Milyonluk fenomenleri korku saldı! 600 kişi için düğmeye basıldı, işte radara giren isimler...
Sosyal medya fenomeni, güzellik merkezleri sahibi Dilan Polat ve eşi Engin Polat'ın tutuklanması sosyal medya ünlüleri arasında bomba etkisi yarattı. Lüks yaşamlarını gözler önünde yaşamaktan çekinmeyen isimler bir bir paylaşımlarını geri çekmeye başladı. Bahar-Nihal Candan kardeşlerin de tutuklanması ile birlikte pek çok fenomen isim için harekete geçildiği öğrenildi. 600 kişi için düğmeye basıldı. İşte fenomen dosyasının detayları...

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, haklarında "Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi, Vergi Usul Kanunu ile Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi kanunlarına muhalefet" suçlarından soruşturma başlatılan Engin ve Dilan Polat çifti, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan operasyonla gözaltına alınmıştı.

Operasyon kapsamında toplam 24 şüpheli yakalanırken, 18 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlanarak Anadolu Adliyesine sevk edilmişti. Toplam 19 saat süren işlemlerin ardından 18 şüpheliden aralarında Engin Polat, Dilan Polat, Sıla Doğu, Sezgin Polat, Ahmet Gün, Can Doğu ve Can Polat'ın olduğu 12 kişi tutuklanırken 6 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Dilan ve Engin Polat'ın aralarında bulunduğu 12 şüpheli, 5 Kasım tarihinde tutuklanmıştı. Polat çifti, 11 gündür Marmara Cezaevinde tutuklu bulunuyor. Polat çiftinin avukatı Sevinç Horoz 10 Kasım'da sulh ceza hakimliğine başvurarak çiftin tutukluluklarına önceki gün itiraz etmişti.

İtirazı değerlendirmeye alan Sulh Ceza Hakimliği Avukat Sevinç Horoz’un tutukluluğa ilişkin itirazını reddetti. Dilan-Engin Polat'ın, kara para aklama, suç örgütü kurma ve vergi kaçırma suçlarından tutuklanmasının ardından gözler sosyal medyada lüks yaşamlarını görgüsüzce sergileyen fenomenlere çevrilmişti.

İKİ OPERASYON TAMAM
Nitekim ikinci operasyon gecikmedi ve moda programıyla ünlenen Bahar-Nihal Candan kardeşler gözaltına alındı. İki kardeşin araç satışı bahanesiyle 'sazan sarmalı'na alınan onlarca kişiyi dolandıran bir çetenin 'vitrin'i olduğu belirlendi.

MÜTALAA AÇIKLANDI
Fenomen kardeşler Bahar Candan ve Nihal Candan'ın da gözaltına alındığı, sazan sarmalı yöntemiyle dolandırıcılık davasında mütalaa açıklandı. Savcı, örgüt lideri Eren Koç'un 400 yıldan bin 328 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.

PARAVAN ŞİRKETLER ÜZERİNDEN FAALİYET GÖSTERDİLER
Küçükçekmece 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 15. celsesi görülen duruşmada bir kısım sanıklar ve müştekiler hazır bulundu. Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, İstanbul genelinde dolandırıcılık yaparak menfaat temin etmek maksadıyla belirli bir organizasyon içerisinde hareket eden şahısların paravan olarak oluşturulan şirketler üzerinden faaliyet gösterdiklerini belirtti.

Mütalaada, şahısların ilk aşamada müştekilere tanıdıkları vasıtasıyla ulaşarak güven kazandıktan sonra Vergi Dairesi gibi resmi kurum ve kuruluşlardan birim amiri Veysel olarak tanıttıkları şahıs vasıtasıyla ihale yoluyla aldıkları araçları piyasa fiyatının altında bir bedelle sattıklarını söyleyerek ikna ettikleri kaydedildi.

PARAYI ALIP ARAÇLARI VERMEDİLER
Müştekilere Whatsapp üzerinden araç ve fiyat listesi gönderip teklifte bulunulduğu da açıklanan mütalaada, gönderilen listeden beğendiği araçları almak isteyen müştekilerle anlaşma sağlandığı, şahısların anlaşmaya göre araç bedelinin yüzde 10'u oranında bedeli peşin olarak aracı şirket olduğu belirtilen paravan firmanın hesabına gönderilmesini sağladıkları kaydedildi. Şahısların araç ücretleri ve komisyon bedellerini peşin olarak aldıktan sonra çeşitli bahaneler öne sürerek vadettikleri araçları teslim etmedikleri ve aldıkları araç ve komisyon bedelleriyle kayıplara karıştıkları iddiaları üzerine örgütün şeması ve eylemlerinin açığa çıkarılması amacıyla soruşturmaya başlanıldığı kaydedildi.

ÖRGÜT LİDERİ KENDİSİNİ FARKLI İSİMLERLE TANITTI
Mütalaada mağdur edilen tüm vatandaşların beyanlarına yer verilirken, örgüt lideri Eren Koç'un Vergi Dairesi, Gümrük İdaresi, Gelir İdaresi müdürü, şefi, yöneticisi Veysel ya da Aydın Bey olarak tanıtıldığı kaydedildi. Cumhuriyet savcısı örgütün dolandırıcılık yöntemini "Suç ve terör örgütlerine yönelik olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında devlet tarafından el konulan araçların Veysel'in başında bulunduğu birim tarafından uygun fiyata elden çıkarıldığı anlatılır.

Araç listesi Whatsapp uygulaması üzerinden mağdura gönderilir. Mağdura listede bulunan piyasa fiyatının ortalama yüzde 25 altında satış bedeli yazılan araçlar içerisinden seçeceği bir aracın Veysel/Aydın kod adlı şahısla kişisel ilişkiler kullanılarak temin edilebileceği, bunun için önce araç bedeli ve bu aracılık için hizmet bedelinin şirket hesabına yatırılması gerektiği, daha sonra aracını teslim alabileceği anlatılır" şeklinde açıkladı.

ÇETE, MAĞDURLARI TEHDİT ETTİ
Mağdurların daha sonra beklemeye başladığı da açıklanan mütalaada, "Belirlenen süre sonunda araç teslim edilmeyince ve suç örgütü üyelerinden haber alamayınca mağdur dolandırıldığını anlar. Projenin sonlandırılması sonrasında gerekirse şebeke elemanlarıyla irtibat kurarak hakkını aramaya çalışan mağdurlar Onur Apaydın ve ekibi tarafından tehdit edilerek sindirilir" ifadelerine yer verildi.

ÖRGÜT LİDERİNE BİN 328 YILA KADAR HAPİS TALEBİ
Mütalaada Eren Koç'un suç örgütü kurmak ve yönetmek ve 66 kez nitelikli dolandırıcılık suçlarından 400 yıldan bin 328 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Sanık Onur Apaydın'ın ise suç örgütüne üye olmak suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istenirken dolandırıcılık suçlarına iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bu suçtan beraatına karar verilmesi istendi. Öte yandan mütalaada diğer sanıkların da değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

DURUŞMA ERTELENDİ
Söz verilen sanıklar ve avukatları mütalaaya karşı savunma yapmak için süre talebinde bulundu. Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Eren Koç'un tutukluluk halinin ve bir kısım sanıklar hakkında uygulanan adli tedbirin devamına karar verdi. Duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.

MİLYONLARCA LİRALIK BİR VURGUN
Bir kısım mağdurların avukatı Burak Temizer konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Mağdurlara çeşitli kanallar aracılığı ile ulaşıldıktan sonra icra dairelerinden hacizli veya devletin el koyduğu arabalardan sözde ucuza araba vaat ediliyor ve sonrasında sürece ilişkin görüşmeler mağdurların güvenini kazanmak ve 'fırsat' algısını pekiştirmek ve de onların da sisteme yeni mağdurlar getirmesini sağlamak adına lüks restoranlarda birtakım ünlü yüzlerin de katılımıyla yapılıyor. Türkiye'nin hemen her şehrinde mağdurunun olduğu milyonlarca liralık bir vurgun bu. Bahsi geçen ve aynı zamanda 'gizli kasa' oldukları iddia edilen bu ünlü kişilerin de yine ne tesadüftür ki güzellik salonu sahibi olmaları da bence dikkat çekici" şeklinde konuştu.

600 FENOMEN İNCELEME ALTINDA
Tüm bu yaşananların ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, güzellik merkezi sahibi olanlar ya da kozmetik ürün satanlar başta olmak üzere 600 fenomeni incelemeye başladı. Bu kişilerin, sosyal medyada sergiledikleri lüks yaşam tarzları incelenecek.

GELiRLERiNE BAKILACAK
Devlete gösterdikleri gelir ile karşılaştırılacak. Bakanlık gerekirse fenomenler ile yüz yüze görüşecek. İncelemeler sonucunda yasa dışı bir durum tespit edilirse gereğinin yapılması için polise ve savcılığa bilgi verilecek.

Hürriyet'ten Fevzi Kızılkoyun ve Çetin Aydın fenomenler ve kara para ilişkisi ile ilgili detayları yazdı. Fenomenler kendi takipçi ve izlenme sayılarını örnek gösterip buradan para kazandıklarını iddia ediyorlar. Ancak platform gelirlerinin ne olduğu ile ilgili bir muhatap yok. Sadece vergi müfettişlerine cevap veriyorlar.

NASIL SİSTEME DAHİL EDİLİYOR
Gündeme getirilen ve ünlü yapılan kişiler ve yakın akrabalarına şirketler kurduruluyor. Hiçbir üretim yapmayan, fason veya tabela olarak nitelendirilen bu şirketlerin de reklamları yapılarak, çok para kazanılıyor algısı oluşturuluyor. Fason şirketlerin de reklam yüzleri belirleniyor. Tüm reklamlar söz konusu kişi üzerinden dönüyor.

Daha sonra ise bu şirketler üzerinden naylon faturalar kesiliyor. Yurtdışında yasadışı (uyuşturucu-bahis-insan kaçakçılığı gibi) alanlardan para kazanan suç örgütleri, bu paraları fenomenler üzerinden kurdurdukları şirketlere aktarıyor. Kara parayı bu şirketler üzerinden sisteme dahil ederek yasal hale getiriyor. Tekrar yurtdışına kayıt altında çıkarılıyor.

YÜZDE KAÇINI ALIYORLAR
Suç örgütleri kara paralarını aklamak için kullandıkları fenomenlere ise komisyon olarak paranın yüzde 20’si ödeniyor. Örneğin 100 milyon lira kara parasını aklamak isteyen suç örgütü, fenomene 20 milyon lira ödüyor. Üzerine fason şirketler kurulan ve fenomenlerle bağlantılı olan kişiler ise ortalama paranın yüzde 5 ile 10’u arasında komisyon alıyor.

Öte yandan savcılık dün Polat çiftinin şirketlerine kayyum atadı. Dilan ve Engin Polat’ın avukatının yaptığı tutukluluk itirazı, sulh ceza hâkimliği tarafından reddedildi.

NEDEN GÜZELLİK MERKEZLERİ
Peki kara para aklamada neden güzellik merkezleri seçiliyor? Güzellik merkezleriyle ilgili bir kayıt tutulmuyor. Örneğin aylık 5 milyon lira işlem hacmine sahip bir güzellik merkezi, nakit ödeme aldığında fiş-fatura kesmediği için kara parası olan bir çete veya suç örgütü merkezin sahibine 5 milyon lira veriyor. Bu para müşteri havuzunda bilgileri olanlar üzerinde faturalandırılarak yasal hale getiriliyor. Kayıt dışı olan 5 milyon lira kayıt altına alınırken, güzellik merkezi bu paradan komisyon alıyor.

TAKİBİ NASIL YAPILIYOR
- Şüpheli para trafiğini takip eden MASAK, çalışma yapıyor. Hesap hareketlerinde anormal durum tespiti halinde gerekli rapor hazırlanıyor. MASAK raporunun ardından ise Cumhuriyet Savcılıkları’nın talimatıyla Emniyet Mali Suçlarla Mücadele ekipleri soruşturma yürütüyor.

Detaylı hesap incelemeleri ve şüphelilerin birbirleriyle bağlantıları ortaya çıkarılarak, örgütlü suçtan işlem başlatıyor. Burada ise iki suç öne çıkıyor. Birincisi “Vergi Kanunu’na muhalefet” ikincisi ise “suç örgütü kurmak” oluyor.

Öte yandan Dilan Polat ve Eşi Engin Polat’ın gösteriş merakının cezaevinde bitmesinin ardından diğer sosyal medya fenomenlerini korku saldı. Bazı fenomenlerin paylaşım sayıları azalırken, bazılarının geçmiş paylaşımlarını sildikleri dikkat çekiyor.

Dilan Polat’ın arkadaşlarından Şule Kayatürk, “Sulemsi” adıyla tanınıyor. Kayatürk’ün 26 yaşında sahip olduğu servet ise dudak uçuklatıyor. Instagram'da 'Şulemsi' hesabıyla paylaşım yapan 26 yaşındaki Şule Kayatürk'ün 16 lüks villa, 28 daire, 1 helikopter, 173 işyeri, 1 yat ve milyonlarca liralık banka hesapları olduğu iddia ediliyor.

HELİKOPTERİ VARMIŞ
Kayatürk’ün tespit edilebilen mal varlığına 16 villa, 28 daire, bir helikopter, 173 iş yeri ve bir yat sığdırdığı iddia ediliyor. Kayatürk’ün sadece önünde poz verdiği arabaları değil, lüks çantaları ve kıyafetleri de dikkat çekiyor.

Kayatürk, güzellik merkezi işletmesinin yanı sıra TikTok ve Instagram’da yaptığı paylaşımlarla da dikkat çekiyor. Kayatürk’ün genç yaşında sahip olduğu servetin kaynağı ise merak konusu oldu.

Kayatürk’ün, Dilan Polat ile birlikte sosyal medyada ünlü olduğu iddia edildi. Kayatürk, Dilan Polat’ın tutuklanmasının ardından sosyal medya hesaplarında herhangi bir paylaşım yapmadı.

YETKİLİLERE VERGİ ÇAĞRISI
Prof. Dr. Özgür Demirtaş’ın, fenomenlerle ilgili yaptığı paylaşım gündem oldu. Prof. Dr. Demirtaş, “Sulemsi” için yetkililere çağrı yaptı. Demirtaş, Sulemsi’nin sahip olduğu belirtilen servetin miktarı için şöyle bir hesaplama yaptı: “16 villa tanesi 20 milyondan 320 milyon, 28 daire tanesi 10 milyondan 280 milyon, 1 basitinden helikopter 60 milyon, 173 işyeri tanesi 5 milyondan 865 milyon, 1 küçük yat 30 milyon. Toplam; 1 Milyar 555 milyon TL.”

Demirtaş paylaşımında fenomen ismin vermesi gereken miktarına dikkat çekip “Eğer 1 milyar TL’den az vergi verdilerse yetkililer bir bakarsa iyi olur” ifadelerini kullandı.

BAKANLIK CEZA KESTİ
Ortopedist Dr. Tayyar Öz ile eşi Özlem Alina Öz'ün satışını yaptığı kozmetik ve takviye gıda gibi malzemelerin sağlıksız üretildiği iddiası var.Hatta tarihi geçmiş ürünlere yeni etiketler yapıştırarak piyasaya sürdükleri belirtiliyor. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı'nın 340 bin lira ceza kestiği söyleniyor.

Ardından çiftin videosunu paylaşarak, “Bu Tayyargiller size tanıdık geliyor mu? Dandik kremler ve bebekler için macun satarak havuzlu villalarda yaşıyor, Range’lere biniyorlar” diye yazdı.

SERVETLERİNE MASAK TAKİBİ
Dilan-Engin Polat olayında olduğu gibi 'Şulemsiler' ve 'Tayyargiller' mercek altına alındı. MASAK, bu iki çiftle birlikte henüz ismi açıklanmayan birçok fenomenin gelirlerini inceliyor. Vergi dairelerinin de ayrı bir inceleme yaptığı belirtiliyor.

Güzellik merkezlerinden ve satılan ürünlerden elde edilen gelirler ile vergi matrahları karşılaştırılıyor. Kara para, vergi kaçırma gibi işlemler tespit edilirse mali polisin operasyon düğmesine basması bekleniyor.

MASAK’ın sosyal medya fenomenlerinden Selin Ciğerci’yi de incelemeye aldığı ortaya çıktı. Selin Ciğerci’ye ait bir milyon sermayeli “Selin Ciğerci Kozmetik Organizasyon” isimli şirket üç yıl önce kuruldu. Şirkete bağlı Türkiye genelinde 32 güzellik merkezi bulunuyor.



