Gazete Vatan Logo
Gündem7 konuşmacı katıldı, 17 kişi izledi!

7 konuşmacı katıldı, 17 kişi izledi!

7 konuşmacı katıldı, 17 kişi izledi!

.

Haberin Devamı

İstanbul Üniversitesi (İÜ)
Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Bandırma’da
yaşlı ve kötü yapılmış çok sayıdaki binanın deprem sırasında büyük risk
oluşturduğunu belirterek, ”Bu binaların hızla belirlenerek gerekli önlemlerin
alınması zorunludur. Tüm Türkiye’de olduğu gibi Bandırma’da da deprem konusunda
ciddi bir önlem görülmüyor” dedi.

Gündoğdu, Bandırma ilçesinde 911 Arama Kurtarma ve Dağcılık Kulübü
tarafından düzenlenen ”Van Depremi Işığında Bandırma ve Yöresinin
Depremselliği” konulu panelde, Kuzey Anadolu Fayı’nın kollarının bulunması
nedeniyle Bandırma ve yöresinin de deprem riski taşıdığını söyledi.

Bandırma’nın, kayalık üzerinde kurulması nedeniyle zemin açısından iyi
durumda bulunmasının avantaj gibi gözükmesine karşın yine de önemli önlemlere
gereksinim duyduğunu ifade eden Gündoğdu, şöyle konuştu:

”Şunu da unutmamak gerekir ki depremler sırasında kayalar da rezonans
etkisi yaparlar. Bandırma Belediyesi’nde halen bir jeofizikçinin bulunmadığını
öğrenerek şaşırdım. Çünkü depremlerle ilgili olarak jeofizikçilerin, jeologlar
ile birlikte çalışma yapmaları gerekir. Kaymakamlık ve belediyelerin
koordinasyonundaki bu çalışmalara mühendisler, mimarlar ve yer bilimciler de
destek vermelidir. Bu çalışmalardan başarılı sonuçlar alınabilmesi, halkın da
desteğinin sağlanmasına bağlıdır. Ancak bu şekilde kentsel dönüşüm sağlanabilir.
Çünkü depremin de bir kültürü vardır. Bunu algılayamazsanız, başarılı
olamazsınız. Bandırma ve yöresinde gerçekleştirdiğim incelemelerin ışığında şunu
söyleyebilirim; Bandırma’da yaşlı ve kötü yapılmış çok sayıdaki bina, deprem
sırasında büyük risk oluşturmaktadır. Bu binaların hızla belirlenerek, gerekli
önlemlerin alınması zorunludur. Kısacası, tüm Türkiye’de olduğu gibi Bandırma’da
da deprem konusunda ciddi bir önlem görülmüyor.”

”Kapıdağ’da çökme”

Zonguldak Kara Elmas Üniversitesi Jeodeji ve Fotogrametri Bölümü öğretim
üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu da konuşmasında, Erdek ve yöresinde yapılan
çalışmalara bağlı olarak bölgenin depremselliği konusunda bilgi verdi.

Kapıdağ Yarımadası’nda iki fay hattının bulunduğuna dikkati çeken
Kutoğlu, ”Bu iki fayın birlikte mi, ayrı ayrı mı hareket ettiğini bilmiyoruz.
Ancak, bu fayların hareketi sonucunda Kapıdağ’ın, 2,5 yılda 11,2 santimetre yer
değiştirdiğini belirledik. Yani Kapıdağ’da, yıllık 5 santimetre hareketlilik
gözleniyor. Fayların yanal ve düzey yönlü bu hareketliliği Kapıdağ’da bir çökme,
yani batmaya yol açıyor. Kapıdağ’da, yıllık 1,6 santimetrelik çökme yaşanıyor. Bu
durum da deprem riskini gösteriyor” diye konuştu.

Kutoğlu, Erdek Körfezi’nde, genellikle iki yılda bir görülen deniz suyu
düzeyinin düşmesinin ise deprem göstergesiyle ilgisi bulunmadığını ifade ederek,
”Erdek’te denizde iki yılda bir görülen ve azami yıllık 20-30 santimetreyi bulan
çekilmeler üzerinde yaptığımız çalışmalar sonucunda bu değişikliklerin depremle
ilgisi bulunmadığını belirledik. Bu değişiklikler, atmosferin etkilerine bağlı
yükselme ve çekilmedir” görüşünü ifade etti.

Toplam 7 konuşmacının katıldığı paneli, 130 bin nüfusa sahip ilçede
sadece 17 kişinin izlemesi dikkati çekti.