AB’ye ‘terör safında yer alma’ suçlaması

Terör tanımının değiştirilmesini istemenin “Bu işten vazgeç” anlamına geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, “Terör örgütleriyle böylesine kapsamlı bir mücadele yürüten ülkeye bu işten vazgeç demek terörün safında yer almakla eş değerdir” dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ankara’da ’Türk Siyasi Tarihinde Yerli ve Milli İrade’ Programı’na katıldı. Avrupa Birliği’nin vize serbestisi için öne sürdüğü taleplere tepkisini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, özetle şunları söyledi:
‘Kim bu yetkiyi verdi?’
“Eli kanlı terör örgütlerinin ortak hedefi haline gelen Türkiye’nin tamamen hukuk devleti sınırları içinde yürüttüğü mücadele takdir edilmek şöyle dursun, tavsatılmaya çalışılıyor. İşte AB’nin tavrını görüyorsunuz. Neymiş efendim? Terörle mücadeledeki terör örgütü konusundaki tavrımızı yumuşatmalıymışız. Bana bak, siz ne zamandan beri Türkiye’yi idare etmeye başladınız? Kim size bu yetkiyi verdi? Bunlar nasıl demokrat, nasıl demokrasiye inanıyor anlamak mümkün değil.”
‘Gidin bölün diyorlar’
“Bugün terör örgütünü koynuna alan yarın benzer örgütlerin kendilerine yönelecek eylemlerine razı demektir. Bunları kendi koyunlarında besliyorlar. Bunlara Avroları veriyorlar. Avroları vermek suretiyle ’Türkiye’yi gidin, bölün’ diyorlar. Silahlarını da veriyorlar. Siz bunları bizim bilmediğimizi mi zannediyorsunuz?”
‘Yapayalnız bıraktılar’
“DAİŞ kendi ülkelerinde eylem yaptığında dünyayı ayağa kaldıranlar Türkiye’yi aynı örgütle olan mücadelesinde yapayalnız bırakmıştır. Terör örgütleriyle böylesine kapsamlı bir mücadele yürüten ülkeye bu işten vazgeç, demek; terörün safında yer almakla eş değerdir. Türkiye’ye ’Terör tanımını yumuşat’, ’Terörist tanımını değiştir’ demek, ’Bu işten vazgeç’ demektir. 72 madde ileri sürdüler. İçine bir de terörü sıkıştırdılar. Nerede var bu? Şunu AB müktesebatı içinde bize göster bakalım. Vizenin şartları içinde bunlar mı var?”
‘Yeni yol tespit edeceğiz’
“Birliğin üyelik niyetini hala muhafaza eden Türkiye konusundaki çarpık ve ikircikli tutumundan vazgeçmesini bekliyoruz. Önümüzdeki dönemde ya AB ile birlikte ilişkilerimizi geliştirecek, bu yolu nihayete ulaştıracağız ya da kendimize yeni bir yol tespit edeceğiz. Şimdi Avrupalı dostlarımızın kararını bekleyeceğiz.”
Sınır ötesinde temizlik!
“Kilis’te yaşanan sıkıntılar sebebiyle sınırın diğer tarafını temizlemek için gerekli hazırlıklarımızı yapıyoruz ama henüz müttefiklerden özellikle de bölgede silah gücü bulunan ülkelerden arzu ettiğimiz desteği alabilmiş değiliz. Karşı taraftan atılan roketlerle her gün vatandaşlarımız şehit olurken müttefiklerden maalesef keyifleri el vermediği için daha ne bekleyeceğiz? Öyleyse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Kilis meselesi DAİŞ karşıtı koalisyonun samimiyetini ortaya koyacak bir turnusol kağıdı vazifesi görecektir.”
Kılıçdaroğlu’na ‘Kızılay’lı yanıt
“’Başkanlık sistemini kan dökmeden getiremezsiniz’ diyen bir siyasetçi milletin iradesine de içinde yer aldığı Meclis’e de ihanet etmiş demektir. Şu anda başkanlık sistemini uygulayanlar bunu kan dökerek mi yaptı? Mesele şu. Kan dökmek diktatörlerin, zalimlerin, katillerin bazen de meczupların işidir. Meclis’in kararı ve sonrasında milletin onayı meselesi olan bir konuyu getirip kanlı bir cümlenin içine yerleştiren kafa, açık söylüyorum; bu topraklara ait olamaz. Bu şahıs daha önce siyasi sapıklık emareleri göstermişti. Şimdi de siyasi sapkınlık işaretleri veriyor. Er geç bu milletin önüne bu yeni Anayasa gelecek. Başkanlık sistemi de gelecek. Kan ticaretine soyunanlar hiç boşuna heveslenmesinler. Kızılay dışında bir yere kan vermeyiz.”






