Kamuda yeni dönem! Binlerce sözleşmeli personele kadro yolu açıldı
Kamu kurumlarında çalışan sözleşmeli personel, kadroya geçmek için bekliyor. Kadro düzenlemesi ile ilgili hükümetten önemli açıklamalar geliyor. Düzenlemenin bu ay içerisinde tamamlanması bekleniyor. Kadrolu memur ile kamudaki sözleşmeli çalışan arasındaki en önemli farklardan biri sosyal güvenlik uygulamalarında ortaya çıkıyor. Öte yandan sözleşmelilerin göreve yükselme haklarının olmaması, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesinin olmaması memnuniyetsizlik yaratıyor.

Bir süre önce 1 milyona yakını kamu kadrosuna alınmasına karşın yeniden sayıları artan taşeron işçilerin sorunu uluslararası platforma taşındı. 117 ülkeden 360 sendikanın katıldığı BWI kongresinde Yol-İş Genel Başkanı Ramazan Ağar, BWI Yönetim Kurulu ve Dünya Konseyi asil üyelikleri ile 12 No’lu Ülke Grubu Başkanlığı’na seçildi.

İnşaat, yapı materyalleri, ağaç işleri, ormancılık ve bağlı sektörlerinde örgütlü 117 ülkeden 360 sendikayı temsil eden İnşaat ve Ağaç İşçileri Enternasyonali (BWI) 5. Dünya Kongresi, İspanya’nın Madrid kentinde gerçekleştirildi. Uluslararası İşçi Kongreleri çalışanlar cephesinden küresel sorunları ortaya koyması bakımından önemli platformlar oluyorlar. Bu kongrelerde ekonomik sistem tartışmalarından gelir adaletine kadar pek çok konu ülke temsilcilerinin katılımıyla tartışılıyor, çözüm önerileri konuşuluyor.

Ülkemizden de bu kongreye katılım gerçekleşti. BWI üyesi olan YOL - İŞ Sendikası bu kongrede etkin bir rol oynadı. Aynı zamanda BWI Avrupa Başkan Vekili de olan YOL-İŞ Genel Başkanı Ramazan Ağar burada yapılan seçimler ile BWI Yönetim Kurulu ve Dünya Konseyi asil üyelikleri ile Türkiye’nin İsrail, Kıbrıs Rum Kesimi, Malta ve Yunanistan ile bir arada oluşturduğu 12 No’lu Ülke Grubu Başkanlığı’na seçildi.

Milliyet'ten Cem Kılıç'ın yazısına göre; Türkiye’den sadece YOL-İŞ değil aynı zamanda AĞAÇ-İş, ÇİMSE-İŞ, ORMAN-İŞ ve TARIM ORMAN-İŞ sendikaları da BWI üyesi sendikalarımız. BWI’nin, “İnsanlık, barış ve gezegen için sınırların ötesinde örgütlenme” teması çerçevesinde düzenlediği kongrede 746 delege hazır bulundu. 6 - 7 Ekim 2022 tarihlerinde gerçekleşen kongrede iklim adaleti, cinsiyet eşitliği, demokrasi, sendikal haklar ve dijitalleşme öne çıkan müzakere başlıkları oldu. BWI üyesi sendikalar, kongreye sundukları önergeler ile ayrıca uluslararası finans kuruluşlarınca kredilendirilen projelere, küresel çimento sektörüne ve dünyanın pek çok yerinde devam eden çatışmalara dair görüş bildirdiler.

Güvenceli istihdam
YOL-İŞ tarafından kongreye sunulan “Sendikasızlaştırmaya Dönük Bir Emek Rejimi Olarak Taşeronlaşma” başlığını taşıyan önerge, BWI delegelerince oy birliği ile kabul edildi. Taşeronlaşmanın, işçi haklarının yok sayıldığı, örgütsüz ve sendikasız çalışmayı hedefleyen bir emek rejimi olduğuna dikkat çektiği önergesi ile YOL-İŞ, BWI ve üye sendikalarına adil, güvenceli ve örgütlü istihdam olanakları konusunda kampanyalar düzenleme ve aynı amaçla süre gelen kampanyalara verdikleri desteğe devam etmeleri çağrısını yineledi.

Ağar, YOL-İŞ önergesini takdim etmek üzere kürsü aldığı konuşmasında, “Gelin, kontrol ve denetimi değil, serbestleştirmeyi; kanun ve yönetmelikleri değil, kuralsızlaştırmayı; insanların yaşam hakkını değil, en yüksek karı öncelik sayan taşeronlaşmaya birlikte son verelim” diyerek, 2010 yılında Karayollarında başlattığı taşeronlaşma mücadelesini sınırların ötesine taşımış oldu. Kongreye sunulan taşeronlaşmaya karşı mücadele planı BWI Eylem Planı’nın parçalarından biri olacak.

Tam gaz devam ediyor
Ülkemizde kamu kesiminde taşeron çalışanların neredeyse tamamı kadrolarına kavuşmuştu. Gerek YOL - İŞ Sendikası’nın açtığı davaların kazanılması gerekse Türk - İş’in bu konudaki kararlı tutumu beraberinde önemli düzenlemeleri getirdi ve yaklaşık 1 milyona yakın kamu çalışanı taşeron işçiliğinden çıkarak devlette kamu işçisi olmaya hak kazandılar. Bu çerçevede özellikle kamuda taşeron çalıştırma sistemi son buldu derken aradan geçen yaklaşık dört - beş senede tekrar taşeron işçilik sorunuyla karşılaşmaya başladık.

Özellikle karayollarında sayı olarak 15 binlere ulaşan taşeron bulunmakta. Belediyelerde, hastanelerde taşeron çalışanların sayısı tekrar hızla artıyor.

Taşeron çalışanları geçmişte olduğu gibi kadro haklarını talep etmeye başladılar. Bu konuda bu çalışanlardan her gün binlerce mesaj alıyoruz. Özellikle sosyal medyada seslerini yükselten bu işçiler bizlerden kadro konusunda yardım bekliyorlar. Umarız yakın bir zamanda bu çalışanlarımız için de yeni bir kadro çalışması yapılır ve bu sorun ortadan kalkar.

Sözleşmeli olarak çalışanlar neden kadroya geçmek istiyor? Posta gazetesinden Ekrem Sarısu sözleşmeli ve kadrolu personel arasındaki farkı yazdı.

Kadrolu memur ile kamudaki sözleşmeli çalışan arasındaki en önemli farklardan biri de sosyal güvenlik uygulamalarında ortaya çıkıyor. Öte yandan sözleşmelilerin göreve yükselme haklarının olmaması, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesinin olmaması memnuniyetsizlik yaratıyor. İşte bu ay içinde tamamlanması beklenen düzenlemenin bu adaletsiz uygulamalara da son vermesi bekleniyor.

MEMURUN SİGORTALILIĞI
Memurların sosyal güvenliği için iki farklı durum söz konusu. Ekim 2008’den önce memur olanlar 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na tabi iken, Ekim 2008’den sonra memur olanlar 5510 sayılı Kanun’un 4/C maddesi kapsamında sigortalı sayılıyorlar. Memurlara yapılan ücret ve ücret mahiyetindeki ödemeler ile bazı tazminatlardan sigortalılık statüsüne göre uzun vadeli sigorta kollarına yani emeklilik kapsamında sigorta primi kesintisi yapılmakta olup, bazı ödemelerden ise prim kesilmiyor. Özellikle ilk defa 4/C statüsündeki memurların bütün ödemeleri prime tabi olmadığından, yaşlılık aylıkları da bu durumdan olumsuz etkileniyor.

SÖZLEŞMELİNİN SİGORTALILIĞI
Aynı işi yapan sözleşmeli personel sosyal güvenlik açısından işçiler gibi eski SSK olarak bilinen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4/A maddesi kapsamında sigortalı sayılıyor. Sözleşmeli personelin sözleşme ücretlerinin tamamı prime esas kazanca dahil ediliyor ve dolayısıyla sigorta prim kesintisi de yapılıyor.

YAN MASADAKİNE KADEME İLERLEMESİ VERİLMİYOR
Kadrolu memurların çalışma sürelerine bağlı olarak her yıla bir kademe, her üç yıl için bir derece yükselmesi hakkı bulunuyor. Bu ilerlemeler de memurun aylığı yanında ek gösterge rakamının yükselmesi, tazminatları gibi ödemelerini de etkiliyor. Memurun aldığı maaşı, ek göstergesini emekli ikramiyesini yükselten kademe ve derece ilerleme hakkı, yan masada aynı işi yapan sözleşmeli personele verilmemiş durumda. Yani sözleşmeli personelin kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi gibi bir hakkı da bulunmuyor.

GELİR VERGİSİ DURUMU
Memurların ücret ve mali hakları kapsamındaki ödeme kalemlerinin tamamı Gelir Vergisi’ne tabi değil. Memur maaşlarında önemli yere ve miktara sahip olan tazminatlar Gelir Vergisi’nden muaf. Sözleşmeli personelin ise sözleşme ücretlerinin tamamından gelir vergisi kesintisi yapılıyor. Bu durum, sözleşmeli personelin vergi matrahlarının daha yüksek olmasına dolayısıyla da memurlara göre üst vergi dilimlerine daha kısa sürede girmelerine neden oluyor. Dolayısıyla Gelir Vergisi kesintisi açısından kadrolu memurlara avantaj sağlanmış oluyor.

KADROLUNUN HAKKI VAR
Kadrolu memurlar çalışma hayatı süresince, gerekli şartları taşımaları halinde kariyer basamaklarında yükselebiliyor. Kadrosuna göre üst unvanlara özellikle yönetici olarak sınava tabi veya sınavsız olarak görevde yükselme imkanına sahip oluyor. Mühendis, avukat, tekniker gibi öğrenimleri ile hak kazandıkları unvanlarına ilişkin kadrolara da unvan değişikliği suretiyle atanabiliyor. Gerek görevde yükselme gerekse unvan değişikliği yapılabilmesi kadrolu memurların statü, maaş ve özellikle emekliliklerinde büyük katkılar sağlıyor.

SÖZLEŞMELİNİN HAKKI YOK
Sözleşmeli personelin görevde yükselme suretiyle kariyer basamaklarında ilerlemesi mümkün değil. Sözleşmeli personel statüsünde olanlar için belirlenmiş yöneticilik görevi de bulunmuyor. Dolayısıyla sözleşmeli personelin memurlar gibi görevde yükselme suretiyle statü, ücret ve emekliliklerinde bir avantaj sağlama imkanı bulunmuyor. Unvan değişikliği ile ilgili olarak da sözleşmeli personelin, unvan değişikliği suretiyle atamasının yapılacağı pozisyon için öngörülen ilk defa hizmete alınma prosedürüne uyulması şartıyla unvan değişikliği mümkün. Dolayısıyla sözleşmeli personelin kadrolu memurlar gibi aynı sözleşme sürecinde unvan değişikliği hakkı da bulunmuyor.

YURTDIŞI İMKANI
Kadrolu memurlar unvanları, nitelikleri ve kurumları gibi durumları dikkate alınarak yurtdışında bilgi ve görgülerini artırmak için, eğitim veya geçici olarak görev yapmaları amacıyla görevlendirilebiliyor. Hatta bu kapsamda yurtdışı aylığı, görevlendirmeye ilişkin yaşamsal giderler gibi ilave ödemeler bile yapılabiliyor. Sözleşmeli personelin ise yurtdışında bilgi ve görgülerini artırmak, eğitim veya geçici olarak görevlendirme hakları bulunmuyor.

YABANCI DİL TAZMİNATI
Kadrolu memurlara 375 sayılı KHK’da ve bu kapsamda çıkarılan esaslarda aranan şartları taşımaları halinde, özel sınavla tespit edilen yabancı dil seviyelerine göre ücret ve mali haklarına ilaveten her ay aylıkları ile birlikte yabancı dil tazminatı ödeniyor. Sözleşmeli personele ise bu kapsamda yabancı dil bilgileri için herhangi bir yabancı dil tazminatı ödenmiyor.

Sözleşmeli personelin kadro talep etmesinde belki en önemli husus iş güvencesi. Çünkü sözleşmeli personel yıllık hizmet sözleşmeleriyle istihdam ediliyor. Sözleşme yenilenmezse açıkta kalıyor. Kadrolu devlet personeliyle aynı odayı paylaşıp aynı işi yapan sözleşmeliler kendilerine de iş güvencesi sağlanmasını istiyor.

DEVAMI PAMUK İPLİĞINE BAĞLI
Memurlar aday olarak göreve başlıyor ve en erken 1 yıl, en geç 2 yıl içinde adaylık sürecini tamamladıktan sonra asil memur olarak atanıyorlar. Kadroya atandıktan sonra kadrolu olarak çalışma hayatını devam ettiriyor. İstifa, emeklilik, vefat gibi nedenler veya memuriyet görevinden çıkarmayı gerektirir fiil veya eylemde bulunmamaları halinde memuriyetleri devam ediyor. Yani iş güvenceleri var. Sözleşmeli personel ise yıllık hizmet sözleşmesi ile istihdam ediliyor. Emeklilik, hizmetlerine gerek kalmaması veya yenilenmemesi, kendisinin sözleşmeyi feshetmesi, işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birinin sonradan kaybedilmesi ve son olarak vefatı halinde sözleşmesi sona eriyor.

MALİ HAKLAR DA FARKLILAŞIYOR
Memur ile sözleşmeli personelin ücret, mali, sosyal ve diğer özlük hakkı gibi birçok hakkı farklı. Bu da kamu kurum ve kuruluşlarında aynı yerde aynı görevde bulunan aynı işi yapan ancak kadrolu veya sözleşmeli olarak farklı statüye sahip çalışanların gerek özlük, gerekse mali hakları yönünden ayrıma tabi tutulmalarına yol açıyor. Bu da sözleşmeli personeli sürekli kadroya geçme arzu ve isteği içinde bırakıyor.

EŞ DURUMUNDAN DOLAYI
Sözleşmeli personelin eş durumuna bağlı olarak vizeli olduğu birimde fiilen en az bir yıl çalışmış olması, geçiş yapacağı hizmet biriminde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması ve kamu personeli olan eşin, kurum içi görev yeri değişikliği mümkün olmayan veya mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması hallerinde aynı kurum içinde yer değiştirme hakkı bulunuyor.

SAĞLIK NEDENİYLE
Personelin geçiş yapacağı hizmet biriminde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması, pozisyonunun bulunduğu ildeki devlet ve üniversite hastanesinde kendisi, eşi ve çocukları ile mevzuat uyarınca bakmakla yükümlü olduğu ana ve babasının hastalığının tedavisinin mümkün olmadığına ilişkin sağlık kurulu raporunu kuruma ibraz etmesi şartıyla, sağlık nedeniyle mazeretleri devam ettiği sürece eş durumundan kurum içinde yer değiştirme hakkı bulunuyor.

VERİMLİLİĞİ ARTIYOR
Kamu kurumları arasında nakil, yani yer değiştirme öteden beri var olan bir uygulama. Çeşitli nedenlerle kamu çalışanları çalıştığı kamu kurumundan bir başka kamu kurumuna nakil giderek, çalışmasını nakil gittiği kamu kurumunda sürdürüyor. Kurumların özel düzenlemeleri çerçevesinde, ücret farkı veya unvan yükselmesi vb. avantajlı hakların bulunması, özellikle evlilik nedeniyle aile birliğinin sağlanması, bakıma muhtaç anne veya babanın yanında bulunulması, çocuk bakımı vb. nedenlerden dolayı başka bir kamu kurumuna nakil ihtiyacı duyuluyor.

Kamu çalışanının talebi üzerine nakil işleminin gerçekleştirilerek, çalışanın ihtiyacının giderilmesi çalışanın verimliliği açısından da büyük önem taşıyor. Çünkü nakle sebep olan ihtiyacı giderilen kamu çalışanının, sorununun giderilmesinin yaratacağı mutluluk verimini de artırıyor.

UYGUN KADRO VARSA…
Kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak görev yapan memurlar istek, muvafakat, öğrenim durumu ve kadro gibi diğer kurum değiştirme düzenlemeleri kapsamında nakil suretiyle görev yaptığı kamu kurumundan başka kamu kurumuna naklen geçebiliyor. Bu durumda memurun talebi, naklen geçmek istediği kurumda durumuna uygun kadro bulunması ile bu kurumun kabulü ve son olarak görev yaptığı kurumun muvafakati ile naklen geçiş mümkün olabiliyor.

SÖZLEŞMELİ YER DEĞİŞTİREMİYOR
Sözleşmeli personelin kurumlar arası yer değişikliği, yani nakil hakkı bulunmuyor. Dolayısıyla şartları, ihtiyaçları ne olursa olsun, çalıştığı kurumdan bir başka kamu kurumuna nakil talebinde bulunamıyor. Sözleşmeli personelin kamu kurumları arasında nakli ancak kişinin mevcut sözleşmesinin feshi ve geçmek istediği kurumda yeniden sözleşmeli personel alımı prosedürüne göre alınması halinde mümkün oluyor.

Ancak sözleşmeli personelin, istisnalar haricinde hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmesinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içinde sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kamu kurum ve kuruluşlarının sözleşmeli personel pozisyonlarında yeniden istihdam edilmesi de mümkün değil.

CAN GÜVENLİĞİ VE ŞEHİTLİK DURUMU
Kendisinin, eşinin veya bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının can güvenliğinin tehlikeye düştüğü adli veya mülki makamlarca belgelendirilen sözleşmeli personel ile eşi vefat eden personelin kurum içi yer değişikliği talebi geçiş yapacağı birimde aynı unvan ve niteliğe haiz boş pozisyon bulunması kaydıyla yerine getirilebiliyor.

Aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması halinde, eşi şehit olan personelin kurum içi yer değişiklik talebi, bir defaya mahsus olmak üzere yerine getiriliyor.



