Adana resmen kavruluyor: Termometreler başka hissedilen sıcaklık başka! Uzmanlardan art arda hayati uyarılar geldi
Sıcaklık rekorları ile gündemden düşmeyen Adana'da asfalt eriten bir yaz yaşanıyor. Sıcak ve nem nedeniyle vatandaşlar dışarı çıkmayınca sokaklar bomboş kaldı. Adanalılar şehri terk edip yaylalara akın etti, şehit adete hayat şehre döndü. Uzmanlar ise vatandaşları uyarıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, aşırı sıcak havalarda dikkatli olunmaz ise yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve çocuklar için istenmeyen sonuçların ortaya çıkabileceğini söyledi. Sıcak havalar nedeniyle su tüketimini arttıran kişiler için ise dikkat çeken bir uyarı yapıldı.


Diyetisyen Nur Köse, özellikle Adanalıları uyararak kavurucu sıcaklarda su tüketiminde aşırıya kaçmanın vücutta mineral ve vitamin kaybına sebep olduğuna dikkat çekti.

İçme suyu başta olmak üzere, bütün içecek ve gıdalarda bulunan görünür ve görünmez suyun sıvı olarak tarif edildiğini belirten Diyetisyeni Nur Köse, sıvı tüketiminin yaz aylarında hayat/ önem taşıdığını kaydederek, “İnsanın günlük sıvı ihtiyacı, yediği gıdaların içindeki su ve vücutta oksidatif süreçlerde metabolizma sırasında oluşan su ile karşılanır.

Vücutta bulunan su miktarı yaş, cinsiyet ve vücut kompozisyonuna (yağ ve kas dokusu miktarı) göre farklılıklar gösterir. Sıcak havalarda fazla hareket edildiğinde, fazla proteinli ve tuzlu gıdalar tüketildiğinde, terleme ve idrarla birlikte sıvı kaybı artar. Enerji alımına göre yetişkinler için günlük su ihtiyacı, kişinin kilosu ile 30 mililitrenin çarpılmasıyla hesaplanabilir.

Mesela 60 kilo olan biri günde 60x30 =1.800 mililitre yani yaklaşık 2 litre su tüketebilir. Yazın sıcak havalarda sıvı tüketimini artırmak için önceliğimiz mutlaka su olmalıdır. İhtiyacımız kadar suyu içtikten sonra da terle kaybettiğimiz mineraller için aşırıya kaçmadan sade maden suyu, ayran, süt, kahve ve çay içilebilir” dedi.

Diyetisyen Köse, sıvı tüketiminde yapılması gerekenler ve sıvının vücuttaki görevleri ile ilgili de şu bilgileri paylaştı:Diyetisyen Köse, sıvı tüketiminde yapılması gerekenler ve sıvının vücuttaki görevleri ile ilgili de şu bilgileri paylaştı:“Su ve diğer içecekler, vücut su dengesinin korunmasında önemlidir. Hayat için elzem öğe olan suyu temiz, sağlığı bozmayan kaynaklardan karşılamalıyız. İnsan gıda almadan günlerce yaşayabilir, ancak günlerce susuz yaşamak imkansızdır. Emzirme döneminde sıvı tüketimi artırılmalı, günde 700 mililitre/1 litre sıvı eklenmelidir. Özellikle ishal durumunda su, tuz ve şeker karışımı sıvı, hayat kurtarıcıdır. Aşırı su tüketimi de vücutta mineral ve vitamin kaybına sebep olduğundan bundan sakınılmalıdır. Su, hücrelerin, dokuların, organ ve sistemlerin çalışması; vücut ısısının düzenlenmesi, yediğimiz gıdaların sindirimi, emilimi ve hücrelere taşınmasını sağlar” dedi.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan ise yaz aylarının getirisi olan yüksek sıcaklıkların insanları sadece bunaltmakla kalmadığını, aynı zamanda kimi sağlık sorunlarına da yol açabileceğine dikkat çekti. Özellikle bu yıl art arda yaşanan sıcak hava dalgalarının insan sağlığını tehlikeye atacak seviyelere ulaştığını kaydeden Uzman Dr. Zeydan, yüksek sıcaklıkların en çok yol açtığı sağlık sorunlarını ve alınabilecek önlemleri anlattı.

Kalp krizi riski bulunuyor
Yaz aylarında insan vücudunda idrar haricinde terleme yoluyla da sıvı kaybı yaşandığını belirten Zeydan, "Sıcak ve bunaltıcı günlerde kalbimiz, vücudumuzu soğutan temel mekanizma olan terlemeyi başlatmak için normalden daha fazla kan pompalamak zorunda kalır. Bu durum hipertansiyonu ve damar sertliği olanlar ve bu hastalıklar ile ilgili ilaç kullananlar için inme, ritm bozuklukları ve kalp krizi riskini artırır. İleri yaştaki bireylerde ise atardamarlarda artan plak yükü nedeniyle damarlar daha sert bir yapıya dönüşürken susama hissinde de bir azalma olur" dedi.

Vatandaşlara sıcak havanın ortaya çıkarabileceği risk faktörlerinden korunmaya yönelik bolca su tüketmeleri tavsiyesinde bulunan Dr. Zeydan, "Sıcaklığın en yüksek olduğu 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün ise dışarıya çıkmayın. Açık renkli ve pamuklu kıyafetler giyinin. Öğünlerinizde hafif yiyeceklerle, aşırıya kaçmadan beslenin" uyarılarında bulundu.

Diyabet hastaları etkileniyor
Yaz sıcaklarında yaşanan yoğun terleme ile birlikte aşırı miktarda sıvı ve vücut için elzem olan eloktrolit kaybı yaşandığına dikkat çeken Zeydan, "Bunun yanı sıra kontrol altında olmayan şeker de vücutta susuzluğa yol açar. Bu nedenle diyabet hastalarının sıcakta çok fazla kalmamaları ve yaz boyunca belli aralıklarla şeker ölçümü yaptırmaları gerekir" şeklinde konuştu.

Dr. Zeydan şöyle devam etti: "Şeker hastasıysanız sıcak havalarda fazla efor harcamayın, bol su ve şekersiz içecekler tüketin. Yazın bolca bulunan kavun-karpuz, şeftali gibi glisemik indeksi yüksek gıdalardan uzak durun. Böbrekler metabolizmadaki zararlı atıkları (üre, kreatinin, ürik asit vb.) su ile seyrelterek filtre ederler ve idrar şeklinde dışarı atarlar. Ancak günlük ihtiyaçtan daha az miktarda sıvı alan bireylerde idrar akımı yavaşlayacağı için taşların yanı sıra idrar yolu iltihaplarının da oluşması kolaylaşır. Kimi zaman oldukça ağrılı olabilen böbrek taşları ise tedavi edilmediği takdirde böbrek kaybına bile sebep olabilir. Bunu önlemek için bol miktarda sıvı tüketmek gerekir. Ayrıca normal şartlarda yetişkin bir birey günde 6-7 kere idrara çıkmalıdır."

Cilt kanseri riski artıyor
Güneşin insan vücudunun ihtiyacı olan D vitaminini sağlamak gibi birçok yararı da bulunduğunu kaydeden Zeydan, "Ancak yaydığı UV ışınlarının zararlı etkilerinden korunmak için mutlaka tedbir alınması gerekiyor. Çünkü UV ışınlarının cilt üzerinde uzun ve kısa vadeli olmak üzere birçok etkisi görülüyor. Bunlar ağrılı yanıklardan lekelere, su toplayan yerlerdeki ölü derinin soyulması ile vücudun enfeksiyonlara açık hale gelmesinden kırışıklıklara hatta kanser oluşumuna yol açması şeklinde oluyor" dedi. Dr. Zeydan, gündüz 11.00-16.00 saatleri arasında güneşin zararlı ışınlara doğrudan maruz kalınmamasına ve merdiven altı satılan güneş gözlüklerinin kullanılmamasına önemle dikkat çekti.

Beyin fonksiyonları yavaşlıyor
Yapılan son araştırmaların beyin fonksiyonlarının aşırı sıcak havalarda yavaşladığını gösterdiğini söyleyen Zeydan, "Bunun sonucunda düşünmenin zorlaşması ve muhakeme ile ilgili sorunlar ortaya çıkabiliyor.

Bunun yanı sıra sıcaklar, kan ile beyin arasındaki bariyerin aradan kalkması riskini artırarak beyinde protein ve iyon birikmesine, sonrasında da iltihaplanmaya yol açabiliyor. Aşırı sıcaklar ruh sağlığını da olumsuz etkileyerek anksiyete bozuklukları ve uyku düzensizliklerine yol açabiliyor. Ayrıca sıcaklar ve yüksek nem oranları migren ataklarını tetikliyor" diye konuştu.

Uzman Dr. Zeydan, serin ve klimalı ortamların tercih edilmesini, gün içerisinde bol su ve sıvı tüketilmesi ve dışarıya çıkarken şapka veya şemsiye kullanılmasını önerdi.



