Gazete Vatan Logo
GündemBucak'ı Yılmaz'ın ifadesi yaktı

Bucak'ı Yılmaz'ın ifadesi yaktı

Bucak'ı Yılmaz'ın ifadesi yaktı

Bucak'ın beraatını bozan kararın gerekçesi açıklandı; Yılmaz'ın Susurluk Komisyonu'na verdiği ifade, 'çete yöneticisi' suçlamasının en önemli delili

Haberin Devamı

Ankara- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, eski DYP'li milletvekili Sedat Bucak'ın Susurluk davasından beraatını bozduğu kararın gerekçesini tamamladı. Bucak'ın "silahlı çete yöneticiliği" yapmak suçundan cezalandırılması istenen 3 sayfalık gerekçeli kararda, deliller arasında dönemin ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın, TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu'na verdiği ifade önemli bir yer tuttu. Yılmaz'ın aktardığı, Bucak'ın amcasının oğlu Fatih Bucak'ın MİT'e Sedat Bucak ile ilgili anlattıkları, Bucak'ın "çete yöneticisi" olduğuna dair en önemli delil olarak yer aldı. Yılmaz MİT'te alınan ifadeyi bizzat gördüğünü, ancak zaptın kendisine verilmediğini de söyledi.

Silahlardan haberi vardı
Kararda, Susurluk kazası anlatıldıktan sonra araçta bulunan silahlar tek tek sıralandı ve şöyle dendi: "Kazanın hemen akabinde olay yerinde bulunan benzinlik çalışanları ile sanığın korumalarının ve kısa bir süre sonra da güvenlik güçlerinin aracın yanına gelmesi, kazanın oluş biçimi, silah ve malzemelerin araç içerisinde bulundukları yerler göz önüne alındığında, bunların araca sonradan konulduğu ya da araç sahibi sanığın bunlardan haberi olmadığını kabul etmek mümkün değildir."

Korumlarının hepsi çete üyesi
Susurluk Davası'nda mahkûm olan Abdülgani Kızılkaya'nın Bucak'ın özel şoförü ve koruması, Ercan Ersoy, Mustafa Altınok, Enver Ulu, Ayhan Çarkın ve Oğuz Yorulmaz'ın ise resmi korumaları olduğu belirtilen kararda, Bucak'ın daha önce tanıdığı bu polislerin kendisine koruma olarak verilmesi için dönemin İçişleri Bakanı (Mehmet Ağar) ile bizzat görüştüğü anlatıldı. Bu polislerin Ömer Lütfi Topal cinayetine karıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınmalarının ardından Bucak'ın girişimleri sonucu serbest bırakıldıkları kaydedildi.

Çatlı'nın gerçek kimliğini biliyordu
Kararda, Bucak'ın kırmızı bültenle aranan ve yasadışı eylemler nedeniyle kamuoyu tarafından ismi çok iyi bilinen Abdullah Çatlı ile en az iki yıldan beri tanıştığı, gerçek kimliğini bildiği, sürekli olarak ve samimi bir şekilde görüştüğü, sanığın Ankara'daki bürosuna sık sık gelip kaldığı anlatıldı. Kararda, Bucak'ın, "suç işlemek için oluşturulan silahlı çetenin yöneticisi olduğu" kaydedilerek TCK'nın 313. maddesinin 2-3 ve 4. hükümlerine göre cezalandırılması gerekirken beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu belirtildi ve 6 yıl hapsi istendi.

İşte Yılmaz'ın komisyon ifadesi
Mesut Yılmaz'ın, TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu'na 24 Aralık 1996'da verdiği ifade şöyle:

Yaprak'ın kaçırılması
"...Gaziantep'te Mehmet Ali Yaprak isimli bir şahıs, sanırım bir özel televizyonun da sahibidi, bir süre önce bize başvurmuştur. Kendisinin bir akşam 3 sivil şahıs tarafından yolu kesilmek suretiyle kaçırıldığını, gözleri bağlandıktan sonra uzun bir mesafeye götürüldüğünü, yolda çeşitli arama noktaları olduğu halde hiçbir zorlukla karşılaşmadan geçtiklerini; Siverek'te bir hafta süreyle Sedat Bucak'ın bir köyünde, onun aşiretine mensup kişiler tarafından tutulduğunu ifade etmiştir. Pazar günkü toplantıda Sayın Başbakan (Tansu Çiller kast ediliyor), bu kişinin Sedat Bucak'ın adamları tarafından alıkonulup rehin tutulduğunu ifade etmiştir."

Fatih Bucak anlattı
"Sedat Bucak'ın amca çocuğu olan Fatih Bucak isimli bir şahıs, bir ay kadar önce Milli İstihbarat Teşkilatı'na başvurarak ifade vermek istediğini söylemiştir. Fatih Bucak, Sedat Bucak'ın bu cinayeti (Ömer Lütfi Topal) azmettirdiğini ve bu cinayetin arkasında, o kumarhane sahibinden alınacak 6 milyon dolarlık bir haracın etkili olduğunu, tümü Sedat Bucak'ın daha önce tanıdığı şu anda korumasını yapan bu tim mensuplarının bu işle görevlendirildiğini, Abdullah Çatlı'nın bizzat bu olayın içinde olduğunu söylemiştir."