Algida: Bakkallar bizim sayemizde ayakta kalıyor
17 yıldır Türkiye’de olan Algida, bu sürede Türkiye’de 600 milyon dolarlık yatırım yaptı
Ekonomiye önemli katkıları olduğunu belirten Coşar, “350 bin dolabımız var. Oradan para kazanan kişileri düşünün. Özellikle bakkallar için iyi bir kazanç. Dondurmanın hızlı tüketim malları arasında önemli bir yeri var. Bakkallar hızlı tüketim cirolarının yüzde 4’ünü dondurmadan yapıyor. Birçok bakkal bu satışlar sayesinde ayakta kalıyor” dedi
Ahmet Coşar, 2001 yılından bu yana Unilever’de Yönetim Kurulu Üyesi. 2006 yılında da Algida Türkiye’nin Genel Müdürlüğü görevine geldi. 17 yıldır Türkiye’de olan Algida, bu sürede Türkiye’de 600 milyon dolarlık yatırım yaptı. ‘Aşkımla erir misin?’ sloganlı Cornetto’su, Magnum’u ve birçok çeşidiyle endüstriyel dondurma pazarında lider. 850 milyon dolarlık pazarın yüzde 65’i Algida’nın. Ahmet Coşar dondurma pazarının Türkiye’de büyüdüğünü, yakın bir gelecekte Avrupa ülkelerindeki gibi Türkiye’de de dondurmayı 12 ay boyunca tüketenlerin artacağını söylüyor.
Genel müdürlüğü görevine gelişi bir yılı doldurmayan Coşar’ın dondurma macerası ilkokul dönemlerine kadar gidiyor. Coşar’ın birçok çocuk gibi ilkokul yıllarında dondurma tüketmeye başladığını sanmayın, o ilkokul yıllarında başlamış dondurma satmaya.
İlk işiniz nedir?
İlk nasıl para kazandığımı soruyorsanız, ilkokul dönemim derim. İlkokul döneminde lunaparkta kahvehanenin sahibinin oğlu arkadaşım Yavuz’la kaleye şut çektirip para kazanırdık. Adana’da yaşıyorduk o dönemde.
Unilever müşterimdi
Nerelisiniz?
Elazığ. Babam subay olduğu için çok gezdik. Bu arada ben ilkokuldayken dondurma da satardım. Lüleburgaz, Erzincan, Ankara- Polatlı, Elazığ, Diyarbakır... Okula Lüleburgaz’da başlayıp sonra Adana’da devam ettim. Türkiye matematik yarışmalarında aldığım derecelerle Diyarbakır Maarif Koleji’ne geçtim, sonra Adana’ya geçip Isparta’da bir süre okudum. Ardından Robert Koleji kazandım. Bir ara Ağrı’ya gittim, teyzemler oradaydı. Dedemin İstanbul’da bakkalı vardı, onun yanında da çalışırdım. Boğaziçi Üniversitesi’nde okudum. Üniversite ikinci sınıfta kendi firmamı kurdum.
Ne yapıyordunuz?
21-22 yaşında, yani yıl 1981’de bilgisayar şirketi kurdum. O dönemde Unilever müşterimdi. Sistem analizi yapıyordum. 1987 yılına kadar iyi para kazandım. Sonra devrettim, hâlâ iyi bir şirkettir. Unilever’in büyük bir projesi vardı. Ben o projeye şirket olarak destek veriyordum, o projeyi yönetmem için bana teklifte bulundular, kabul ettim. Unilever’den iki kez istifa ettim. Sonra yeniden Unilever’e geçtim. Pazarlama bölümüne girdim. Carrefour’un Türkiye’ye geldiği dönemde 1996’da pazarlamadan sorumluydum. Daha sonra Türkiye Satış Koordinatörü oldum. 2001 yılında Unilever’in Yönetim Kurulu’na girdim. Geçen senenin ortasında da Algida’ya geçtim.
Genelde özel sektörde tecrübe kazandıktan sonra girişimci olunur, siz tersini yapmışsınız...
Benimki ters. Ancak Unilever’de dinamik bir kariyer çizgisi izledim. Unilever’in yelpazesi çok geniş. Deterjandan gıdaya geçtiğinizde farklı bir pazar ve rakiplerle karşılaşıyorsunuz. Her iki haftada bir tercihlerini değiştiriyor müşteriler bizim kategorilerimizde.
Raf ömründen kısa deniliyor...
Denilebilir. Çok yenilenmek gerekiyor. Ayrıca raflarında olduğumuz müşteriler arasında da rekabet var. A market zincirinin atılımlarıyla B’ninki farklı oluyor. Çok iyi takip etmek lazım. 7 gün açık bulunduğumuz yerler bunlar. Telefonunuzu kapatmanız mümkün değil.
Dondurma hasta etmez
Dondurma bir yandan kolay bir ürün gibi, insanları mutlu ediyor. Özel dolaplarda saklanıyor, her yerde yeri belli, ama aynı zamanda saklanma koşullarına çok dikkat edilmesi gerekiyor.
Dolap elektriği kesilse ürünleri geri alıyorsunuz ve burası Türkiye. Geçenlerde bir günde 40 noktayı gezdim. Dolapları kontrol ettik. En büyük müşteriye öğle saatlerinde geldim. Her şey düzgün gibi görünürken bir baktık hepsi erimiş. Elektrik kesilmiş... Dondurmalar eksi 20-30 derece arası tutuluyor. Kolay deforme olduğu için bozulduğu kolay anlaşılıyor. Müşteriler de hassas olduğu için sorun yaşamıyoruz. Ayrıca çok da iyi denetliyoruz.
Türkiye’de dondurma yazın tüketiliyor. Siz her ne kadar ev dondurmasına da ağırlık verseniz, esas satışı yazın yapıyorsunuz.
Ürettiğimiz dondurmanın 5 ayda yüzde 90’ı satılıyor. Eylül’de azalmaya başlanıyor. 12 aylık tüketim var Avrupa’da, bizde henüz yok. Ev dondurması alışkanlığı bizim markamızla geldi. Yaygınlaşıyor.
Kışın dondurma hasta eder diye düşünülüyor. Bu yüzden de tüketilmiyor.
Evde dondurma yemenin bir zararı yok. Evler kışın 22-23 derece en az. Ayrıca dondurma hasta etmez. Bunları uzmanlar söylüyor. Avrupa ülkeleri bize göre çok daha soğuk ve kışın dondurma tüketiyorlar. Şu da önemli bizim dondurmamız çok hijyenik bir ürün. Süt ve meyve var içinde. Çocuklar için çok yararlı.
Şeker de var... Kilo da yapıyor...
Biz de ’Günde 3 kez dondurma yiyin’ demiyoruz. Haftada 3-4-5 kez yenebilir. Yağlı yoğurttan daha az kalorisi var. Bazı şeyler yanlış biliniyor.
En gözde Max ve Cornetto
Algida kaç noktada satılıyor?
Ekonomiye çok destek veriyor. 350 bin dolabımız var. Oradan para kazanan kişileri düşünün. Özellikle bakkallar için iyi bir kazanç. Hızlı tüketim malları arasında önemli bir yeri var dondurmanın. Bakkallar hızlı tüketim cirolarının yüzde 4’ünü dondurmadan yapıyor. Birçok bakkal bu satışlar sayesinde ayakta kalıyor.
En çok hangi çeşidiniz satılıyor?
Türkiye’de Max ve Cornetto çok satıyor. Magnum da çok satıyor. Hatta ev tüketimine yönelik çıkardığımız küçük magnumları yetiştiremiyoruz. Çikolatası müthiş. Türkiye’de donduramada kayıtdışı yüksek. Türkiye dondurmayı yeni öğreniyor. İki kiloluk dondurmayı eve götürüp tatlı olarak yeme alışkanlığına henüz sahip değiliz.
Yılda kaç litre dondurma tüketiliyor Türkiye’de?
Kişi başına Avrupa’da 4 litre, Türkiye’de ise 1.5 litre.
Rakiplerimiz Ülker ve Panda ile birbirimizi yemeden pastayı büyütmeliyiz
* Dondurmayı keyfi, mutluluğu ve enerjisi artsın diye yemeli herkes. Kek ve yağlı yoğurttan daha az kalorisi var.
* Diyet dondurmamız var ama çok az satıyor.
* Ekonomi tutarlı ve iyi gidince bu tür ürünlerin tüketimi artıyor. ‘Keyfim iyi’ diyerek bu ürünleri alıyor müşteriler.
* Yakında çocuklara yönelik ürünler artacak. Çünkü çocuklar için yararlı. Sütü zorla içen bir çocuk severek dondurma yiyebilir.
* Nestle dondurmada büyük bir firma. Mövenpick onların ama çok bilinmiyor Türkiye’de.
* Türkiye’de rakibimiz Ülker ve Panda. Lokal markalar da var Anadolu’da. Panda ve Ülker’in pazardaki payı 10-15 civarında. Birbirimizi yemeden pastayı büyütmeliyiz.
* Türkiye’deki toplam dondurma pazarı 850 milyon dolar. Her yıl tüm markalar bu pazarı yüzde 20 büyütelim diyoruz biz.
EN ZOR GÜNÜM
‘Yönetim kurulu bu mu?’ dedim
2001 krizinde Unilever’in Yönetim Kurulu’na yeni girmiştim. Yönetim kurulunun o krizi nasıl yaşadığını bilemezsiniz. ’Yönetim kurulu buysa ben geri döneyim’ diye düşündüğümü itiraf edeyim. Ama o kriz ortamı hepimize iyi antrenman yaptırdı. 3 gün uyumadım. Ne yapılacak diye düşünmekten beynim iflas edecek hale geldi. Çok farklı bir deneyimdi. O günleri yaşayan işadamları artık dünyanın en deneyimli kriz yöneticileri.




