Gebeler ve emziren anneler ve oruç tutabilir mi?

15 Mayıs 2020 Cuma - 16:26 | Son Güncelleme : 15 05 2020 - 16:26

Son yıllarda ramazan aylarının yaz dönemlerine denk gelmesinden dolayı 16 saati bulabilen açlık ve susuzluk süreleri olmaktadır. Bu durum hem anne hem anne karnındaki bebek için olumsuz olabilecek sonuçlara neden olabilmektedir.


Gebeler ve emziren anneler ve oruç tutabilir mi? Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Pınar Kadiroğulları konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.Bu soru doktorların da din adamlarının da genelde net cevap vermekten kaçındığı bir sorudur. Soru zordur çünkü bu soru genellenemez; her gebe ve emziren annenin tıbbi durumu farklılık arz eder ve cevap bu yüzden kişiye göre değişir.
 
Bu kadar uzun süreli açlık ve susuzluk anne adayında özellikle metabolik olumsuz sonuçlar doğurabilir. Açlığa bağlı annenin vücudunda; Kan şekeri düşmesi, Kanda insülin artışı, Kan yağlarında artış, Keton denen beynin kullandığı yağ asitlerinde artış, Tüm vücutta dolaşan, damar içi kan hacminin azalması, Kalpten pompalanan kanın azalması görülür. Susuz kalmaya bağlı annenin vücudunda; Vücut su dengesinin bozulması, Kanda, sodyum ve ürik asit artışı, Böbreklere giden kan akımında azalma, sonrasında, idrar çıkışında azalma görülür.
 
Bu kadar uzun süreli açlık ve susuzluğun anne karnındaki bebekte oluşturduğu olumsuz sonuçlar ise yapılan kontrollerde saptanabilir. Bebeğin anne karnında iyilik halinde olup olmadığını değerlendirdiğimiz testlerde bozulmalar olabilir; Bebek hareketlerinin azalması, Biyofizik profil diye adlandırdığımız testin bozulması. (Bebeğin kol ve bacak hareketlerinin, vücut hareketlerinin, solunumunun, suyunun, NST sinin değerlendirildiği test). Anne bebeğin hareketlerini daha az hissedebilir. Anne adayı, uzun süreli açlık gibi durumlara karşı, bebeği korumaya yönelik bazı savunmalar geliştirir. Anne adayının vücudu hemen bebeği korumaya alır ve yukarıdaki tüm olumsuzluklara karşı alarm sistemi geliştirir. Ama bu bebeği koruma annenin aleyhinedir. Kanı, beslenme için gereken maddeleri ve oksijeni, bebeğe gitmesi için rahme giden damara yönlendirir ama bunu diğer organlarından kanı çekme yani oraya giden kan akımını azaltma yoluyla yapar. Bunun sonucu olarak da, anne adayında; Halsizlik, bitkinlik, baygınlık hissi, kan basıncı düşmesi, baş ağrısı, kas gücünde azalma, bulantı görülebilir.
 
Bir yandan da anne karnındaki bebek, kendisi, plasentası yoluyla, rahimden gelen kan azalınca kendini korumak, bu kısıtlı kanı tasarruflu kullanabilmek için bazı yollar geliştirir;Kendi vücudundaki kan dağılımını yeniden düzenler, Hayati organlarına kan akımını sabit tutabilmek için daha az hayati organlarına olan kan akımını azaltır. Örneğin, beyni ve kalbine giden kan akımını sabit tutmaya çalışırken, böbreklerine ve kaslarına giden kan akımını azaltır. Bunu bu organlara giden damarları, büzme ya da gevşetme yoluyla yapar. 
Hem anne hem bebekteki bu koruma mekanizmaları uzayan açlık ve susuzluk nedeni ile dengeyi sağlayamaz ise sıkıntılar görülebilir. Bu sebeple oruç tutmak bireysel olarak değerlendirilmesi gereken ama genel olarak bebeği riske atmamak adına çok tavsiye edilmeyen bir durumdur. 
 
Emzirme döneminde ise, ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenen bir bebekle, 1 yaş ve daha sonrası, ek gıda da alıp sadece akşamları, ya da gün içinde emzirilen bebek için doğal olarak durum farklıdır. Yani bebeğin yaşı da önemlidir. Emzirme döneminde oruç tutmak, süt yapımı devam edeceği için, bebeğe zarar vermez. Aldığınız kalorinin oruç sırasında azalması, süt miktarını etkilemez. Bu durumda vücut, kısıtlanmış kaloriyi, kendini dinlenmeye alarak, enerji kullanımını dengelemeye çalışır. 24 saate kadar açlık, sütün miktarını veya beslenme değerini değiştirmez. Ama siz vücudunuzda, açlığın, halsizlik, sersemlik gibi bulgularını hissederseniz, tutmamanız sizin açınızdan daha doğru olacaktır. Dayanabiliyorsanız, süt miktarı veya besin değeri açısından bir değişiklik olmayacağı için, bebeğiniz etkilenmez. Annenin emzirme döneminde, oruçluyken kötü hissettiğindeki belirtileri, hamilelik dönemindekiyle aynıdır ve anne dayanamıyorsa yani halsizlik gibi bu belirtileri yaşıyorsa, tutmayıp, kaza etmesi daha uygun olacaktır. Bazı çalışmalarda, çinko magnezyum, kalsiyum gibi elementlerin anne sütündeki miktarı az bulunduğu için, bu açık, iftar-sahur arası kapatılmaya çalışılmalı ve bunlardan zengin gıdalar tüketilmelidir.
 
 

Ramazanda sağlıklı beslenmenin püf noktaları için tıklayın!