Gazete Vatan Logo

Bekâr babanın hafta sonu!

Hafta sonu etrafınıza iyi bakın, bebek pusetleriyle gezen, çocuk çantası taşıyan telaşlı babalar göreceksiniz. Evlilik oranları azalırken artan boşanmalar hafta sonları yeni bir görüntü kattı gündelik hayata. Günlerden Cumartesi olduğunda annenin kapısından alınan çocuk ve babanın macerası başlıyor.

Türkiye’de evlilik sayısı azalırken, boşanma oranlarında gözle görülür bir artış yaşanıyor. Öyle ki 1990’dan 2000 yılına kadar olan on yıllık zaman diliminde yılda ortalama 46 bin kişi boşanırken, 2001’de bu rakam yüzde 45 arttı ve bir yıl içinde 91 bine çıktı. Ekonomik krizin de etkilediği düşünülen bu kaydedeğer artışın ardından gelen beş yılda rakamlar her yıl için ortalama 93 bin civarında seyretti. 2012 yılındaki son rakamlar ise bu sefer yüzde 24.2’lik bir artışla 123 bin 325 çiftin evlerini ayırdığını söylüyor. Buna karşın evlenen çift sayısında 5 yılda yüzde 5.95 azalma gerçekleşti. Özetle son on yılda 10 milyonun üzerinde çift yollarını yasal olarak ayırdı. Boşanmalarda en büyük neden geçimsizlik. Yüzde 39,6’sı evliliğin ilk beş yılında gerçekleşiyor. Boşanmada ikinci en yüksek rakam ise evliliği 16 yılı geçenlere ait. Bu da çocukların büyüdüğü yaşa denk geliyor. Ve boşanma grafiklerindeki yükselme gündelik hayatımıza yeni bir tanım kattı: ‘hafta sonu babaları.’ Velayet sistemine göre boşanmaların çoğu evliliğin ilk beş yılında gerçekleştiği için çocukların velayeti öncelikli olarak anneye veriliyor. Bu durumda anne evinin kapı önünde başlayan macera babayla çocuğu yeni bir deneyime götürüyor. Hafta sonları çocuk pusetiyle gezen, yalnız başına çocuğuyla eğlenen pek çok yalnız erkek görüyoruz... Yalnız babalar ise sayıları artıkça bilinçlenmeye, bloglardan birbirlerine yemek tarifi vermeye, twitter üzerinden tavsiye istemeye bile başladı.

Bir günlüğüne görmek için en az 300 TL

Boşanmış babalar günlük problemleri ve hukuki gündemleriyle o kadar örgütlendiler ki, yaklaşık 10 yıldır faaliyet gösteren, artık haberlerde de adını sık sık duyduğumuz Boşanmış Babalar Platformu kuruldu. Platformun öncelikli hedefi, velayet sistemindeki boşlukların doldurulması. Tam da bu nedenle çocuklarını sadece icra yoluyla görebilenlerin sayısı sadece geçen yıl için 22 bin. Platform sözcüsü Hüseyin Kılıç, Çocuklarını bir günlüğüne görmek için icra dairesine para ödemek zorunda alan babaların, en nefret ettikleri şeyin onları ‘eşya gibi haczetmek’ olduğunu ve bunun için de en az 300 TL ödediklerin söylüyor ve ekliyor “Bu yüzden borç batağına giren üyelerimiz dahi var. Yasal boşluklar doldurulmalı. Annelerin de çocuğu bize düşman etmeleri engellenmeli.” Prof. Dr. Necil Beykont, ise bu konuda “Çocuğun hangi yaşta olduğuna bakmalı. Bence 18 yaşına kadar çocuk ile anne-babası her gün rahatça görüşebilmelidir. Bunu belli zaman periyodları ile kısıtlamak, ‘görüşme süresi’ diye süreler belirlemek yanlıştır. Mahkemece belirlenen süreleri annenin ‘en fazla görüşme süresi’ şeklinde yorumlayıp bunu çocuğa da o şekilde anlatması sorunlara temel teşkil etmektedir” diye de ekliyor.

‘Mutfağın yolunu birlikte öğrendik’

Daren ve Dilan 14, Miro 13 yaşında. Fotoğraf sanatçısı Koray Erkaya’nın meslektaşı ve eski eşi Bennu Gerede ile evliliğinden olan üç oğlu ile oldukça enteresan ve keyifli bir ilişkileri var. Baba Koray Erkaya, hafta sonları biriyle yemek yaparak, biriyle futbol oynayarak, biriyle grafiti yaparak vakit geçiriyor. Onların hikayesini daha çok Bennu Gerede’den biliyoruz. Baba tarafında ise özellikle hafta sonları dört erkek oldukça keyifli vakit geçiriyor görünüyorlar. Graffitiye meraklı Dilan babasının evindeki odasını boyadığını anlatıyor. Babalarının evindeki koridordaki bir duvarın altında ise üçünün de imzası var. Dört erkek mutfakta da birarada vakit geçiriyor. Hepsi yemekle ilgili olmasa da, Miro babasına kahvaltı hazırlamak konusunda epey yardımcı. İkili 2006 yılında ayrıldığında Miro 5, Dilan ve Daren 6 yaşındaymış. Babalarının fotoğraf yönüyle ilgileniyorlar ama hepsi kendi karakterlerine yönelmiş ve babayla yapacak başka bir alan bulmuş. Miro aynı zamanda futbola çok meraklı ve hafta sonları babasının onu maça götürmesine bayılıyor. Dilan legal alanlarda sokak sanatını geliştiriyor.

‘Tatilde de sergide de beraber’

Koray Erkaya, tatillere de dört erkek beraber çıktıklarını söylerken, hayatına giren kadınları çocuklarıyla tanıştırıp tanıştırmadığı sorumuza tereddütsüz “Tabii ki tanıştırıyorum” diyor ve ekliyor, “Son kız arkadaşımın da bir oğlu var, o

16 yaşında bizimkilerden biraz büyük ama onlarla vakit geçirmeyi çok seviyor. Hep beraber sinemaya gidiyoruz, evde vakit geçiriyoruz.” Babalarının nü fotoğraflarını nasıl bulduklarını soruyoruz, üçü de “Normal” diye yanıt veriyor. Koray Erkaya, çocuklarının kendi kararlarını veren özgür bireyler olarak büyümesinden memnun. Hobileri ve ilgi alanları farklı ama üç erkeğin ortak noktası da birazdan yetişecekleri Fransızca dersi, babanın ortak noktası ise çocukların hafta içi ders saatleri dahil bütün programlara hakim olması.

‘Tanımadığım bir sorumluluk alanı’

Oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan, 14 yaşındaki kızı Ayşe Dilan ile birbirlerini tanımak için kendi deyimiyle bütün enstrümanları kullandıklarını söylüyor. “Tamamen değişiyorsunuz baba olunca. Anne olmak daha zor bir konu. Babalık konusuna gelince; baba olduktan sonra bir daha eskisi gibi birisi olmadım” diyor ve ekliyor, “Baba olunca tanımadığın bir sorumluluk alanının içninde kalıyorsun. Çok yakıcı bir deneyim. Çok güzel yanları var, o güzelliğin bedelleri de var. İnsan bunları öğreniyor.”Şu anda müzikle yakından ilgilenen piyano, yan flüt ve yeni yeni gitar çalmaya başlayan Ayşe Dilan, hafta sonları en çok gitarda öğrendiği yeni şeyleri babasına göstermeyi sevdiğini söylüyor. Bir yandan da “Babam çok güzel yemek yapıyor, söylememiş olabilir kendisi. Ben de onu izliyorum, yaparken ona yardım etmeye çalışıyorum ve film izleyip müzik dinliyoruz bolca” diyor.

Öğrenme süreci tersine işliyor

Kızını yönlendirmek yerine temel şeyleri öğretip izlediklerini dile getiren oyuncu, “Yönlendirilmiş bir hayat çok iyi gelişmiyor. Yönlendirerek büyütmeye çalıştığınız zaman işte Gezi’yle karşılaşırsınız, sonra düşünür durursunuz nasıl oldu bu iş diye. Anlamaya çalışmak daha iyi o yüzden. Anne baba çocuk ilişkisi sadece anne babadan çocuğa doğru bir öğretme süreci değil, aynı zamanda tam tersi. Çünkü yeni bir kuşak, yeni bir kafa, yeni bir okuma biçimi. Onun okuma biçimini anlamaya çalışıyorum ben. Çocuk size ödev veren bir şey. Sizin ödevleriniz oluyor” diyor.

‘Eşler artık daha çabuk boşanma kararı veriyor’

Avukat Kezban Hatemi, yeni medeni kanunun doğurduğu bazı endişeler ve karşılıklı güvensizliklerin psikolojik olarak eşlerin daha çabuk boşanma kararı vermelerine yol açtığını savunuyor ve “Kazancı diğerine göre yüksek olan yeni evli taraf eşi bakımından hayal kırıklığına uğramış ise mali fedakârlıklar yapma zorunda kalmamak için bir an önce boşanmayı eskisine oranla çok daha fazla düşünüyor ve icraata geçiyor” diyor. Mahkemenin velayeti ve şahsi ilişkiyi düzenlerken anne ve baba imajını zedeleyici ya da zarar verici kararlar vermemesi gerektiğini vurgulayan Hatemi, anne ve babanın çocuğa yeterince ulaşabilmesi gerektiğine dikkat çekiyor, “Her somut olay kendi özellikleri içinde değerlendirilmeli hafta sonu görüşmelerinin dönüşümlü olarak değişmesi ve hafta içinde de en az 1 gün içinde şahsi ilişki tesis edilmesi çocuk menfaati açısından idealdir. Ancak bu düzenleme yapılırken esas alınması gereken kıstas ‘Çocuk Menfaati İlkesi’dir.”

Hangi yaşta nasıl vakit geçirilmeli?

Uzman Psikolojik Danışman Funda Tekelioğlu, babalara hangi yaştaki çocuklarıyla nasıl vakit geçirebilecekleri yönünde tavsiyeler verdi. Tekelioğlu, öncelikle çocuğun kendini baba evine de ait hissetmesi ve babasının evinde de kendisine ait bir odası olması gerektiğini vurguluyor ve ayrıca “Çocuğunuzun annesi ile boşanmanıza rağmen yarım kalmış meseleleriniz varsa, bunları çocuğunuz üzerinden çözümlemeye çalışmayın. Çocuğunuzun annesi ile ilgili olumsuz düşünceleriniz varsa, bunları çocuğunuzla veya çocuğunuzun yanında başkalarıyla kesinlikle konuşmayın” şeklinde konuşuyor.

1-3 Yaş Arası:

Fiziksel temasa dayalı yakın ilişki


- Bu yaştaki çocukların anneden uzun süre ayrı kalmaması gerektiğini unutmayın.

- Düzensizlik bebeği rahatsız eder. Bebeğin beslenme ve bakım ihtiyaçlarının devamını sağlayın. Var olan düzeninin kesintiye uğramamasına özen gösterin.

- Çocuğunuzun fiziksel temasa dayalı, yakın ilişkiye ihtiyacı vardır. Bu nedenle çocuğunuzu kucağınıza alın.

- Çocuğunuz diğer aile üyeleriyle de birlikte zaman geçirebilmeli (dede, hala vb.) ama yalnız bırakılmamalı, sizin de orada çocuğunuzla birlikte olmanız önemlidir.

3-5 Yaş Arası:

AVM yerine oyun parkına götürün


- Çocuğunuzun bağımsız yaşam becerilerini destekleyin. Tek başına yemek yiyebilir, odasını, oyuncaklarını toplayabilir, tek başına giyinip evdeki basit işlere yardım edebilir.

- Çocuğunuzla birlikte olmak için alışveriş merkezleri yerine bire bir iletişime geçeceğiniz ve oyun oynayabileceğiniz ortamları seçin.

- Çocuğunuzu sosyal ilişki kurabileceği arkadaşlarıyla bir araya getirebilirsiniz.

- Televizyon, bilgisayar, telefon gibi ekranlardan çocuğunuzu uzak tutun.

- Çocuğunuzun ağırlıklı olarak yaşadığı evdeki kurallara uyumlu davranın.

- Özel yaşamınızdaki kısa süreli ilişkileri çocuğunuzla ilişkinize mümkün olduğunca dâhil etmeyin.

5 Yaş ve sonrası

10 yaşına kadar cep telefonu almayın


- Çocuğunuzun okul yaşantısını takip edin. Öğretmenleri ile iletişim kurmayı ihmal etmeyin

- Çocuğun bazı ihtiyaçlarını birlikte alın. Burada anne babanın birbirinden haberdar olması önemlidir.

- Çocuğunuza 10 yaşına kadar cep telefonu almayın.

- Okul etkinliklerini takip edin.

- Çocuğunuzun yaşam olaylarıyla ilgili duygularını sizinle paylaşmasını destekleyecek ortamı sağlayın.

- Televizyon izleyeceğinizde, birlikte yaşına uygun bir film seyredin.

- Çocuğunuzun hoşlandığı aktivitelere siz de dâhil olun.

Haberin Devamı