Narin'in ağabeyinin kolundaki ısırıkla ilgili Adli Tıp raporu tamamlandı
Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu, 21 Ağustos'ta kaybolan ve 8 Eylül'de Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'ndeki dere yatağında cansız bedeni bulunan Narin Güran'ın ağabeyi Enes Güran'ın kolundaki ısırığa ilişkin raporu tamamladı.

Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından Narin Güran cinayetinin tutuklularından ağabeyi Enes Güran'ın kolundaki diş izlerinin kime ait olduğuna ilişkin raporu paylaşıldı.

Soruşturmanın ilk günlerinde yapılan incelemede izlerin kime ait olduğunun tespit edilemediği zaten belirtilmişti.
O izlerin anne Yüksel Güran'a ait olduğu iddiaları ortaya atılınca bir kez daha inceleme yapıldı;

Ancak raporda ısırık izinin kime ait olduğunun tespit edilemediği ve diş izinden kimlik tespitine dönük özelliklerin yeterli ölçüde olmadığı aktarıldı.

"DİŞ İZİNİN SAHİBİ TESPİT EDİLEMEDİ"
Raporda, alınan izlerin, Narin'e ait verilerin ısırık iziyle değerlendirildiğinde, Enes Güran'ın sağ ön kolundaki lezyonların Yüksel Güran, Enes Güran ve Narin Güran tarafından ısırılmak sureti ile meydana gelmiş olabileceği, ancak söz konusu lezyonların Amerikan Adli Diş Hekimleri Birliği kriterlerine göre '5 sonuçsuz' kategorisinde olduğu, dolayısıyla diş izinden kimlik tespitine dönük özelliklerin tanıya elverir ölçüde içermediğine yer verildi.

Ayrıca, eldeki tüm verilerle tüm bu hususlar değerlendirildiğinde Enes Güran'ın, Yüksel Güran tarafından mı, Narin Güran tarafından mı yoksa kendisi tarafından mı ısırılmış olduğu konusunda adli tıbbi açıdan kesin bir ayrım yapılamadığı mütalaa edilmiştir, ifadelerine yer verildi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, soruşturmayla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "21 Ağustos'ta kaybolan Narin kızımızın maalesef cansız bedeni 19 gün sonra bir dere yatağında bulundu. Soruşturmalar etkin bir şekilde devam etti. Narin'in katillerinin tespiti ve hak ettikleri en büyük cezayı almaları konusunda bir beklenti var.

Kimsenin şüphesi olmasın karanlıkta hiçbir şey kalmayacak. Soruşturma aşamasında şu anda 12 şüpheli tutuklu, 3 adli kontrol kararı verilen kişiler var. 268 kişinin ifadesi alındı, birtakım DNA tespitleri var.

"BİRTAKIM KAMERA GÖRÜNTÜLERİ VAR"
HTS kayıtları var, geriye dönük inceleniyor. Bunun yanı sıra baz çakışmaları tespit edildi. Cinayet mahallinde kimlerin olduğuna yönelik baz çalışmaları yapılıyor. Birtakım kamera görüntüleri var, bunlar TÜBİTAK'a gönderildi.

Burada özellikle hem elde edilen adli tıpın ortaya koyduğu DNA tespitleri, soruşturma gizli tabii ki. Gizlilik kapsamında özellikle teknik verilerle ilgili kamuoyuna yansımayan hususlar söz konusu.

Soruşturmanın selameti açısından farklı yorumlara neden olacak hususlardan kaçınmak gerekiyor. Narin kızımızın katilleri mutlaka tespit edilecek, çok uzun sürmez. Yargılama neticesinde onun katil ya da katilleri hesap verecekler. Biz bunun sonuna kadar takipçisi olacağımızı söyledik.

NE OLMUŞTU?
Diyarbakır'ın Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos'ta kaybolan ve 8 Eylül'de Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürüyor.

Aralarında Narin Güran'ın annesi Yüksel ve ağabeyi Enes'in de bulunduğu 12 kişinin tutuklandığı soruşturmada, tutuklu amca Salim Güran (46) ve işçisi olduğu öğrenilen R.A. arasında 21 Ağustos Çarşamba günü saat 18.38.02'de cep telefonu ile yapılan 37 saniyelik Kürtçe görüşmenin ses kaydı yeminli tercüman tarafından incelendi.Deşifresi yapılan konuşma, 13 Eylül'de tutanak halinde soruşturma dosyasına eklendi.

Soruşturma kapsamında amca Salim Güran 2 Eylül'de tutuklanmış, gözaltına alınan ve tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen R.A. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldıktan sonra savcılığın talebi üzerine yeniden gözaltına alınmış ve çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince 14 Eylül'de tutuklanmıştı.

R.A'nın tutuklanma gerekçesinde, Narin'i arama çalışmalarının "hedef saptırma maksatlı suni ihbarlarla ve dikkat dağıtıcı eylemlerle akamete uğratılmaya çalışıldığı" tespiti yer almıştı.

Salim Güran'ın cezaevinden getirildiği Diyarbakır Adliyesi'nde soruşturmayı yürüten 3 savcı tarafından 14 Eylül'de yeniden ifadesi alınmış, olay günü, tutuklu Mehmet Selim Atasoy'un oğlu R.A. ile farklı saatlerde yaptığı telefon görüşmeleri de sorulan Salim Güran, tarla ile ilgili konular konuşmuş olabileceklerini, konuşmaların içeriğini hatırlamadığını söylemişti.

R.A. ile saat 18.37, 18.42, 18.51 ve 18.54'te yaptığı görüşmenin içeriği de sorulan Salim Güran, konuşmaların "şüpheli" olarak değerlendirdikleri beyaz araçla (olay günü kullandığı kardeşi Fuat Güran'a ait araç) ilgili olduğunu iddia etmişti.



