Osmanlı’dan kalma paha biçilmez kılıçlar döner bıçağı olmuş
Osmanlı´nın en canlı sergisi
Çuhadaroğlu Holding’in Çağlayan’daki eski binası müze gibi. Çok yakında bu binadaki eserlerin büyük bölümü Yıldız Sarayı Mabeyn Köşkü’ne taşınacak.
12 Nisan’da Çuhadaroğlu Holding Yönetim Kurulu Üyesi Nejat Çuhadaroğlu’nun
‘1453-1923 Yaşayan ve Savaşan Osmanlı’ koleksiyonu sergilenmeye başlanacak.
Bundan 6 yıl önce Nejat Çuhadaroğlu’yla röportaj yapmış, 2. Dünya Savaşı’na ait malzemeler, kıyafetlerden oluşan koleksiyonunu görmüştüm. Bu kez Nejat Çuhadaroğlu’nun son 3 yıldır yoğunlaştığı Osmanlı Dönemi’ne ait maketler, malzemeler, objeleri sergilediği binasını gezdim. Osmanlı paşalarının, şehzadelerinin, süvarilerin birebir maketleri çok etkileyici. Yüz ifadelerinden parmaklarına, kıyafetlerinden silahlarına kadar karşılaştığınız manzara birebir gerçeği sergiliyor. Biz röportajı yaparken hemen arkamda Enver Paşa vardı, yalnızca soluğunu hissetmiyordum! Nejat Çuhadaroğlu çocukluğundan beri maket tutkunu. Yeteneği ailesinden de geliyor. Annesi ressam, babası mimar. O ise Amerika’da işletme okumuş. Ama 5-6 yaşından beri heykel yapıyor. Çizgi roman onun bir diğer tutkusu. Nejat Çuhadaroğlu için yalnızca koleksiyoner demek yanlış olur. Çuhadaroğlu yaşanmış olayları maketlerle anlatmayı tercih ediyor. Bir askeri yüz ifadesinden postallarına kadar her detayıyla yaşatıyor koleksiyonunda. Olayları maketlerle canlandırıyor. Diorama adı verilen bu uygulamayla, yaşanan olayları en ince detaylarıyla üç boyutlu bir tabloya bakar gibi izliyorsunuz.
18. ve 19’uncu yüzyıl Osmanlı sultanlarının, paşalarının kıyafetleri, meşrutiyet sancağı, 2. Mahmut dönemine ait Türk Bayrağı, el yapımı farklı Türk bayrakları, saatler, gözlükler, sigara tablaları, silahlar, kılıçlar, miğferler, zırhlar, rozetler ve hanedan kolyesi. Sergi kuşkusuz ilgi çekecek. Çuhadaroğlu’nun hedefi ise en kısa zamanda elindeki tüm koleksiyonunu sergileyeceği bir müzeye kavuşmak.
* Ailenizde koleksiyonerlik var mıydı?
Ailem aslında sanata çok yatkın. Annem Güzel Sanatlar mezunu, babam da yüksek mimar. Babamda koleksiyonerlik de var.
* Eskiden 2. Dünya Savaşı’na ait eserler topluyordunuz...
15 yıl önce başlamıştım. 3 yıldır da Osmanlı dönemine ait objeleri, kıyafetleri, belgeleri topluyorum. Maketleri de hazırladım. Osmanlı Dönemi’ne hızlı girdim.
* İlk ne aldınız askeri tarihle ilgili?
İlk Osmanlı süngüsü ve tüfeği aldım. Askeri tarihle ilgili malzeme toplamak hiç kolay değil. Osmanlı dönemi özellikle zor.
* Neden? Saklanma koşulları mu kötü? Yurt dışında çok farklı. Türkiye’de kıymet bilmeme, kötü koşullarda saklama çok. Paha biçilmez kılıçlardan döner bıçağı yapılmış, kurban kesmek için tarihi kılıçlar kullanılmış. İnsan inanmakta zorlanıyor.
Çanakkale Savaşı’nın şapkaları İngiltere’de çıktı
* Çaput muamelesi mi görmüşler?
Aynen. Ne yazık ki tekstil ürününü bekletme, saklama kültürümüz yok. Kılıç, silah daha fazla bekletiliyor. Şapkalar, kıyafetler bir jenerasyon sonrasında hemen atılıyor. Paşa dedesinin sırmalı ceketiyle gezenler, o ceketleri parçalayanlar o kadar çok ki... Kıbrıs Barış Harekatı’na katılan subaylarla konuşuyorum, eşlerinin o kıyafetleri nereye koyduğunu bilmiyorlar. Ben şu anda Çanakkale Savaşı enveriye şapkasının sahibiyim.
* Enveriye kabalak mı?
Evet. O şapkayı da İngiltere’den buldum. Avusturyalılar ve İngilizler saklıyor. Bizimkiler bez parçası olarak görüyor o şapkayı. İnanın o şapkalar tamamen bezden yapılır ama filmlerde gördüğünüz gibi de değil. Kendi arasında çeşitleri vardır. Ben bu konularda çok da okuyorum. Türkiye’de bu konularda uzman da yok.
* Danıştığınız kişiler yok mu?
Var. Son 10 yıldır da araştırmalar arttı. Osmanlı ve Türk tarihini ben çok yakından takip ediyorum. Tarihi olaylarla ilgli incelemeleri okuyorum. Çanakkale cephesinde günlükler bile çıktı. Ancak inanın askerlerin tam olarak ne giydiğini bilen çok az. Teğmenlerin kıyafetleri, apoletleri, ayakkabıları soru işareti.
* Nasıl topladınız bu kıyafetleri?
Ben bu konularda tam uzman olan kişi bulmadım. Askeri Müzeleri de yakından takip ediyorum. Türkiye’de orduyla ilgili bu anlamda çalışma yok. Yurt dışında adamlar yalnızca askeri kol düğmeleriyle ilgili kitaplar yazmışlar.
Yaralanan askerin yüzündeki acıyı koleksiyonda gösteriyorum
* Sizi şaşırtan malzemeler buldunuz mu?
Çok. Osmanlı dönemine ait düğmeler çok ilginçti. Literatürde geçmeyen askeri düğmeler, apoletler, kemer tokaları, garip ayyıldızlar... Hangi dönem, nerede ve nasıl yaptırılmış bilinmiyor.
* Bu sergide kadın yok değil mi?
Yok. Nene Hatun gibi karakterler koymak isterdim.
* Kültür Bakanı Ertuğrul Günay gezdi burayı değil mi?
Evet, kendileri de beğendi. Ben iddialıyım, bu kadar geniş döneme ait, mankenlere bu kıyafetleri giydiren, objeleri toplayan benden başka kimse yok. Ben tarihi araştırmacı kişiliğe de büründüm. Askeri malzemeleri iyi inceliyorum. Zaman içinde tarihi olarlara yorum getirecek hale geldim. Amacım 7’den 77’ye herkese tarihi göstermek. Saklanan askerin, saldıran, yaralanan askerin yüzündeki acıyı, endişeyi de ben bu koleksiyonda gösteriyorum. Maketlerin boyu birebir.
* Müze ne zaman açılacak? Gazhane’de bir yer verilecekti size...
Oradan bize umut yok. Kültür Bakanlığı da bakıyor bizim için.
* Sergiler de devam edecek...
Evet. Önceliğim 2015 Çanakkale 100’üncü yılı.
* İşinize zaman ayırıyor musunuz?
Asla geri planda değil. Bunları yapmam için para kazanmam lazım. Ben bunlara ciddi paralar harcıyorum.
Darbelerde de hurda muamelesi gördüler
* Tarihi eserleri bu kadar kötü kullanmaları inanılır gibi değil...
Şu da var darbeler döneminde bu eserler hurda muamelesi görmüş...
* Toplanmış değil mi?
Toplanıp eritilmiş. Hangi parçalar gitti bilen de yok. Ben birçok eseri yurt dışından topladım.
* Balkanlar’dan mı?
Başta Bulgaristan’dan topladım. Atina beni hayal kırıklığına uğrattı. Kültüre önem verenler olarak biliniyorlar, kültür başkenti deniyor ancak içi boş Atina’nın. Ben Macaristan, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Polonya’ya gittim. Çok iyi biliyorum her yeri. Türkiye’yi önemsemek gerek. Antikacılarımız iyi aslında. Çukurcuma, Kadıköy Antikacılar Bölgesi ve Kapalıçarşı’yı küçümsememek lazım.
* Bulduğunuz Osmanlı Dönemi malzemelerinin ne kadarını yurt dışından aldınız?
Yazmadım bunları. Kıyafetlerin ve ateşli silahların çoğunu yurt dışından buldum. Kıyafetler, üniformalar değer görmemiş ülkemizde. Saklayan az. Çok eseri dediğim gibi yurt dışından antikacılardan ve müzayedelere katılarak topladım.




