.

Uluslararası haber ajansı Reuters, Dalyan'daki ünlü İztuzu Plajı'ndaki Caretta Caretta'ları foto muhabiri Ümit Bektaş'ın çektiği çok sayıda kareyle dünyaya servis etti. Kaplumbağaların artık dünya çapında bilinen hikayesi, June Haimoff, nam-ı diğer Kaptan June, İztuzu Plajı'na 1975 yılında teknesiyle yanaşmasıyla başlıyor. June Haimoff, sahile yayılan tahta barakalardan birinde yemek yedi, sazlıklarla kaplı Dalyan nehrini ve ismini nehirden alan kasabayı gezdi.

Sonra Akdeniz turuna kaldığı yerden devam etti. Ama Kaptan June nehrin tatlı sularıyla Akdeniz arasında doğal bir bariyer oluşturan 4 buçuk kilometrelik bu plajı hiç unutmadı.

Tatilleri sırasında yaptığı kısa ziyaretler de yetmeyince 1983 yılında Dalyan'a yerleşti. Bir gün sabah yürüyüşü sırasında sahilde bir Caretta Caretta deniz kaplumbağasına rastladı.

O gün hem kendi kaderi hem de plajın kaderi değişti. Çünkü Kaptan June deniz kaplumbağalarının İztuzu’na yumurtlamak için geldiğini keşfetmişti.

Kaptan June bugün 90 yaşını aşmış bir çevre aktivist. Kendi deyimiyle 'kaplumbağalara aşık bir kadın'. Sahildeki barakalar 80’li yılların sonunda kaldırılmış ama ona ait bir baraka sahile tepeden bakan bir noktada 'Captain June’s Hut' tabelasıyla 35 yıldır ayakta.

Haimoff, hala bu kulübeye yaz boyunca hemen her gün gelip kaplumbağaları korumaya yönelik projeler yürütüp, öğrencilere çevre koruma eğitimi vermeye devam ediyor.

İztuzu plajını ve Haimoff’u dünyaya tanıtan ise 1987 yılında sahilde başlayan bir otel inşaatı projesi. Haimoff bir grup arkadaşıyla birlikte bu girişimi engellemek için imza kampanyası başlatıyor.

Kampanya ses getirince o dönemde Dünya Doğayı Koruma Vakfı'nın (WWF) yönetiminde bulunan Prince Philip, dönemin başbakanı Turgut Özal’dan projenin çevreye etkisini değerlendiren bir rapor hazırlanana dek inşaatı durdurmasını istiyor.

İnşaatın durdurulmasının ardından da Alman hükümeti otelin yapımı için sağladığı finansal desteği geri çekiyor. İztuzu 1988 yılında Türk hükümeti tarafından Özel Çevre Koruma Alanı ilan edildi.

Plaj tam 30 yıldır koruma altında. Sahil sabah 8’den akşam 8’e kadar turistlere, akşam 8’den sabaha dek deniz kaplumbağalarına ait. Yapılaşma yasak, güneşlenmek isteyenlerin şezlong ve şemsiye koyabileceği yerler belli, aydınlatma yok.

Deniz kaplumbağaları 150 milyon yıldır dünyada yaşayan ancak nesli birçok yerde tehlike altında olan bir tür. Akdeniz’de yaşayan kaplumbağaların dokuz türü var. Türkiye kıyılarında görülenler Caretta Caretta ve Yeşil Kaplumbağa.

Kaplumbağaların ortalama yaşam süresi 100-150 yıl arasında. Dişi deniz kaplumbağaları mayıs ayından ağustos başına kadar her 2-3 yılda bir üç veya beş yuva yapıyor. Yuvalardaki yumurta sayısı 70 ile 100 arasında değişiyor.

Ortalama 50 günlük bir kuluçka döneminin ardından yavruların yumurtadan çıkış zamanı Temmuz ile Eylül arası gerçekleşiyor. Küresel ısınma da deniz kaplumbağalarını en çok etkileyecek faktörler arasında. Çünkü yavruların cinsiyetleri kuluçka süresindeki kumun sıcaklığına göre değişiyor. Düşük sıcaklık yavrunun erkek olmasına yol açarken, yüksek sıcaklık dişi canlıların olmasına yol açıyor. Alınan önlemler sayesinde son 30 yılda Türk kıyılarındaki deniz kaplumbağası popülasyonu iki katına çıkarıldı.

İztuzu plajının koruma altına alındığı yıl, yani 1988’de, WWF’nin deniz kaplumbağalarına yönelik yürüttüğü projede gönüllü olarak görev alanlardan biri de genç bir üniversite öğrencisi olan Yakup Kaska’ydı.

Deniz kaplumbağaları üzerine çalışmaya o gün karar veren Profesör Kaska, bugün İztuzu’nda faaliyet gösteren Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) yöneticisi.

2008 yılında açılan rehabilitasyon merkezinde Türkiye’nin değişik yerlerinden gelen yaralı kaplumbağalar tedavi ediliyor. Kaska'nın verdiği bilgiye göre kaplumbağaların temel yaralanma ve ölüm nedenleri deniz araçlarının pervanelerinin çarpmasıyla oluşan yaralar, olta yutma, ağ ve misinalara dolanma, insanlardan kasıtlı şiddet görme ve deniz anası sandıkları plastik atıkları yeme.

DEKAMER'in bazı bölümleri halka açık. Merkezi her yaz yaklaşık 50 bin kişi ziyaret ediyor. Kaska, bölgenin koruma alanı ilan edilmesinin turizmin gelişmesine zarar değil aksine büyük yarar sağladığını söylüyor.

Yaz boyunca her gün binlerce turist nehirde yüzen deniz kaplumbağalarını görmek, hiçbir yapılaşmaya izin verilmemiş sahilde güneşlenmek, hemen yakındaki Kaunos antik kentini ziyaret etmek için bölgeye akın ediyor.

Yücel Okutur, Dalyan’da hem otel işletiyor hem de organik tarım yapıyor ve Profesör Kaska ile aynı fikirde. Turizmci Okutur, Dalyan ve çevresinin koruma altına alınmasına ön ayak olan birkaç isimden biri. Okutur’a göre deniz kaplumbağaları sayesinde hem bölge dünyanın ilgisini çekti, hem de insanların çevre bilinci gelişti.

Okutur "Şimdi organik tarımı yaygınlaştırmak, İztuzu’na turist taşıyan teknelerde dizel değil elektrikli motor kullanılmasını sağlamak gibi çevre dostu projeler üzerinde çalışıp kaplumbağaları koruyarak sağladığımız prestiji daha da ileri taşımayı amaçlıyoruz" diye konuşuyor.

İztuzu plajı, Türkiye kıyılarında bakir kalmış yerlerden biri. Gecenin zifiri karanlığında yumurtlamak için karaya çıkan deniz kaplumbağaları için yüzyıllardır uğrak yeri.

Alınan koruma önlemleri ve Sea Turtle Rescue Center’ın çalışmaları sayesinde 1988 yılında 200 civarında olan yıllık yuva sayısı 500’ün üzerine çıkmış.

Bu İztuzu’ndan yılda yaklaşık 20 bine yakın yavru kaplumbağanın denize açılması anlamına geliyor.

Deniz kaplumbağalarının ömrünün sadece yüzde 1’i karada geçiyor geri kalanı ise denizde.

Eğer küresel ısınmanın etkilerinden korunur, teknelerinin pervanelerinden kaçabilir, balıkçı ağlarına takılmaz, misinalara dolanmaz, olta yutmaz ve plastik yiyerek zehirlenmezlerse bu yirmi bin yavrudan 20 kadarı yetişkin bir kaplumbağa olarak yumurtlamak için yine İztuzu’na gelecek.



