Geri Dön
EkonomiFed tutanakları yayımlandı! Yeni bir faiz artışı olacak mı?

Fed tutanakları yayımlandı! Yeni bir faiz artışı olacak mı?

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) son toplantısına ait yayımladığı tutanaklarda, bilanço daraltma planının Mayıs toplantısında onaylanması beklentisi öne çıktı. Peki yetkililer faiz konusuyla ilgili ne mesaj verdi? Fed'in yayımlanan tutanaklarıyla ilgili ekonomistler ne dedi? İşte detaylar...

Fed tutanakları yayımlandı! Yeni bir faiz artışı olacak mı?

Fed, Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) 15-16 Mart 2022 tarihlerinde düzenlenen son toplantısına ilişkin tutanaklarını yayımladı.

Bilanço daraltma planının Mayıs toplantısında onaylanması beklentisi de öne çıktı. Buna göre, FOMC'nin 3-4 Mayıs'ta gerçekleştireceği bir sonraki toplantıda bilanço daralmasını onaylaması bekleniyor.

Tutanaklarda yer alan ifadelerde, Fed üyelerinin genel olarak ipoteğe dayalı menkul kıymetlerin aylık 35 milyar dolar düzeyinde azaltılmasını uygun gördüğü ve bir noktada ipoteğe dayalı menkul kıymetlerin aktif satışının düşünülebileceği bilgisi yer aldı.

Diğer taraftan yayımlanan tutanaklarda, "birçok" yetkilinin yaptıkları çeyrek puanlık hamle yerine faiz oranını yarım puan artırmayı tercih ettiklerini, ancak Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sırasında bunu yapmama kararı aldıklarını gösterdi.

Tutanaklarda 95 milyar dolarlık aylık bilanço daraltmanın uygun olacağı ifade edildi. Birçok yetkilinin bir ya da daha fazla 50 baz puanlık artışın garanti olduğu yönünde fikir belirttiği de görüldü. Peki uzman isim bu tutanaklarla ilgili ne dedi? İşte detaylar...

BİRDEN FAZLA BİTİŞ SENARYOSU İÇERMEKTE

'Piyasa iki ana tema etrafında birleşmeye devam ediyor' Ekonomist Enver Erkan, Fed'in faiz artışıyla ilgili şu mesajları verdi:

"FOMC'nin 3-4 Mayıs'taki bir sonraki toplantısında bilanço indirimini onaylaması bekleniyor. Bilançoyu küçültme hareketi, Fed'in geçen ay pandemi desteğini yumuşak bir şekilde azaltmaya çalışırken tahvil satın alması nedeniyle enflasyonla mücadeleye doğru keskin bir dönüşü genişletecek. Yani faiz artırımına göre daha etkili bir QT gerçekleştirilmiş olacak. Ekonomiyi Covid-19'dan korumak için agresif bir şekilde tahvil satın alarak 8,9 trilyon dolara yükselen bilançolarının boyutunu küçültmek de finansal koşulların sıkılaşmasına yardımcı olacak. Ancak bunun bilançoyu pandemi öncesine doğru indirmesi, Sistem Açık Piyasa Hesabı’ndan aylık 95 milyar dolarlık ve yıllık 1,14 trilyon dolarlık dilimler düşünüldüğünde, zaman alacak bir süreç. Bu hızda gidilirse, bilanço 43 ayda 4,3 trilyon dolar seviyesine düşüyor (pandemi öncesi). Dolayısıyla, Fed’in 326 milyar dolarlık kısa vadeli Hazine bonoları stoğunu eritirken, uzun vadeli tahvillerden de doğrudan satış yaparak 3 aylık değerlendirmelerde üst sınırı yükseltmesi ihtimali bulunuyor. Tutanaklar, daha yavaştan daha hızlıya doğru değişen birden fazla bitiş senaryosu içermekte.

EKONOMİNİN BU SIKILAŞMAYA NASIL GİRDİĞİNE BAKACAK OLURSAK

Burada ne kadar hızlı ilerlerse likidite koşullarını o kadar sıkılaştırmış olacak. Dolayısıyla finansal sistem ve kredi mekanizmasının kilitlenerek bir ekonomik durgunluğa sebep vermemesi açısından Fed bu limitleri sınırlı ölçüde artırabilecektir, aynı zamanda bunun negatif etkilerinden kaçınmak için repo penceresi gibi önlemler devreye alınmış durumda. 2017-19 arasında bile en üst sınır olarak 50 milyar dolar şeklinde ilerlenmişti.

Ekonominin bu sıkılaşmaya nasıl girdiğine bakacak olursak; Tüketici fiyat endeksi Şubat ayında %7,9 ile 1982'den bu yana en hızlı yükselişini gerçekleştirdi. Bu arada ABD işgücü piyasaları, işverenlerin 431K iş eklemesiyle ve işsizlik oranının geçen ay %3,6'ya düşmesiyle güçlü kalmaya devam ediyor. Mart ayının güçlü işgücü piyasası raporu, FOMC'nin enflasyona karşı kararlı adımlar atmasının önünü açıyor. Fed'in enflasyonu yaklaşık %2 hedefine geri döndürme konusundaki kararlılığı daha hızlı hareket etmesini gerektiriyor. Savaşın uzaması ise elbette ekonominin büyümesi açısından bir risk, ancak enflasyonun büyümesi açısından da büyük bir risk. Ve enflasyon fiyatlama ve tüketici davranışlarını etkileyip talep ve üretim şoklarına da neden olabilir. Bu etkilerden de elbette kaçınmak gerekli.

FED ŞAHİNLERİ GİDEREK DAHA BELİRSİZ BİR KÜRESEL ZEMİNLE KARŞI KARŞIYA

Piyasa iki ana tema etrafında birleşmeye devam ediyor: Ukrayna savaşı ve sıkı para politikası, ancak artan faiz oranları fikri etrafında piyasa duyarlılığı arttı. Fed şahinleri giderek daha belirsiz bir küresel zeminle karşı karşıya. Rusya'nın Ukrayna'yı işgaline ilişkin raporlar, tırmanma ve gerilimi azaltma arasında gidip geliyor. Rusya ve Ukrayna arasındaki barış görüşmeleri de bazı yıpranmış sinirleri yatıştırmaya yardımcı oldu. Ancak Ukrayna savaşıyla ilgili gelişmeler oldukça belirsiz olsa da, enflasyon ve dolayısıyla merkez bankası politikası üzerindeki etki oldukça belirgin.

Tutanaklar, Mayıs’ta 50 baz puan faiz artışına yol vermesi, Haziran açısından 50 baz puanlık bir artışı daha radarda tutması ve bilanço küçültme planından dolayı şahin. Politika yapıcılar, çekingen davrandıkları ve 50 bps artıştan kaçındıkları Mart FOMC’den sonra Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin gıda ve enerji fiyatlarını yükseltmesi gözlemlediler. Ardından politikada daha hızlı hareket edebileceklerini söylediler ve Fed başkanları son açıklamalarında 50 bps faiz artışlarını gündeme getirdiler. Powell da açıklamalarında, 3-4 Mayıs için gerekirse yarım puanlık bir artışın masada olduğunu ilan etmişti. Yatırımcılar, enflasyon baskıları yayıldıkça 2022'de yediden fazla faiz artışı olasılığını fiyatladılar ve Fed'in önümüzdeki ay faiz oranlarını yarım puan artırma olasılığını yaklaşık %85 olarak görüyorlar."