Profiterolcü Bahattin’in katılmadığı maraton yok

İstanbul Kurtuluş’taki 67 yıllık Nazar Pastanesi’nin sahibi Bahattin Boğaz iyi bir profiterol ustası olduğu kadar da ödüllü bir maratoncu. Her gün 15 kilometre koşuyor meşhur profiterollerinden de, sadece haftada bir tatlı kaşığı yiyor!
Kaliteli çikolatası, ince hamuru, süt ile yapılmış taze kreması ve az şekerli olması belki de profiterolü profiterol yapan en önemli özellik...” Bunu, ben söylemiyorum! Yorumun sahibi, ünlü gurme Vedat Milor. Kurtuluş Caddesi’ndeki Nazar Pastanesi, İstanbul’un en köklü pastanesidir. Profiterol, ekler ve paskalya çöreğinin lezzetiyle nam salmış pastanede ünlü müşterileri kadar, eski müdavimleri de hiç eksik olmuyor.
Pastanenin sahibi ise, her daim “iki dirhem bir çekirdek” diye tanımlayabileceğimiz, bir İstanbul beyefendisi... 1968 yılından beri aynı kiloda! Kendi yaptığı profiterollerden yalnızca haftada bir kaşık yiyor. Doğal gıdalarla besleniyor, her sabah 15 kilometre koşuyor. Çünkü Bahattin Boğaz, 1960’tan beri aktif olarak atletizmle uğraşıyor, 30 yaşından beri de maraton koşuyor. Bu sıra dışı isimden; Nazar Pastanesi’ni, profiterol kültürünü ve 37 ülkede katıldığı maratonların hikayesini dinledik.
13 yaşından beri koşuyor
Bahattin Bey’in pastacılıkla da, sporla da tanışması aynı döneme denk geliyor! 1959 yılında, ağabeyinin pasta ustası olduğu Nazar Pastanesi’ne çırak olarak giren Bahattin Bey, aynı zamanda Kurtuluş Spor Kulübü’ne de üye olmuş. Bir gün kulüpteki hocasının “Sende iş var” demesiyle de 1962 yılında atlet lisansını çıkartmış ve o gün, bugündür, hiç durmadan koşuyor!
Röportaja gittiğimiz gün, Bahattin Bey 30 kilometre antrenman yaptıktan sonra iş başı yapmıştı: “Hem çalışıyordum hem de spor yapıyordum. Bizim babamız zengin değildi, çalışmak zorundaydım. 1959’dan bu yana bir ömür...”
“Fabrikasyon ürün kullanmam”
“Bir ömür” de Nazar Pastanesi... Dile kolay, 67 yıllık bir müessese...
Hala ilk günkü kadar ilgi görüyor. Bunda Bahattin Bey’in titiz kişiliğinin payı büyük: “Nazar Pastanesi 1946’da kurulmuş. Türkiye genelinde bu pastaneyi bilmeyen yoktur.
Kurtuluş değil, herkes, bizim en iyisini yapmaya çalıştığımızı, en kaliteli malzemeyi kullandığımızı bilir. Ben, işin başından beri profiterolü geliştirmeye çalıştım. Paskalya çöreği yapıyoruz ayrıca, yeni yılda burada kuyruk olur! Eklerimiz de dillere destandır.
İstanbul’un her yerinden müşterimiz vardır. Artık Yemeksepeti’nde de satıyoruz ürünlerimizi.” Pastanenin kurucusu, Haralambos Usta imiş. “Malum sebepler”den ötürü yurt dışına giderken, pastanesini Bahattin Bey ve ağabeyine devretmiş: “Biz 1964 yılında Nazar’ın bayrağını devraldık. Kaliteyi devamlı yükselttik.
Tüm ürünlerde pastörize süt, Belçika çikolatası, Hollanda kakaosu kullanıyorum. Kremayı gerçek sütten yapıyorum, profiterol çok şekerli değildir. Fabrikasyon bir ürün asla kullanmam.”
“Maraton bilgeliktir”
“Ben her gün 15 kilometre koşuyorum. Maratoncular genelde ileri yaşlarda olur çünkü maraton sabır ister. 42 bin 195 metre koşuyorsun, bu nedenle maraton bilgeliktir. Ben Avrupa’nın tüm önemli maratonlarında koştum. Almanya’da 22 maraton, Las Vegas, iki defa New York, Prag, Atina, Londra, Lizbon, Madrid, Boston, 17 defa Berlin... Maratonların takvimlerini takip ediyorum, internetten başvuruyorum ve maraton haftası gidip koşuyorum.”
66 yaşındaki maratoncu Bahattin Bey’in sağlık sırları
“Vücudumda yağ oranı çok düşük, yüzde 6-8 arası. 1966 yılında 59’dum, şimdi 58 kiloyum. Çok yemem ama sağlıklı beslenirim. Sabah uyanırım ılık su ısıtırım, bir tatlı kaşığı kestane balı ile çörek otunu karıştırırım, o ılık suyu içerim. Bir tatlı kaşığı gerçek zeytinyağı içerim ve öyle koşuya çıkarım. Profiterolü asla
bir porsiyon yemem. Bir kaşık yerim.”
“Süreyya gibisi gelmez”
“Türkiye’de gelmiş geçmiş en iyi atlet Süreyya Ayhan’dı. Federasyon bitirdi Süreyya’yı. Süreyya’yı yabancı antrenörlere bıraksalar kimse tutamazdı. Süreyya Ayhan gibi bir atlet değil Türkiye’ye, dünyaya az gelir. Şimdiki favorim Gamze Bulut. Umarım Gamze siyasi kavgalara kurban gitmez.”










