Sadece Edirne'de yetişiyor! Talebe yetişemiyorlar, büyük marketler sıraya girdi
Edirne'nin Karaağaç Mahallesi'nde ata tohumuyla, tamamen doğal yöntemlerle yetiştirilen ve tava ciğerinin vazgeçilmez garnitürü olarak bilinen acı biberin hasadı başladı. Kimyasal kullanılmadan üretilen ve yılda sadece iki kez hasat edilen biber, artan talep nedeniyle ulusal marketlerin raflarına taşınırken, üreticiler siparişlere yetişmekte zorlandıklarını belirtiyor.

Edirne'nin Karaağaç Mahallesi'nde üreticiler, tava ciğerin yanında ana garnitür olarak sunulan acı biber için hasat mesaisine Trakya'nın 9/8'lik oyun havalarıyla başladı. Kentin meşhur tava ciğerinin yanında adını duyuran ve sadece Yunanistan sınırındaki Karaağaç Mahallesi'ndeki tarlalarda yetişen biber, hasat edildikten sonra iplere dizilip gölgede kurutulacak. Hasat etkinliğine Edirne Valisi Yunus Sezer, Belediye Başkanı Filiz Gencan ve AK Parti İl Başkanı Belgin İba da katıldı. Vali Sezer ve Belediye Başkanı Gencan, işçilerle sohbet ederek hasat yapmalarına yardım etti.

Edirne Valisi Yunus Sezer, Karaağaç acı biberinin yetiştirilmesi ve hazırlanması süreçlerinin zorluğuna dikkat çekerek, “Hem ekimi zor, hem hasadı zor, hem de kurutularak sofralara gelmesi çok meşakkatli bir süreci olan ama gastronomiyle ilgilenen bütün otoritelerin üzerinde anlaştıkları müthiş güzel bir acı lezzeti. Zor devam ettirilen bir süreç bu ama üreticilerimiz ısrarla bunun üzerinde duruyorlar ve son yıllarda da artık talebe yetişemiyoruz. Tava ciğerin yanında muhakkak kırmızı kurutulmuş Karaağaç acı biberimiz de ikram ediliyor. Artık ulusal marketlerden de çok yoğun bir talep var. Bunu birçok gönüllümüzle artık ekiliş alanlarını da arttırma, bunu bir sanayileşmeye dönüştürmek istiyoruz” dedi.

Ata tohumundan üretimin devam etmesi gerektiğine vurgu yapan Vali Sezer, “Bu ata tohumu, yüzyıllardır devam eden ve bugüne kadar gelen bir tohum. Bunun devam ettirilmesi bizim açımızdan çok önemli. Türkiye'nin çok önemli değeri. Fark edilmesi ve herkes tarafından korunması gereken çok önemli bir değer. Bunu inşallah burada tava ciğerle adını duyurdu ama bütün ulusal marketlerle beraber de devam ettirilmesini arzu ediyoruz. Diğer biberlerden farklı olarak tabii kimyasal hiç kullanılmıyor. Tamamen ata tohumu, yine hayvan gübresiyle besleniyor ve 2 defa hasat alınıyor. Dolayısıyla verimi de sınırlı. Meşakkati de ona göre daha fazla. Dolayısıyla kendisini kıymetli kılan da bu” diye konuştu.

Üretici Tunahan Ule, bu yıl mevsim şartlarının da iyi gitmesiyle iyi verim beklediklerini söyleyerek, “Geçtiğimiz yıl çok aşırı sıcaklar vardı ve zorluk yaşadık ama bu yıl tam biberin istediği hava şartları oluştu. Biz de elimizden geldiğince ilgileniyoruz. Biz ata tohumuyla üretim yapıyoruz. Hayvan gübresini atıyoruz. Ata tohumunun tek istediği şey hayvan gübresi. Bir sezonda 2 kez hasat yapıyoruz. Biberimiz şu anda bütün büyük marketlere gidiyor. Yurt dışına gidiyor. Yani bu sadece ciğerin veya köftenin yanında servis edilen bir şey değil artık. Bütün lokantalarda kullanılıyor, bütün yemeklerin yanında var” dedi.

Hasat mesaisinde çalışan işçilerden İpek Çinko, “Her yıl biber hasadı olduğu zaman geliyoruz. Sabah erken saatte geliyoruz, akşam 5’e kadar çalışıyoruz. Sıcağa da artık alıştık, etkilemiyor bizi. Mecburuz, ekmek paramız sonuç olarak. Ben yemesini de seviyorum, kendim de yiyorum” ifadelerini kullandı.

