Kanser hastalığının yeni ilacı, şeker ve tansiyon şifası! Mide bulantısını ve hazımsızlığı anında bitiriyor, A, B1, B2, E, ve K vitaminleri...
Doğu Anadolu Bölgesi genelinde her yıl bahar aylarında dağlardan toplanan ve birçok hastalığa şifa olduğu söylenen ışgın, bu yıl da pazarcı tezgahlarındaki yerini aldı. C vitamini açısından zengin olan ışgın, aynı zamanda A, B1, B2, E ve K vitaminlerini de içermektedir. Işgın kırmızı sebzelerde yer alan polifenoller bakımından zengin bir sebzedir. Dolayısıyla antioksidan özellik göstermekte ve serbest radikallerin (toksinlerin) vücuttan uzaklaştırılmasında yardımcı olmaktadır.

Erzincan’da kilosu 50 TL’den satılmaya başlanan ışgın, her yıl Nisan ve Mayıs aylarında dağlardan toplanarak kent merkezindeki tezgahlarda yerini alıyor. Erzincanlı vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği ışkın, bölgenin birçok yerinde ışgın, ekşi ışgın, uçkun isimleri ile de biliniyor.

Atlanta Üniversitesinin yaptığı araştırmalar sonucunda kanser hastalığının yeni bir ilacı olarak nitelendirilmeye başlanan ışkının ünü Amerika’ya kadar yayılmış durumda.

Yöre insanı tarafından kanser hastalığının yanı sıra diğer birçok hastalığın tedavisinde kullanılan ışkın otunun boyu, yaklaşık 40 santim ile 150 santim arasında değişiyor.

Bol miktarda C vitamini barındıran ışkın, aynı zamanda A, B1, B2, E, ve K vitaminleri bakımından da zengin olup taze tüketildiğinde mide bulantısına ve hazımsızlığa iyi geldiği söyleniyor.

Ayrıca grip ve ateşli hastalıklara karşı tedavi edici etkisi olduğu belirtiliyor.

Erzincan’da yaklaşık 15-20 yıldır bahar aylarında dağların yüksek kesimlerinde ışkın toplayıp tezgahında sattığını söyleyen seyyar satıcı, "Şu anda kilosunu 50 TL'ye satıyoruz.

Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre kanser ve diğer birçok hastalığa da iyi geldiğinin bilimsel olarak da kanıtlanması ile beraber talep oldukça artmış durumda.

Bununla beraber çoğu müşterimiz gelip alıp batı illerine götürüyor. Çoğu bunu tedavi amaçlı olarak kullanmaya başladı. Önümüzdeki günlerde havaların iyice ısınması ile birlikte daha çok getirmeye başlayacağız.

Özellikle ışkın köküne olan talep de çok arttı. Fiyat şu anda biraz pahalı. Ama ilerleyen zamanda uygun fiyatlara düşer" şeklinde konuştu.

Erzincan’da yaklaşık 15 yıldır aktarlık yaptığını dile getiren Mehmet Ali Sönmez de özellikle ışkın kökünün çok faydalı olduğunu ifade ederek, "Işkın tansiyon, kolestrol gibi hastalıklara iyi geliyor. Ayrıca kanserli hücrelerin oluşmasını da engelliyor. Bu son zamanlarda yapılan bilimsel araştırmalarla da kansere iyi geldiği de ortaya kondu. Böyle olunca ışkına olan talep gittikçe arttı. Biz buradan il dışına da yurt dışına da göndermeye başladık. Özellikle bizden kökünü isteyenler çok oluyor." dedi.

Son zamanlarda kansere bile çare olduğu öne sürülen bir besin gündemi meşgul etmektedir: Işgın. Halk arasında ışkın, eşgın, uşkun, uçkun, rebes, hatta yayla muzu gibi farklı adlarla da anılmakta olan ışgın; kuzugiller familyasından 1000 – 4000 m rakımda yetişen, karların erimesiyle birlikte mayıs ve haziran aylarında fil kulağına benzeyen yaprakları olan, sarımsı beyaz çiçek açan, 40 – 150 cm boylarında çok yıllık, otsu bir bitkidir. Dağılım alanı; başta Erzurum olmak üzere Muş, Bingöl, Malatya, Sivas yöreleridir. Meyvesi ise geniş kırmızımsı ve kahverengi kanatlı olup, üç köşeli bir yapıya sahiptir.

C vitamini açısından zengin olan ışgın, aynı zamanda A, B1, B2, E ve K vitaminlerini de içermektedir. Işgın kırmızı sebzelerde yer alan polifenoller bakımından zengin bir sebzedir. Dolayısıyla antioksidan özellik göstermekte ve serbest radikallerin (toksinlerin) vücuttan uzaklaştırılmasında yardımcı olmaktadır.

Bilimsel adı ise “Reun Ribes”dir. Özellikle kanser ile mücadelede kullanılan bu şifa kaynağı bitki, hücrelerin yenilenmesinde ve gelişmesinde önem teşkil eder.

İçeriğinde kimyasal maddeler barındırdığı tespit edilen bitki, birçok ciddi hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Özellikle lösemi kanserinin önlenmesinde ve tedavisinde faydalı olan Reun Ribes; mideyi rahatlatır ve sindirimi kolaylaştırır, aynı zamanda kusmayı da önlemektedir.

Şeker, tansiyon hastalıklarına da deva olan ışgın, afrodizyak özelliğine de sahiptir. Kabızlığı gidermede başarılı olmasının yanı sıra, astım, nefes darlığı, soğuk algınlığı, ishal, hemoroit, ülser gibi vakalara da iyi gelmektedir.

Grip, ateşli hastalıklar, böbrek rahatsızlığı, yorgunluk, uykusuzluk, stres gibi etmenlere de büyük yararı dokunmaktadır. Ve özellikle kan şekerini düzene sokmakta başarılıdır.

İştah açma özelliğine sahip olan bitki, kişinin kendini zinde ve dinç hissetmesini sağlamaktadır. Özellikle hamilelik esnasında oluşan lekeler için fayda sağlar.Kabuklarının iç kısmını lekeli bölgeye sürerek vücudunuzdaki lekelerden kurtulabilirsiniz.

Kolesterolü düşürme de fayda sağlayan ışgın, kalp rahatsızlarının oluşmasını engellemektedir. Kırışıklıkları gideren ve cildi yenileyen bitki, yaşlanmanın da önüne geçmektedir. Bağışıklık sistemini güçlendirerek, daha sağlıklı bir bünyeye sahip olmanızı sağlar.

Bir besinin, besin takviyesinin veya ilacın sağlık için faydalı etkiler gösterdiği yüzler, binler, hatta on binler kişi üzerinde yapılan bilimsel çalışmaların neticesinde hazırlanan makalelerin, hakemli bilimsel dergilerde yayımlanması, oluşturulan meta – analizler sonucu literatürlere geçmesi ile “kanıta dayalı tıp” başlığı altında uzmanlarca onay alması neticesinde bireylere veya topluma önerilmesi söz konusu olmalıdır. Küçük çapta gözlemler yapılarak bir ürüne iyi ya da kötü şeklinde yorumlar yapmak, yazılı veya görsel medyada, hele ki sosyal medyada yerlere, göklere sığdıramadan reklam yapmak sağlık ile asla örtüşmemektedir. Kaldı ki bir besin veya ürün için yapılacak açıklamalarda “yardımcı olabilir” ya da “fayda sağlayabilir” gibi yumuşak tabirler kullanılması, halkı yanıltmamak ve yanlış bir şekilde yönlendirmemek adına son derece önemlidir. “Kanserden korur, şekeri dengeler, yaşlanmayı önler” gibi ifadeler kesinlikle kabul edilemez.



