Gazete Vatan Logo
Arşiv“Canlılara bir zararımız yok, demir sincaplara kurşun sıkıyoruz”

“Canlılara bir zararımız yok, demir sincaplara kurşun sıkıyoruz”

“Canlılara bir zararımız yok, demir sincaplara kurşun sıkıyoruz”

İlk havalı silah grubu ´Filintalar´ hafta sonu Çekmeköy´de toplanıyor

Haberin Devamı

Hafta sonları Çekmeköy’e bağlı mesire yeri Mesudiye, üniversite mezunları, iş adamları ve öğretim görevlilerinden oluşan kadınlı-erkekli “Filintalar” adlı grubun akınına uğruyor. Filintalar’ı bir araya getiren ise havalı silah tutkusu... Dikenli tellerle çevreli korunaklı bir alanda, kimseye zarar vermeden nişancılık meraklarını tatmin ediyorlar. Filintalar, silah merakının “magandalıkla” özdeşleşmesine karşı; “Biz canlıya atış yapmayız, amacımız havalı silahların spor yönünü vurgulayarak dostlukları pekiştirmek” diyorlar.

Mesudiye’de orman içinde yaşları 20-60 arasında değişen, kızlı erkekli bir grup herkesin dikkatini çekmeye başladı. Kendilerine “Filintalar” adını takan grup, İstanbul’da ilk kez “havalı silahlar” için özel olarak hazırlanan bir yerde açık havada hedeflere atış ederek iş hayatının stresini atıyor. Kendilerine “filinta” ismini takmalarının sebebi ise “Filinta”nın çok eski zamandan kalma kısa ve fitilli eski bir tüfek adı olmasından geliyor. Fakat bir diğer anlamı da grubun yaşlı üyelerine uygun düşüyor: “Filinta ‘delikanlı’ anlamına da geliyor. Biz önce 50 yaşın üzerindeki silah tutkunu arkadaşlar bir araya geldik ve ‘biz olsak olsak filinta oluruz’ dedik.”



“Kuşlara ve hayvanlara silah atılmaması gerektiğini insanlara öğretiyoruz”

Filintalar canlı bir hedefe değil, 25-50 ve 100 metre uzaktaki kağıttan hedeflere ateş ediyor. Bir hayvana atış yapmak kesinlikle yasak. En zor saha hedefi ise metal bir sincap. Genellikle ödüllü yarışmalarda kullanılıyor. İlk kez geçen yıl bir araya gelen grubun başkanı 47 yaşındaki sosyolog Bülent Eğinlioğlu... Oğlu Marmara Üniversitesi Spor Akademisi’nde atıcılık dersi almasıyla silahla tanışmış. ”Biz masa atışı (bench rest) yapıyoruz. İsterseniz ayaktan da atabilirsiniz. Ama silahlarımız ayaklı olduğundan masa atışı isabet oranını artırıyor. Bir de ‘Fill target’ denen yarışma şekli var. Bu yarışmada demir sincaplara veya tavşanlara atış yapılır. Sincap hareketli olduğundan sürekli mesafe değişiyor. Bu yüzden vurmak zorlaşıyor ve takip gerekiyor.” Filintalar’ın misyonu “havalı silahın” organize şekilde spor olarak da yapılabileceğini kanıtlamak. Eğinlioğlu, “İnsanlara silahın kuşlara ve canlılara atılmamasını gerektiğini öğretiyoruz. Havalı silah atışları uzaktaki kağıt hedeflere yapılmalıdır” diyor.
Her hafta sonu Çekmeköy’de toplanan 20-30 kişiden oluşan grubun içinde kadınlar da var. 18 yaşındaki üniversite öğrencisi Bersi Güneytepe, babası ve amcasının atışa gelmesinden etkilenerek grupla tanıştığını anlatıyor: “Gün geçtikçe kendimi geliştiriyorum. Attığım 10 atıştan 8’ini 12’den vuruyorum. Halbuki ilk geldiğim gün 100 metreden sadece çalılıkları vurmuştum. Kalp atışları yavaş olduğundan kadınlar daha iyi atıcıdır.”
Filintalar’ın kullandığı havalı silahlar arasında en ucuzu yerli malı olan 800 liralık “Hatsan.” En pahalısı ise fiyatları 3.5- 4 milyar arası değişen Day State ve FX... Aynı zamanda “Zoraki” marka havalı tabancanın üreticisi Zafer Yiğit de grubun müdavimlerinden. Yiğit, “Silah bana kalırsa bir kültür meselesi. Nasıl kullanacağının insanlara öğretilmesi lazım. Evdeki ekmek bıçağıyla işlenen cinayetin sayısı eminim av tüfeğinle işlenenden daha fazladır. Havalı tüfekte ise literatürde insan öldürmeye pek rastlanmamıştır.”

“Silah hobisi içinde matematik bilgisi de var, rüzgar hesabı da”

Havalı silahların bir çoğu kendiliğinden susturuculu olduğundan aşırı bir “gürültü kirliliği” de yapmıyor. Silahlar “ateşli silah” kategorisine girmediğinden fatura belgesiyle taşınıyor. Ancak herhangi bir suç işlendiğinde bu silahlar da “ateşli silah muamelesi” görüyor. 54 yaşındaki Rüştü Demirkol, “Bu hobinin içinde matematik de var, mesafe hesabı da. Attığınız kurşun yer çekimi olduğu için aşağıya doğru düşüyor. Buna göre mesafeye hesaplamaları yapıyorsunuz. Rüzgârdan da etkileniyor. Rüzgâr nereye esiyorsa diğer yana doğru meylediyor. Ona göre pay vermeniz lazım.“

“İstanbul’da havalı silahların açık havada kullanılabileceği tek yer Çekmeköy”

Havalı silahlarda “pellet” adı verilen saçmalar hedefe atılıyor. Pellet, insanda ancak yakın mesafeden ölümcül yara açabiliyor. 49 yaşındaki makine mühendisi Mehmet Sezer, yağmur gelmesini engellemek için koydukları brandaların atışların yukarı veya aşağı gitmesini engellemek vazifesini gördüğünü belırtiyor: “Böylece insanlara görmedikleri yere atış yapma imkanı tanımıyoruz. Attığımız saçmalar da çok yumuşaktır ve hemen ezilir. Ben tırnağımla bile ezebiliyorum. Bu yüzden bu tip malzemenin sekme riski çok az. Bizim önümüzde beton ve demir hiçbir şey yok, her şey yumuşak ve sektirmeyecek malzemeden yapılmış.” Çekmeköy Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Bahadır Aktuğ, Filintalar grubuna Çekmeköy’de özel bir alan açılmasına ön ayak olmuş: “Bizim gruptakilerin birçoğu Rizeli. Bizde silah, atıcılık ve doğa tamamen bir kültür. Bugüne kadar ateşli silahlarla poligonlara gidiyorduk. Ama orası rutubetli, karanlık ve kapalı olduğundan içimiz sıkılıyordu. Başkanımız bu alanı tahsis edince İstanbul’da havalı silahla atış yapabileceğimiz tek yer burası oldu. 500 saçmalık bir kutunun fiyatı 30 lira. Halbuki, bir 9 mm’lik mermiyi bugün poligona giderseniz 2 liraya atıyorsunuz. Yani 30 liraya 15 kez mermi atabileceğinize, burada 300-500 mermi atabiliyorsunuz. Türkiye’de silah meraklısı çok kişi var. Gelip bu hobilerini burada kimseye zarar vermeden yapsınlar.”