Gazete Vatan Logo

Oyunculuğu düşünüyorum ama sevişme sahnelerinde olmam

Spor spikerliğinde başarısını kanıtlayan Burcu Esmersoy şimdi de yeni bir şov programına başladı

Futbolun yanı sıra sporun birçok dalıyla da ilgilenen güzel sunucu kick boks konusunda iddialı. İtalyan eşinden boşandıktan sonra hayatında yeni bir sayfa açan Esmersoy mutlu bir birliktelik yaşadığını ama gündeminde evlilik olmadığını söylüyor. Yeni hedefinin ise oyunculuk olduğunu anlatıyor.


Oldum olası “self-made” (kendini yetiştirmiş) insanlara hayran olmuşumdur... Burcu Emersoy’u ilk defa tesadüfen televizyonu zaplarken spor spikeri olarak gördüm ve hayran oldum. Ama benim hayran olduğum şey sadece güzelliği değildi. Duruşundaki netlik, konuşması, onun ne denli harbi bir kadın olduğunu gösteriyordu ve kendisine telefon açıp konuşmak istediğimi söyleyince büyük bir tevazu ile kabul etti. İstinye Hillside Club’da Burcu Emersoy ile buluştuğumda ne kadar haklı olduğumu anladım. Müthiş karekterli, sevimli, kendinden emin bir duruşu var. Burcu’ya geçmiş evliliği, spor, işi, moda hakkında bir şeyler sordum ve ondan çok içten çok samimi yanıtlar aldım.


Yeni programınız başladı... Spor spikerliği mi yoksa “Yaz Gecesi Şovu” mu daha eğlenceli? Size hangisi daha çok keyif veriyor?
İkisini birbirinden ayırmak mümkün değil, yıllardır yaptığım için spor spikerliğine bayılıyorum, ayrıca kanalımı çok sevdiğim için, burada yaptığım her proje bana keyif veriyor. “Yaz Gecesi Şovu” biraz yorucu ama çok eğlenceli.

Bir günlük temponuz nasıl?
Her şeyden önce sabahları çok erken kalkıyorum. Mutlaka ama mutlaka kahvaltı yapıyorum. Kahvaltıyı asla kaçırmam. O günkü moduma göre bazen zeytinli, peynirli klasik Türk kahvaltısı ediyorum, bazen de Amerikan tarzı kahvaltıyı tercih ediyorum. Kahvaltımı bitirip ardından spora gidiyorum. Son zamanlarda pilates ve yüzmeye daha yakınım. Kardio için kişisel eğitmenin yani spor hocasının zorlamalarına ihtiyacım var. Uzun zamandır gerekli ehemmiyeti gösteremediğim kick boksa tekrar Burak Hoca ile dönüş yapacağım.

Spora ne kadar zaman ayırıyorsunuz, hayatınızın ne kadarını kaplıyor? Boks dışında hangi sporları yapıyorsunuz?
Spora haftada 4 gün zaman ayırmaya çalışıyorum ama yakında kick boksu da arttıracağım için daha çok zaman ayırmam gerekecek. Yazın yüzme ve su sporların yapmayı seviyorum, kışın spor salonu etkinlikleri var programımda mecburen....

Kick boksa nasıl merak sardınız?
Galiba çok spor salonu tipi değilim... Kick boks adrenalini yüksek, rekabet içeren bir spor fakat bu spor gerçek bir disiplin istiyor. Çok sevmeme rağmen yoğunluktan ve vakitsizlikten ara vermek zorunda kaldım. Ama şimdi tekrar başlıyorum.


Güne kahvaltı etmeden başlamam moda diye beğenmediğim şeyleri giymem

Formunuzu korumak için beslenme programınızda nelere dikkat edersiniz? Mesela gün içinde neler yiyor, içiyorsunuz?
Formumu korumak için bir kere mutlaka sabah kahvaltısı yapıyorum. Öğünleri sık ve hafif tutarak metabolizmamın tembelleşmesine mani oluyorum. Fast food’tan uzak duruyorum. Ayrıca daha önce de söylediğim gibi spor yapıyorum bu da hem sağlık hem de formumu korumam açısından çok önemli.

Modayı takip eder misiniz?
Modayı takip etmiyorum, hiçbir zaman sadece “moda” olduğu için aldığım bir giysi olmamıştır. Bana yakışmayan şeyleri asla moda diye giymem ama moda olan bir şeyi beğenirsem alır, giyerim. Bunun da bir çizgisi var tabii, asla moda kurbanı değilim, olana da üzülüyorum.

Seksilik anlayışınız nedir?
Ben seksiliğin giyimle değil, bakış duruş ve tarzla oluşabildiğini düşünüyorum.

Programınız sırasında Vedat Milor’un seksle ilgili bir cümlesi sizi utandırmıştı. Seks hakkında konuşmaktan utanır mısınız?
Aslında olay gazete ve dergilerin aktarma yaparken çarptırılmasından başka bir şey değil. Klasik bir durum yani. Programı dikkatle izleyenler benim Vedat Bey’e değil, sevgili partnerim Yekta’nın tepkisine güldüğümü görebilirler.
n Normalde de utangaç mısınız?
İlgi ve alakadan utanırım.


Sinan Çetin’in iştahını açacağım

Oyunculuğu hiç düşündünüz mü? Mesela bir sinema filminde oynamak ister misiniz?
Oyunculuğu hiç düşünmemiştim ama artık düşünüyorum açıkçası. Her zaman söylediğim gibi Plato’da Sinan Çetin’in işlerinde var olmak isterim. Böyle söyleyip Sinan Bey’in iştahını açacağım ama artık gerçekten oyunculuğa sıcak bakıyorum. Sadece sevişme sahnelerine sıcak bakmıyorum, bu bir prensip meselesi.

Güzellik sırlarınız var mı?
Levent’teki Sculpture’ın tüm servislerinden düzenli olarak faydalanıyorum.

Güçlü ve kendi ayakları üzerinde duran bir kadın imajınız var. İlişkilerinizde katı kurallarınız var mıdır?
Katı kurallar demiyelim ama işim her zaman önce gelir, bu konuda gayet prensipliyimdir. Hiçbir şey işimin önüne geçemez.

Sperm bankası çocukları için ne düşünüyorsunuz? Sizce bir çocuk babasız sağlıklı bir şekilde büyütülebilir mi?
Ben hayatta hiç bir şeyi yargılamamak gerektiğini düşünüyorum. Babasız da çok iyi ve harika insanlar yetişiyor. Toplum bunun birçok örneğiyle dolu.

Şu anda hayatınızda özel biri var mı?
Evet bir ilişkim var. Hem de çok güzel ve çok özel.


Çok çekici, huzurlu ve mutlu bir dönemden geçiyorum

Boşandıktan sonra hayatınızda neler değişti?
Boşandıktan sonra hayatımda olumlu yönde pek çok gelişme oldu. Bir kere gerçekten olgunlaştım, ne istediğime karar verdim, nasıl hayatların beni mutlu ettiğine karar verdim. Bunca yıl kendi ayakları üzerinde durabilen bir kadın olmamın çok yararı olduğunu zaten biliyordum ama iyice emin oldum.

Tekrar evlenmeyi düşünüyor musunuz?
Şu an için düşünmüyorum. Dolayısıyla çocuk yapmayı da düşünmüyorum. Şu an hem özel, hem de iş hayatımla çok çekici, çok huzurlu ve çok mutlu bir dönemden geçiyorum.

Gelecek için planlarınız neler?
İş hayatında yeni projelerle, yeni bir yola giriyorum ve bu yenilik oldukça güzel de bir heyecana neden oluyor. Neredeyse tüm vaktimi alıyor.

Boşandıktan sonra basından uzak durdunuz ve seçici davrandınız... Neden böyle bir tercihiniz oldu?
Boşandığım dönemde uzun süre magazin basını çok gereksiz ve anlamsız bir şekilde bu meseleyle meşgul oldu. Ama hem dünyada hem ülkemizde pek çok önemli şey yaşanırken bu kadar olağan ve özelliksiz bir olayın insanların gözlerini ve beyinlerini meşgul etmesi beni çok rahatsız etti. Zaten benim yerime pek çok açıklama yapıldığından bir de benim böyle bir oluşumda bulunmamın yanlış olduğunu düşündüm. Ve her şeyden uzak kalmaya çalıştım.


Kimse büyük konuşmasın herkes bir gün Fenerbahçeli oluyor

Futbol maçlarını izlemeyi seviyor musunuz?
Futbol maçlarını statta izlemeyi çok seviyorum. Televizyondan da izliyorum ama yayın NTV ya da NTV spor dışındaysa sesi kapalı olarak seyrediyorum.

Hangi takımı tutuyorsunuz? Fanatik bir taraftar mısınız?
Artık takım tutmuyorum ama takım tutarken de hiçbir zaman işi fanatiklik boyutuna vardırmadım. Zaten her tip ayarsızlığı, abartıyı lüzumsuz bulan bir yapım var.

Galatasaraylı Arda “Beni hiçbir para Fenerbahçeli yapamaz” dedi. Siz bu sözler hakkında ne düşünüyorsunuz? Takım fanatikliği nasıl bir şey sizce?
Vallahi kimse büyük konuşmasın, çünkü herkes bir gün Fenerbahçeli oluyor.

Vay vay vay vay harbi Fenerli’yiz anlaşılan.
Herkes gibi.

Futbol maçlarını izlerken nasıl tepkiler verirsiniz? Mesela kendinizi tutamayıp küfrettiğiniz oluyor mu?
Ne kadar sinirlenirsem sinirleneyim küfre karşı olduğum için maç seyrederken de küfür etmem.

Rıdvan Dilmen’in mi yoksa Sergen Yalçın’ın mı yorumlarını beğeniyorsunuz?
İki yorumcu da apayrı tarzlara sahip. Rıdvan Hoca’yı dinlerken çok şey öğreniyorum. Sergen’i dinlerken çok keyif alıyorum ve eğleniyorum.

Eşcinsel hakem hakkında ne düşünüyorsunuz?
Ayrımcılığın her türlüsüne karşıyım.









Haberin Devamı