Türkiye Avrupa birincisi oldu! 200 milyar dolar gelir...
Oyuna yatırımda Türkiye Avrupa birincisi oldu. Türkiye'de yılın ilk yarısında toplamda 1,4 milyar dolar yatırım yapılırken, bunun dörtte biri oyun sektörünün oldu. Türk oyun sektörü, 2021 yılında 266 milyon dolar yatırım almıştı. Bu yılın ilk yarıyılında ise 333 milyon dolar yatırım alarak 6 ayda geçen yılın toplamını geride bıraktı. Böylece oyun yatırımlarında Avrupa birincisi oldu.

Yılın ilk 6 ayında yapılan 1,4 milyar dolarlık yatırımın dörtte biri oyun sektörüne oldu. Geçen yılın toplamını 6 ayda geride bırakan sektör yatırımda Avrupa birincisi oldu.

Türkiye’nin ardından 158 milyon dolarla İngiltere ikinci sırada yer alırken Norveç ise 60 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı.

Oyun sektöründe miktarın yüksek olmasında ise 3 girişimin etkisi büyük. Bunlar Dream Games (255 milyon dolar), Spyke Games (55 milyon dolar) ve Angelic (10 milyon dolar).

Dünya gazetesinin haberine göre, 2022’nin ilk yarıyılında 160 Türk girişimine yatırım yapıldı. Böylece yaklaşık olarak her gün yeni bir girişim yatırım almış oldu. Finans sektörü, 20 adet yatırımla ilk sırada yer aldı. Ardından 12’şer yatırımla oyun sektörü geldi. Yatırım adedi bakımından ilk sırada yer alan finans girişimleri, ortalama 1,35 milyon dolar yatırım aldı.

Girişim başına düşen ortalama yatırım miktarı oyun sektöründe 28 milyon dolar oldu. Böylece oyun sektörüne yapılan yatırımlar, e-ticaret ve finans sektörüne yapılan toplam yatırımın 4 katını geçti. Ancak yatırım adetleri geçen yılın altında kaldı.

Türkiye oyun pazarının büyüklüğü geçen yıl 1.2 milyar dolara yükselmiş, dijital oyuncu sayısı da 42 milyon olmuştu. Pandemide ivme kazanan alanlardan biri olan oyun pazarının 2021 yılında global büyüklüğü 176 milyar dolara ulaşmıştı.

Bunun 90 milyar doları mobil oyunlardan geliyor. Bu yılın sonunda ise Rusya ve Ukrayna pazarının olumsuz etkilerinden sıyrılabilirse oyun pazarının büyüklüğünü 200 milyar doları geçmesi bekleniyor. Newzoo’nun yayınladığı verilere göre global oyuncu sayısının sene sonunda 3,09 milyar oyuncuya ulaşacağı belirtiliyor.

Haberde yer alan verilere göre, haziran ayında tüm platformlardaki oyun alışverişleri hem önceki aya, hem de geçen yılın aynı ayına göre büyük yükselişe geçti.

Böylelikle mayıs ayına göre yüzde 12, 2021’nin haziran ayına göre ise yüzde 27 bir artış gerçekleşti. Oyun alışverişlerindeki en büyük artışın mobil kategorisinde olduğu belirtilirken PC ve konsol oyunu alışverişleri de diğer aylara göre artış gösterdi.

PC oyunlarının satışlarındaki artış nisan ayında yüzde 26, mayıs ayında 24, haziranda ayında ise yüzde 23 oldu. Konsol oyunlarının satışları, 3 ay boyunca yüzde 14’te kalırken, mobil oyun satışları, nisan ayında yüzde 60, mayıs ayında yüzde 62, haziran ayında yüzde 63 arttı.

Gelişen oyun dünyasında Türk yapımlarının da yer alması gelecekte birçok yeni Türk oyununun geliştirileceğinin habercisi diyebiliriz. Türk geliştiriciler tarafından tasarlanan kimi oyunlar oldukça beğenilse de bazıları istediği dönüşleri alamıyor. Yine de Türk geliştiricilerin küresel oyun sektörüne yavaş yavaş adapte olması bizler için oldukça umut verici.

Zamana karşı yarıştığımız Remnants of Naezith, Türk geliştiriciler için ilham kaynağı olacak türden bir oyun. Sahip olduğu mekaniklerle de oynanış konusunda büyük bir çeşitlilik sunuyor. Bu nedenle, geliştirici ekibin daha da iyi işler ortaya çıkarabileceğini gösteren bir yapım demek hiç yanlış olmayacaktır.
Oyunun oldukça sürükleyici bir hikayesi de bulunuyor. Eski çağlarda yaşayan güçlü bir ejderhanın kalıntıları karakterimiz Kayra’nın eline geçiyor. Bizlere düşen görev ise kalıntıların düşmanların eline geçmemesini sağlamak ve kalıntıları yok etmek. İyi bir akışa sahip oyun mekanikleri sayesinde hızlı ve aksiyonlu bir deneyim yaşatıyor.
Genel olarak başarılı bulduğumuz oyun pek çok saygın dergiden de yüksek puan almaya hak kazanıyor. Hız tabanlı bir platform oyunu olan Remnants of Naezith, hızlı bir oyun arayanlar için ideal bir şekilde karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda anlattığı hikayeyi de göz ardı etmemek gerek. Speedrun seven oyuncular için özel bir mod bulunduğunu da belirtelim.

Son yılların en iyi Türk oyunlarından biri olan Tartarus aksiyon ve bulmaca türünün ülkemizdeki öncülerinden. Oyunun yapım ekibi gözünü geleceğe dikip karakterimizi uzayda yer alan bir maden ve araştırma gemisine gönderiyor. Ancak, Tartarus isimli bu gemide işler pek yolunda gitmiyor ve sorunları çözmek karakterimizin görevi oluyor.
Oyun gelecekte geçiyor. 2230 yılında bir maden gemisindeki mürettebatın hikayesini konu alıyor. Neptün yakınlarında bir anda faal hale gelen güvenlik protokolü mürettebatı zor durumda bırakıyor. Hayatta kalmalarını sağlayacak unsur ise geminin tüm sistemlerini tekrar faal hale getirmek oluyor.
Geliştiriciler oyundaki ana karakteri geminin maden operatörü Cooper olarak tercih etmiş. Bir başka deyişle herhangi bir kaptanlık ya da mühendislik bilgisi bulunmayan deneyimsiz biri ile gemiyi tekrar çalışır hale getirmemiz gerekiyor. Retro bir atmosfere sahip olduğu ifade edilen oyun başarılı bir hikayeye de sahip.
Birinci şahıs olarak canlandırdığımız Cooper ile bazı bulmacaları çözmemiz gerekiyor. Geminin tekrar çalışması için kodlar yazarak mürettebatı kurtarmak oyundaki ana hedef oluyor. Tartarus’u geliştiren ekipten ayrılan birkaç isim olsa da yollarına oyun geliştiricisi olarak devam etmeleri Türk oyun sektörü için çok iyi bir haber.

Monochroma geliştiricileri, Playdead firmasının bir oyunu olan Limbo’dan esinlenerek ve olumlu yanlarını alarak bizlere güzel bir oyun sunmuş diyebiliriz. Hatta Monochroma, Limbo’dan aldıklarının üstüne koyup kendine özel bir atmosfer yaratmayı da başarmış.
Siyah ve beyaz renklerinin yoğun olduğu bu oyunda robot üretilen bir fabrikaya konuk oluyoruz. Küçük kardeşi yürüyemediği için onu sırtında taşıyan ağabeyi ile bir yolculuk gerçekleştiriyoruz. İki kardeşin bu fabrikada görmemesi gereken şeyleri görmesinin ardından uzun soluklu bir macera başlıyor. Bu macera boyunca herhangi bir söz veya yazı oyunda yer almıyor.
Dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan biri küçük kardeş ile büyük kardeşin ilişkisi oluyor. Sırtında taşıdığı kardeşi karanlıktan korktuğu için yalnızca ışıkların altında onu bırakabiliyor. Ancak kardeşini sırtından indirdiğinde çok daha hızlı hareket ediyor. Oyundaki bulmacaları çözmenin önemli anahtarlarından birisi bu oluyor.
Eğer Limbo ve Inside oyunlarından etkilendiyseniz, Monochroma’ya da bakmanızda fayda var. Oyunun tamamının Türkiye’de geliştirildiği de ifade ediliyor. Yaklaşık 6 saatlik bir oynanışa sahip olan oyun eşsiz bir görsel şölen sağlıyor.

Grafikleriyle ön plana çıkan bir oyun ile en iyi Türk yapımı oyunlar listemize devam ediyoruz. Kısaca ifade etmek gerekirse Macrotis, bir bulmaca oyunu. Başarılı platform ögelerine sahip olan oyun görsellikten de kısmıyor ve iyi bir yapım olarak karşımıza çıkıyor.
Duvarların diğer yüzüne geçebilme gibi yeteneklerimizin olduğu bu oyunda kaybolan yavrularımızın peşine düşüyoruz. Bitmek bilmez yağmurlar nedeniyle oluşan bir sel yavrularımızı bizden ayırıyor. Bizim oynadığımız karakter ise bir anne tavşan oluyor.
Oyunda düşünmenizi sağlayacak bulmacalar yer alıyor. Aynı zamanda oyunun sona ermesine neden olacak öldürücü seviyede tuzaklar da Macrotis’in bir parçası. En önemlisi ise oyunun genel atmosferi oluyor. Başarılı grafiklerle ve eş seviyede müziklerle oyun sizi etkisi altına alıyor.
Bazı bulmacaların ardından ilerleyen bölüm tasarımıyla da hoş bir yapım diye ekleyelim. Öte yandan, oyunu geliştiren ekip de yurt dışında beklenen etkiyi maalesef gösteremedi. Umarız gelecek oyunları daha büyük başarı yakalayacaktır.

Yalnızca Türkiye’de değil dünya genelinde yankı yapmış bir oyun ile devam ediyoruz. Üç Türk geliştiricinin kurduğu Crytek, Far Cry ile zamanında oldukça büyük bir çıkış yapmıştı. Far Cry çıkış yaptığı dönemde grafikleriyle ve mekanikleriyle belki de rakipsizdi.
Oyunun başarısının ardından seriye Ubisoft firmasının yolu gözüktü. Serinin Ubisoft tarafından yapılan diğer oyunları da iyi çıkış yaptı. Geçmişten günümüze Far Cry oyunları oyuncuların ilgisini çekti. Hatta çekmeye devam ediyor. Far Cry 3’te anlatılan hikaye ile ödüllere layık görülen seri başarısını Far Cry 5 ve Far Cry 6 ile devam ettiriyor.
En iyi Türk yapımı oyunlar listemizde yer alan yapım ise orijinal Far Cry oyunu oluyor. Günümüze göre biraz eskimiş dursa da Türk yapımı bir oyun arıyorsanız Far Cry’a göz atabilirsiniz. Bu efsanenin başlangıç noktasını deneyimlemek için de iyi bir tercih olacaktır.

Far Cry’ın görünmeyen tarafında olan üç Türk geliştirici, Crysis serisinin de başlamasında büyük bir rol oynuyor. Crysis çıkış yaptığı dönemde sistemleri en zorlayan oyunlardan biriydi. Yeni sürümüyle de sistemleri zorlamaya devam etti ve o Türkçe dublajın tadını bizlere tekrardan verdi.
Warhead, Crysis 2 ve Crysis 3 ile biten serinin yeni bir devam oyunu gelmeyecek gibi duruyor. Oyuncular tarafından her ne kadar beğenilse de geliştirici ekipten şimdiye kadar bir ses yok. Umarız Crytek, yeni oyunlarla bizleri mutlu etmeye devam eder.
Her ne kadar yeni oyun sayılmasa da şirketin yaptığı son duyurular bir projeyi ortaya çıkarıyor. Tüm serinin “remastered” sürümlerinin piyasaya sürüldüğü biliniyor. Böylece Crysis serisini günümüz şartlarında oynamak isteyenler için eşsiz bir fırsat kendini gösteriyor.

The Last of Us serisini andıran Türk yapımı Potentia, 12 Şubat 2021 tarihinde çıkışını yaptı. Küçük bir ekip tarafından geliştirilen oyunun, The Last of Us gibi ödüllere doyamayan bir oyunu örnek alırken detaylardaki, diyaloglardaki ve oynanış mekaniklerindeki eksikleri biraz göze batsa da fena bir yapım olmadığını söyleyelim.
Oyundaki karakterimiz Viktor’a zorlu bir dünyada eşlik ediyoruz. Uzun yıllar süren bir soğuk savaşın ardından ortaya çıkan bir enerji çoğu insanı ortadan kaldırıyor. Bu yeni düzen ile birlikte insanlar çok daha içgüdüsel davranıyor ve hayatta kalmak için amansız bir savaşa giriyor.
Oyundaki ilerleme biçimini de oyuncu tercih edebiliyor. İsteyen oyuncular gizli bir şekilde oyunu bitirebiliyor. Ancak dileyen kişiler aksiyonu sonuna kadar yaşamak için çatışarak ilerleyebiliyor. Bu anlamda oyuncuya bir tercih sunulması son derece yerinde olmuş.
Bu oyunun bağımsız bir ekip tarafından geliştirildiği düşünülürse gelecek diğer oyunların arkasında büyük bir potansiyel olduğunu umuyoruz. Ekibin çalışmalarını merakla bekliyor ve diğer oyunumuza geçiyoruz.

En iyi Türk yapımı oyunlar listemize iki adet efsaneleşmiş oyun ile devam ediyoruz. Mount & Blade serisi, dünya genelinde adını duyurmuş oyunlar arasında yer alıyor. Öyle ki serinin yeni oyunlarını heyecanla bekleyen bir kitle bile mevcut. Biz de listemizde iki oyunu ayrı ayrı ele almak istedik.
Listemizdeki ilk Mount & Blade oyunu Mount & Blade: Warband oluyor. Kalradya’da geçen oyunda hikayesini bizim oluşturduğumuz bir karakter ile tahta geçmeye çalışıyoruz. Oyunda yer alan farklı krallıklar ile mücadele halinde olduğumuz Mount & Blade: Warband, karşımıza pek çok farklı düşman da çıkarıyor.
Oyunda yer alan köylerden bizim yanımızda savaşacak gönüllü askerler toplayabiliyoruz. Ayrıca farklı şehirlerde gezen yoldaşlar ile de gücümüze güç katabiliyoruz. İsteyen oyuncular hakkı yenmiş bir prensin ya da sürgün edilmiş bir soylunun davasına ortak olabiliyor.
Genel olarak çok farklı oynanış imkanları sunduğunu belirtmekte fayda var. Warband dünyasına daldığınız anda saatlerinize geçireceğinize hiç şüphe yok. Savaşlar, dövüşler, turnuvalar ve kuşatmalar ile dolu bu dünyaya daha önce adım atmadıysanız denemenizi şiddetle tavsiye ediyoruz.

En iyi Türk yapımı oyunlar listemizde yer alan ikinci Mount & Blade oyunu Mount & Blade II: Bannerlord oluyor. Warband’in ardından yakaladığı başarıyı daha da yükseklere taşımak isteyen TaleWorlds Entertainment, 2020 yılında Bannerlord ile karşımıza çıkıyor.
Oyundaki en önemli değişikliklerden birisi Warband’in 200 yıl öncesinde geçmesidir. Bu sayede Kalradya dünyasına bambaşka bir bakış atmaya olanak sağlar. Aynı zamanda bu haritada yer alan krallıkların da farklı olduğunu görmek mümkün. Warband döneminde gördüğümüz Kalradya’nın öncesinde at koşturmak isteyenler için harika bir oynanış sunduğunu belirtelim.
Oyunda ilk dikkat çeken unsur şüphesiz grafikler oluyor. Zamanın getirdiği teknolojiler ile birlikte oyunun çok daha başarılı grafiklere sahip olduğunu belirtmek gerek. Bunun haricinde oyunun önemli bazı unsurlarının da değiştiğini belirtmek yanlış olmaz. Özellikle karakter oluşturma aşamasında çok daha detaylı bir sistem karşımıza çıkıyor.
Mount & Blade serisinin en önemli bir başka özelliği ise mod desteği oluyor. Oyunda yer alan farklı modlar ile daha da eğlenceli bir oynanış oyunculara sunuluyor. Şimdilik erken erişimde olan Bannerlord, hala ufak buglara sahip. Yine de oynanışı tamamen baltalamadığını ve oynamaya müsait olduğunu söylemek mümkün.

2016 yılında çıkışını yapan gerçek zamanlı bir strateji oyunu Overfall. Oyun rakiplerine göre biraz daha canlı grafiklere sahip. Ek olarak, basit yapısıyla da oyuncuların ilgi odağı oluyor. Aynı zamanda oyunda RPG öğelerinin bulunduğunu da söylemek yanlış olmaz.
Oyunda iki farklı karakteri yönlendirmekle görevliyiz. Bu karakterlerin çıktığı macera ise kayıp krallarını aramak için oluyor. Oldukça farklı insanlar ile karşılaşacağımız bu yolda tehlike peşimizi bırakmıyor. Oyunda yeni silahlar ve yetenekler açarak ilerliyor ve kralı arama maceramıza devam ediyoruz. Hatta yeni karakterler bile oyunda karşımıza çıkıyor.
Eğer bağımsız geliştiricileri desteklemek istiyorsanız Overfall’a kesinlikle göz atmanızı tavsiye ederiz. Türk oyun geliştiricilerin strateji oyunlarına da ağırlık verdiğini görmek bizleri sevindirdi. Ancak oyunda Türkçe desteği bulunmadığını da dile getirmek gerek.

Alchemist’s Castle, bize Yüzüklerin Efendisi serisini hatırlatan bir yapım. Oyunda, felsefe taşını bulduktan sonra güçlerini kötüye kullanan bir simyacıyla savaşıyoruz. Biz, bu simyacının eski bir çırağı olan karakteri canlandırıyoruz. Metroidvania yapısında olan bu platform oyunu son derece eğlenceli bir oynanış sunuyor.
Türkçesi Simyacı’nın Kalesi olan oyunda birçok gizemi keşfediyoruz. Fazlasıyla sürükleyici bir hikayeye sahip olan oyunda farklı eşyaları bularak oyunu tamamlamak ana görevimiz. Oldukça basit ve hikâye odaklı bir oyun Alchemist’s Castle. Üstelik, 2,10 TL Steam fiyatıyla da denemeye kesinlikle değer bir oyun.



