyecek şekilde yazdırdılar... Vecihi Bey’in, Nuri Bey’in izinden giden nesillerimiz şu anda bu tesislerde gördüğüm nesiller olarak onları tanımlıyorum. Onlar oldukça, onları örnek alan, onların mücadelesini sürdüren nesillerimiz oldukça biz bugünden de çok daha ileri seviyeleri yakalayabiliriz.

TUSAŞ’I CANLANDIRDIK: TUSAŞ 40 yıl önce ”Kendi uçağını kendin yap” kampanyası çerçevesinde kuruldu. 1980’li yıllara kadar beklenen atılımı yapamadı, 1980’lerde yabancı uçakların lisanslı üretimine başlandı, 2000’li yıllarda da montaj projelerinin tamamlanmasıyla TUSAŞ neredeyse kapanma noktasına geldi. 2005 yılında biz TUSAŞ’ı adeta yeniden canlandırdık, ayağa kaldırdık. TAI’deki yabancı hisseleri satın aldık, bu milli havacılık şirketimizi yeniden yapılandırdık, milli teknolojiye dayalı havacılık projelerini ardı ardına başlattık.

KENDİ İHA’LARIMIZ VAR: Buraya gelmeden önce ANKA insansız hava araçlarımızın uçuşlarını ve termal kamera görüntü aktarmasını izledik. Hamd ettim, şükrettim, ‘Bugünü gördük’ dedim. Artık kendi insansız hava aracımız var.

BAŞBAKAN’IN ‘İKİ ABİDE ŞAHSİYET’ DEDİĞİ İSİMLER

VECİHİ HÜRKUŞ

İlk Türk uçağını yaptı

6 Ocak 1896 tarihinde İstanbul’da doğan Vecihi Hürkuş, askeri eğitiminin ardından katıldığı 1. Dünya Savaşı’nda uçak düşüren ilk Türk pilotu oldu. 1918 yılı yaz başında Yeşilköy’de konuşlanmış 9. Harp Tayyare Bölüğü’nde görev aldı. Bu bölükte görevliyken bir av uçağı tasarımı yaptı. Ancak bu projesi Mondros Ateşkes Anlaşması’nın imzalanmasıyla yarım kaldı. Kurtuluş Savaşı’na katılan Vecihi Hürkuş, özellikle İnönü ve Sakarya savaşlarında başarılı keşif ve destek uçuşları yaptı. Bir Yunan uçağını düşüren Hürkuş, Kurtuluş Savaşı’nın ilk ve son uçuşlarını yapan pilot olma özelliği de taşıyor.

Savaştan sonra İzmir’de yeni pilotları eğitmeye başlayan Hürkuş, 1930’da Kadıköy’de bir keresteci dükkanını kiralayarak, 3 ay içinde ilk Türk sivil uçağını inşa etti. 1930’lu yıllarda ilk Türk Sivil Havacılık Okulu’nu (Vecihi Sivil Tayyare Mektebi 1932) açtı. Okulda ilk Türk kadın pilotu Bedriye Gökmen ile birlikte 12 pilot yetiştirdi. 1954 yılında Türkiye’nin ilk sivil havayolu şirketi Hürkuş Havayollarını kurdu. 16 Temmuz 1969’da Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi’nde vefat etti.

NURİ DEMİRAĞ

İlk uçak fabrikasını kurdu

Nuri Demirağ, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları inşaatının ilk müteahhitlerindendir. Türkiye’nin 10 bin km’lik demiryolu ağının 1250 km’lik bölümünün inşasını gerçekleştirmiş ve bu nedenle kendisine Atatürk tarafından “Demirağ” soyadı verilmiştir. Türkiye’de ilk uçak fabrikasının kuruluşu, ilk sigara kağıdı üretimi, ilk yerli paraşüt üretimi gibi ilkleri gerçekleştiren, İstanbul Boğazı üzerine köprü yapılması, Keban’a büyük bir baraj yapılması düşüncelerini ilk kez gündeme getiren Türk işadamı ve siyasetçidir. Özellikle havacılık sanayisinde başarıları ile anılır.

İlk uçuşu 8 ay sonra

TUSAŞ tesislerinde üretilen eğitim uçağı Hürkuş, saatte 574 kilometre maksimum seyir hızına ulaşabiliyor. Perdövites hızı (iniş konfigürasyonu) 143 km/sa olan Hürkuş’un maksimum tırmanma hızı ise deniz seviyesinde 22 m/s. Azami servis irtifası 10.577 kilometre olan Hürkuş’un, 15.000 feet’te maksimum havada kalma süresi ise 4 saat 15 dakika. Hangardan çıktıktan sonra test uçuşları yapacak olan Hürkuş, dünyadaki muadilleriyle rekabet edebilecek kalitede üretildi. Uçak için bundan sonraki süreçte 4-5 ay yer testleri yapılacak. Statik, metal yoğrulması ve titreşim testleri gibi testlerden geçecek ve havacılık otoriteleri tarafından uçuş izni verilecek. Ardından uçuş testlerine geçilecek. 500’e yakın test uçuşu yapacak olan Hürkuş, 7-8 ay içinde de ayağını yerden kesecek. 12-13 ay içinde ise üretime hazır hale gelecek. TAI yetkililerinin verdiği bilgiye göre uçağın üretim sürecinde 140 mühendis ve 70 teknisyen çalıştı. Çalışanların birçoğunun ilk görevinin de Hürkuş projesi olduğuna dikkat çekildi. Sınıfının en iyisi olarak tanıtılan uçağın bütün tasarım verilerinin de TUSAŞ’a ait olduğu belirtildi. 22 milyon tasarım kriterinin değerlendirildiği projede 1 milyon saatten fazla tasarım çalışması yapıldı.

‘Tevafuk* oldu’

Başbakan Erdoğan, yaptığı konuşmanın ardından, hangardan çıkarılan Hürkuş’un başına geldi. Burada pilot montu giyen Erdoğan, uçağa binerek poz verdi. Hürkuş’un hangardan çıkarılması töreninin Türk jetinin düşürülmesinin ardından zamanlamasının dikkat çekici olduğunun hatırlatılması üzerine de, ”Diğeriyle böyle bir tevafuk oldu diyebilirim. Bu tören son iki, üç gün içerisinde ayarlanmış bir tören değil. Bu aylar öncesinden planladığımız bir törendi ve bugün bu törenimizi gerçekleştirmiş olduk” şeklinde konuştu.

*Tevâfuk, birbirine denk gelme, hoş, zarif bir şekilde uyum içinde olma anlamına gelen Arapça terim. Arkasında ilâhi bir kasıt ve iradenin varlığı hissedilen denk gelmelere de tevafuk denir.

Anka da görüntü aldı

Erdoğan törenden önce Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel ve kuvvet komutanlarıyla birlikte TAI tesislerini gezdi. Türkiye’nin ilk milli insansız hava aracı Anka da Erdoğan tesisleri gezerken görüntü aldı. Bu görüntüler aynı anda tören salonundaki misafirlere izlettirildi.

Vecihi Hürkuş’un kızı da geldi

Törene katılan uçağa adını veren Vecihi Hürkuş’un ABD’de yaşayan kızı Gönül Hürkuş da törene katıldı. Çok coşkulu bir gün yaşadığını belirten Gönül Hürkuş, “Bugünü çok bekledim. Ben babamın yaptığı Vecihi 14 ile 1931 yılında İstanbul üzerinde uçmuştum. Daha sonra da babamla birlikte uçtuk. Ömrüm yeterse bu uçakla da uçmak isterim” dedi.

İmzalarını attılar

Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Özel, uçağın yapımında emeği geçenlerin imzaladığı panoya da imzasını attı.

Haberin Devamı