Koleksiyon Mobilya Marka ve Tasarım Direktörü Koray Malhan, insanlar artık evde daha çok zaman geçiriyor, pratik çözümler arıyor" dedi
Koleksiyon Mobilya İzmirli, ODTÜ mezunu mimar Faruk Malhan'ın markası. 1972 yılında başkentte küçük bir atölyeden doğdu. Emin adımlarla büyüdü. Farklılığını korudu. Ankara'dan İstanbul'a ve daha sonra yurtdışına uzandı. Koleksiyon Mobilya' da son yıllarda Faruk Malhan'ın çocukları Koray, Ayşe ve Doruk Malhan da taşın altına elini sokmuş durumda.
"Yüksek kalitede modern mobilya" anlayışıyla yola çıkan Koleksiyon Mobilya son olarak farklı bir "ev" konseptiyle çıktı müşterilerinin karşısına. Bu çıkışlarının büyük kentlerde yaşayan modern insanların yaşam biçimlerindeki değişiklikle doğrudan bir bağlantısı var. Onlar şehir yaşamının modern insanlarının artık evlerinde arkadaşlarıyla daha özel zaman geçirdiğini düşünüyor. Birlikte DVD izleme, yemek yapıp sohbet etme alışkanlıkları gibi... Ayrıca Koleksiyon, Harvard Üniversitesinde "ergolabio" özelliğiyle yani mutfakta insan odaklı tasarım anlayışıyla ders olarak okutulan İtalyan mutfak markası Valcucine'yi Türkiye'ye getirdi. Koleksiyon'un Marka ve Tasarım Direktörü Koray Malhan'a konuştuk.
Birlikte yönetiyoruz
* Tasanmcı babanın tasarımcı oğlu olmak hem avantaj hem de zor... Babanız başarmış, marka yaratmış. Siz "Ya bunun altında kalırsam?"
endişesi yaşıyor musunuz?
- Babamın bizimle ilişkisini takdir ediyorum, "Ben böyle yapabilir miydim?" diye düşünüyorum. Şöyle, böyle yap demez babam hiç, "Sen nasıl yapardın?" diye sorar.
* Üç kardeş işin basındasınız...
- Devralmadı iş, eşitiz, birlikte yönetiyoruz. Bir dönüşümü birlikte yaşıyoruz. Ayrıca Koleksiyon'un profesyonel bir kadrosu var. Babamın misyoner bir tarafı vardır. Hep "Sorunun cevabı sorunun içinde gizli" der. İnsanın nasıl bir şey tasarlayacağı o şeyle ilişkisinde gizlidir.
* Gelir seviyesi yüksek ve modern müşteriye hitap ediyorsunuz. Ankara'da doğup büyüdünüz...
- Biz endüstriyi beslemek için tasarım yapıyoruz. 1983'te merkez İstanbul'a taşındı. 1985'te fabrika kuruldu. Endüstriyle birlikte tasarım şekil değiştirmeye başladı. Ev ve ofis mobilyaları birlikte gelişti. O dönemlerde Sabana Kuleleri en büyük ofis işlerinden biriydi. Hâlâ çok pratik kullanılıyor.
* Koleksiyon şimdi kaç ülkede satılıyor?
- Almanya, İngiltere, Fransa, Belçika, Romanya, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Macaristan, Bahreyn, Umman'da satılıyor. Koleksiyon Mobilya ürünlerinin en çok satıldığı ülkeler ise Ortadoğu ülkeleri, Rusya ve Türki Cumhuriyetler...
* Türkiye'de nasıl bayilik veriyorsunuz, toplam kaç bayii oldu?
- İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Gaziantep, Eskişehir, Trabzon'da 10 bayimiz var. Bayilik verirken, adayın bölgesindeki ticari faaliyetleri, mesleki ve ticari geçmişi, bölgesine hakimiyeti, sektörel deneyimi, Koleksiyon misyon ve vizyonuna yatkınlığı ve yatırım gücünü değerlendiriyoruz. En önemlisi Koleksiyon dekorasyon kriterlerine uyum zorunluluğuna sahip olması.
Evde geçen zaman artıyor
* Türkiye'de modern hayat tarzını benimseyen insanlann mobilya tercihlerini neler belirliyor?
- Evler kişisel gelişim ve sosyal paylaşım alanı olarak değerlendirildiği için evde geçen zaman da artıyor. Tasarımların da bu ihtiyaçlara cevap verecek yapıda olması gerekiyor. Ev içi sosyal alan kullanımı zenginleşiyor, daha fazla berjer, koltuk ve kanepe ile geniş bir kitaplık, TV ünitesi, mutfağa açılan yemek masası gibi kurgular öne çıkıyor. Artık, gerektiğinde 10 kişilik grupları ağırlayacak modüler oturma sistemleri, ev teknolojilerinin kullanımına pratik çözümler getiren dolap üniteleri tercih ediliyor. Şehir dışında yaşamayı tercih edenlerin sayısı da artıyor. Oda ölçekleri, şehir dışının en büyük lükslerinden biri olan geniş hacim ile zenginliğe kavuşuyor. Daha geniş, rahat ve ferah yerleşimlere ve daha büyük mobilyalara olanak doğuyor. Bir yandan da, eski dönemlerin izlerini taşıyan mobilyalarla bugünün çizgisine ait mobilyaları birarada kullanmak yeni bir yaklaşım olarak karşımıza çıkıyor. Geçmişe kıyasla çağımız insanı ihtiyaçlarını sorgulama konusunda daha samimi.
* Türkiye'de insanlar evlerine iyi para harcıyorlar mı?
- Aslında konut sektöründeki hareketliliğin gerçek yansımasını diğer sektörler daha hissedemiyorlar. Ama son yıllarda insanların evlerine önemli miktarda para harcamaya başladıklarını söyleyebiliriz.
Harvard'da ders olan mutfağı getirdi
Koleksiyon Mobüya İtalyan mutfak markası Valcucine'yi Türkiye'ye getirdi. Mutfakları birlikte gezdik. Bir dokunmayla açılan kapaklar, uçak kanatlarından esinlenerek dizayn edilmiş. Firmanın sahibi kimyager Gabriele Centazzo. Yemek yaparken vücudun nasıl hareket ettiğini, en çok nelere ulaşılmak istendiğini hesaplayarak mutfak tasarlamış. Ergolabio özelliğiyle tasarladığı mutfaklar insan odaklı anlayışın bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Ve bu tarz Harvard Üniversitesi'nde ders olarak okutuluyor. Ayrıca marka "yeniden ormanlaştırma" programına bağlı. Bu yüzden de satışlardan elde edilen gelirin bir kısmı çevre aktivitelerine ve Afrika'daki çocuklara ayrılıyor.
İnsanların evine birşeyler katması lazım
* Evde farklılık yaratmak kişinin zevlderi ve yaşam biçimiyle ilgili. Baktığımızda "Herkesin evi birbirine benziyor". Size gelen müşteri ne istiyor?
- Haklısınız herkesin evi de aynı olabiliyor. İnsanlann evlerinde kendilerinin birşeyler yapması gerekiyor Evler nasıl farklı olacak? Bu bize çok soruluyor. Biz de bu soruyu kendimize sorduk ve şu düşünceye sahip olduk. İnsanlar saün aldıkları şeylerle mutlu olamazlar, insanlar ürettikleriyle farklı ve mutlu olurlar. Küçük ayrıntılar farklı kimliğin ipuçlarını verir. Biz kimsenin evinin farklı olmasını sağlayamayız. Mağazamızda görerek akıllarına bir şeyler gelmeli. Sonra onu evlerinde kendileri hayal etmeli.
Başbakanlıktan şeffaf çalışma ortamı olmalı
* Devlet kurumlarını gezdiğinizde ne düşünüyorsunuz? Başbakan'ın ofisi nasıl olmalı?
- Devlet kurumlarından bazıları, geçmişe oranla çok daha farklı bir canlılık içinde. Başbakanlık binası hiyerarşik bir güç merkezinden çok, iletişime ve katılımcı ilişkiler yönetimine açık bir fikir ve proje geliştirme merkezi kimliği ile kurgulanmalı. Burada geliştirilecek yaratıcı projelere Türkiye'de ne kadar ihtiyaç olduğunu söylemeye gerek yok. Sürekli gelişen, dönüşen ve özgüvenini yarattığı projelerin başansı ile kurmuş olan bir ekibin, dışarıdan izleyenlerce özenilerek seyredildiği, her anlamda şeffaf bir çalışma ortamını hayal ederim.




