Niğde’de tarih yeniden canlanıyor: Antik Çağdan günümüze uzanan kültür rotası ziyaretçilerini bekliyor
Türkiye’nin köklü geçmişe sahip kentlerinden Niğde, farklı medeniyetlerden günümüze ulaşan tarihi yapılarıyla kültür turizminde yeni bir rota kazanıyor. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) yürütücülüğünü üstlendiği Kadim Şehirler Yolu projesinin ikinci rotası “Kadim Şehirler Yolu: Aksaray, Niğde, Kayseri (Bilinmeyen Kapadokya)”, üç kenti aynı kültür rotasında buluşturuyor. Üç tam gün olarak planlanan rota, Kapadokya’nın daha az bilinen tarihi, kültürel ve doğal değerlerini keşfetmek isteyen ziyaretçilere farklı bir deneyim sunuyor.

Aksaray, Niğde ve Kayseri valiliklerinin katkılarıyla oluşturulan rota kapsamında bölgenin turizm potansiyelinin daha geniş alana yayılması ve daha az bilinen değerlerin turizme kazandırılması hedefleniyor. Yeni rota, iç turizm acentelerinin paket programlarına dahil edilerek satış kanallarında da yer alacak.

OSMANLI’NIN ÇARŞI KÜLTÜRÜ BEDESTEN’DE
Niğde’nin Kale Mahallesi’nde bulunan ve 16. yüzyılda Osmanlı Sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa tarafından yaptırılan tarihi bedesten, restorasyon çalışmalarının ardından Niğde Belediyesi Bedesten Kent Müzesi olarak hizmet veriyor.Kent sakinlerinin bağışladığı etnografik eserlerin yanı sıra geleneksel zanaatları yansıtan balmumu heykeller ve interaktif sergi alanlarının yer aldığı müze, ziyaretçilerine Osmanlı döneminin çarşı kültürünü yakından tanıma fırsatı sunuyor.Tarihi bedesten, kentin geçmişteki ticari ve sosyal yaşamına ilişkin izleri günümüze taşımasıyla Kadim Şehirler Yolu’nun Niğde’deki önemli duraklarından biri olarak öne çıkıyor.

TARİHİ KİLİSEDEN KÜTÜPHANEYE
Niğde’nin tarihi dokusunu günümüze taşıyan yapılardan biri de Eski Saray Mahallesi’ndeki Kale 100. Yıl Halk Kütüphanesi. 1861 yılında inşa edilen Yahya Peygamber (Prodromos) Rum Kilisesi, gerçekleştirilen restorasyonun ardından kütüphane olarak yeniden şehre kazandırıldı. Taş sütunları, yüksek kemerli tavanı ve tarihi mimarisiyle dikkat çeken yapı, bugün öğrenci ve kitapseverlere farklı bir ortamda çalışma imkanı sağlıyor.

GÜMÜŞLER’DE YÜZLERCE YILLIK TEBESSÜM: “GÜLEN MERYEM”
Kadim Şehirler Yolu’nun Niğde bölümünde öne çıkan duraklardan biri de Gümüşler beldesindeki Gümüşler Manastırı. Kayaların oyulmasıyla oluşturulan manastır ve yerleşim alanı, bölgenin erken dönem Hristiyanlık mirasını günümüze taşıyor. Manastırın kaya içine oyulmuş kilisesinde yer alan freskler arasında ise “Gülen Meryem” freski, ziyaretçilerin en fazla dikkatini çeken eserlerden biri olarak öne çıkıyor.Meryem Ana’nın yüzündeki tebessümle tasvir edildiği fresk, Kapadokya’daki dini sanatın dikkat çekici örnekleri arasında gösteriliyor. Meryem Ana’nın Hz. İsa ile birlikte tasvir edildiği sahnede figürlerin yüz ifadeleri ve freskin anlatımındaki canlılık dikkat çekiyor.“Gülen Meryem”i farklı kılan en önemli ayrıntılardan biri, Meryem Ana’nın klasik dini tasvirlerdeki ciddi ve durağan ifadelerinin aksine tebessüm eden bir yüzle betimlenmesi. Bu özelliğiyle fresk, Gümüşler Mnastırı’nın en akılda kalan sanatsal unsurlarından biri haline geliyor.Manastırın kaya odaları, avlusu ve kilisesiyle oluşturduğu bütünlük ise ziyaretçilere yalnızca tarihi bir yapı değil, kayalara oyulmuş bir yaşam alanını da keşfetme imkanı sunuyor.

ROMA’NIN SU MÜHENDİSLİĞİ BOR’DA
Niğde merkezden güneye doğru ilerleyen ziyaretçileri ise Roma döneminden günümüze ulaşan önemli yapılar karşılıyor. Bor ilçesine bağlı Bahçeli beldesinde bulunan Antik Roma Havuzu, MS 2. yüzyılda Roma İmparatorları Trajan ve Hadrian dönemlerinde inşa edildi.Yaklaşık 65 metre uzunluğunda ve 22,5 metre genişliğindeki havuz, doğal yeraltı su kaynağının üzerine kurulmasıyla dönemin su mühendisliği konusunda önemli ipuçları veriyor. Roma Havuzu’ndan elde edilen suyun antik Tyana kentine ulaştırılması amacıyla inşa edilen Tyana Su Kemerleri ise Kemerhisar beldesinde ziyaretçilerini karşılıyor. Yaklaşık 4,3 kilometrelik su kemeri sisteminin günümüzde yaklaşık 1,5 kilometrelik bölümü ayakta bulunuyor.Dev taş bloklardan oluşan kemerler, Roma döneminin su taşıma sistemini gözler önüne sererken fotoğraf tutkunlarına da etkileyici görüntüler sunuyor.

ÜÇ ŞEHİR, TEK ROTA: “BİLİNMEYEN KAPADOKYA”
Aksaray, Niğde ve Kayseri’yi üç günlük bir kültür rotasında buluşturan “Kadim Şehirler Yolu: Aksaray, Niğde, Kayseri (Bilinmeyen Kapadokya)”, Kapadokya algısını bölgenin daha az bilinen değerleriyle genişletmeyi amaçlıyor.TGA’nın yürütücülüğünde, üç ilin valiliklerinin katkılarıyla oluşturulan rota; tarihi yapıları, dini mirası, Roma döneminden kalan eserleri ve doğal değerleri aynı gezi deneyiminde buluşturuyor.Niğde ayağında Bedesten Kent Müzesi, Kale 100. Yıl Halk Kütüphanesi, Gümüşler Manastırı, Antik Roma Havuzu ve Tyana Su Kemerleri gibi farklı dönemlere ait duraklar yer alıyor.Yeni rotanın iç turizm acenteleri tarafından paket programlara dahil edilmesiyle Aksaray, Niğde ve Kayseri’nin kültür turizmindeki görünürlüğünün artırılması ve bölgenin daha az bilinen değerlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor.Osmanlı’dan Roma’ya, erken Hristiyanlık mirasından günümüze uzanan Niğde rotası; taş yapıları, kaya yerleşimleri, antik su sistemleri ve yüzlerce yıllık “Gülen Meryem” freskiyle ziyaretçilerine farklı medeniyetlerin izlerini aynı coğrafyada sürme fırsatı sunuyor.






