Kur Korumalı Mevduat için yeni düzenleme: Merkez Bankası rezervleri artacak
Merkez Bankası’ndan sadeleşme süreci kapsamında Türk lirası mevduatları artırırken, Kur Korumalı Mevduat’ı (KKM) azaltacak bir düzenleme hamlesi geldi.

Merkez Bankası, bankalarda Türk lirası mevduatı artıracak, Kur Korumalı Mevduat’ı (KKM) ise azaltacak bir düzenlemeye gitti. Merkez Bankası tarafından bankaların menkul kıymet tesisi uygulamasında yapılan değişiklikle, vadesi gelen KKM hesaplarını TL mevduata dönüştürme hedefi getirildi. Hedefi tutturamayan bankalar ek menkul kıymet tesis edecek. Peki bu karar bankaların faiz oranlarını nasıl etkiler? İşte detaylar..

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Dinamik Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Ceyhun Yavaş şu ifadeleri kullandı: "Kur Korumalı Mevduat’tan çıkılması aşaması için atılan adımı olumlu değerlendiriyoruz. KKM’deki maliyetlerin artması ve KKM’nin dolarizasyonu desteklemesi sorunlarının çözülmesi açısından normalleşme açısından olumlu değerlendiriyoruz.

Zorunlu karşılık oranlarının artırılması Merkez Bankası rezervleri üzerinde artışa neden olacak. Rezerv artışını ise normalleşme adı altında atılan bir diğer adım oldu. Bu tabloda faiz ve kurlarda fazla bir volatilite beklemiyoruz.

Şu anda banka faizlerinde stabil olmakla beraber genel anlamıyla %20-%30 arasında seyrediyor.

KKM sistemi genel itibariyle riski sevmeyen yatırımcının değerlendirdiği bir finansal enstrüman.

Bu paranın genel itibariyle dolardaki yataya yakın seyir nedeniyle büyük bir kısmının Türk Lirası mevduatta değerlendirileceğini düşünüyoruz. Borsaya olan ilgi nedeniyle de bir kısmının bu tarafta değerlendirilebileceği kanısındayız.

KKM’nin ne zaman son bulacağı konusunda net bir yönlendirme bulunmuyor. Yapılan açıklamalarda baktığımızda ve gidilen gidişatta atılan adımlar olumlu olsa da yavaş bir ilerleme kaydediliyor.

Makro ekonomik gelişmelere baktığımızda ise kısa bir sürede sistemden çıkılabileceğini düşünmüyoruz. Yeni bir ürün açısından her ne kadar söylentiler çıksa da şu an itibariyle bu tarz bir çalışmanın da kısa bir süre içerisinde olamayacağını ve yavaş bir süreç içerisinde gerçekleşebileceği görüşündeyiz.

Ata Portföy Genel Müdür Yardımcısı Batuhan Özşahin ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Merkez Bankası bu haftasonu aldığı kararlarla kur korumalı mevduat hesaplarının TL'ye dönüş günü için yeni kriterler getirdi. Buna göre sadeleşme süreci kapsamında yabancı para mevduattan KKM’ye dönüş uygulamasına ve TL payına göre ilave ve indirimli menkul kıymet tesis uygulamasına son verebilir.

Yapılan düzenlemeler TL mevduat artarken kur korumalı mevduatlardan TL’ye geçiş sağlanarak KKM’nin azaltılması bekleniyor. Diğer bir alınan uygulanacak yeni karar ise döviz mevduatları için daha önce bir aya kadar olan mevduatlarda yüzde elli beş olan zorunlu karşılık oranını yüzde yirmi dokuza arttırılmış olması. Şimdi ilk karara baktığımızda biz KKM'nin kademeli çıkış adımını olumlu karşılıyoruz.

Döviz mevduat karşılıklarının arttırılmasının çok fazla bir değişiklik getireceğini zannetmiyoruz. Çünkü zaten bankaların elinde oldukça ciddi bir döviz likiditesi var. Döviz kredisine olan talep az bir nebze döviz kredisi maliyetlerini arttırabilir.

Ama Merkez Bankası brüt rezervinin yukarı çekmekten başka önemli bir etkisinin olacağını düşünmüyoruz. Bankaların KKM'deki yatırımcıyı TL mevduata çekebilmesi için açıkçası ne tip bir faiz oranı olacağının büyük bir ihtimalle yeni para piyasası kurulu toplantısından sonra görüyor olacağız. Yani önümüzdeki hafta daha gerçekçi oranlar görülebilir.

Çünkü bu hafta itibarıyla ilk iki günde baktığımızda bankalar KKM müşterilerine teklif ettikleri oranları çok ciddi şekilde değiştirmemişler. Döviz KKM'ye verilen faiz oranları yüzde üçle beş arasında değişirken TL KKM’si için yüzde on yedi buçuklar öneriliyor. Normal düz TL mevduat oranlarımızın işte yirmi beşler oranında olduğunu görüyoruz.

KKM uygulamasının ne zaman son bulacağını söylemek zor. Çok kolay bir süreç olmayacak. Çünkü neredeyse yüz otuz milyar dolara ulaşmış bir büyük miktar özellikle döviz bunun yüzde yetmişinin döviz KKM olduğunu düşünüyoruz.

Bunun açıkçası zamana yayılarak sonlanacağını özellikle Türkiye'ye yabancı sermaye girişlerinin arttığı ve Merkez Bankası rezervlerinin arttığı bir dönemde daha mümkün olduğunu düşünüyoruz.



