İç Anadolu'dan Akdeniz'e inmenin kapısı: Zeyne, 720 yıllık sırrı barındırıyor
Konya ve Karaman’dan yola çıkıp Toroslar’ın güzellikleri eşliğinde Gülnar, Aydıncık, Bozyazı ve Anamur’a ulaşmak isteyenlerin yol üzerindeki vazgeçilmez duraklarından biri Zeyne Pınarbaşı Mesire Alanı…

Mut-Silifke yolunun yaklaşık 20. kilometresinden Gülnar yönüne dönüldüğünde, önce Toroslar'dan doğup Silifke'ye kadar uzanan Göksu Vadisi karşılıyor yolcuları. Gök renkli ırmağı dar köprüden geçenler muhteşem bir doğal güzelliğin içinde buluyorlar kendilerini.Vadiden Toroslar'ın yamacına doğru ilerlendiğinde ise bu kez asırlık çınarların gölgesinde, kayaların arasından buz gibi fışkıran kaynak suyuyla buluşuluyor.

Burası yalnızca serinlemek ve dinlenmek için uğranan bir mesire alanı değil. Zeyne'yi farklı kılan, doğayla tarihin ve inancın iç içe geçmiş olması…
Mesire alanına adını veren Zeyne'de, Şeyh Ali Semerkandi'ye ait türbe de bulunuyor. Rivayete göre Şeyh Ali Semerkandi, susuzluktan zorlanan hayvanları için dua ederek asasını kayaya vurur ve kayadan su fışkırır. Bugün Zeyne (Sütlüce) Pınarbaşı'nda kayaların arasından çıkan suyun bu sudan geldiğine inanılıyor.

Ziyaretçiler bir yandan türbede dualarını ederken, diğer yandan Toroslar'ın kar ve yağmur sularından beslenen buz gibi kaynak suyuyla serinliyor. Hazırlıklı gelenler çınarların gölgesinde piknik yapıyor, çocuklar oyun alanlarında vakit geçiriyor. Doğal yapısını büyük ölçüde koruyan mesire alanı, sıcak yaz günlerinde birkaç saatliğine de olsa şehir hayatından uzaklaşmak isteyenlere nefes aldırıyor.

Ancak Zeyne'nin en dikkat çekici hazinelerinden biri, asırlık çınarları…
Mesire alanında 200-300 yıllık çok sayıda çınar ağacına rastlamak mümkün. Ancak içlerinden biri var ki yaşı tam 720 yıl olarak ifade ediliyor.
Kaynağın hemen başında yükselen bu dev çınar, yüzyıllardır Toroslar'ın ve Anadolu'nun hikâyesine tanıklık ediyor. Selçuklu son yılları ile Beylikler döneminden bugüne uzanan ömrüyle adeta geçmişle bugün arasında yaşayan bir köprü gibi…

Gövdesiyle zamana, kökleriyle toprağa tutunan bu anıt çınar, bugün koruma altında. Ama yalnızca bir ağaç değil; Anadolu'nun hafızasını taşıyan canlı bir tarih olarak ziyaretçilerini karşılıyor.
Kayaların arasından çıkan sular küçük gölet ve havuzlarda toplanıyor, ardından tarımsal sulamada kullanılıyor ve yolculuğunu sürdürerek Göksu'ya oradan da Akdeniz'e ulaşıyor.
Zeyne'ye gelenler yalnızca serinlemekle de yetinmiyor. Bölgenin bereketli topraklarında yetişen meşhur Zeyne tarımsal ürünleri ve köylülerin hazırladığı çoğu organik doğal ürünler de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Kayısıdan zeytine, zeytinyağından nar ekşisine kadar bölgenin lezzetleri yolculuğun hatırası olarak evlere taşınıyor.

