Gazete Vatan Logo

Başarılı olmanın ilk şartı heyecan duymak

Yirminci yaşını kutlayan Lobby Halkla İlişkiler Şirketi’nin kurucusu Ünal Uzun, sektörün duayenlerinden... Farklı çevrelerden pek çok dostu bulunan Uzun, insanlara hizmet etmenin kendisi için görev olduğunu söylüyor. Yönetim kurulunda yer aldığı FB’ye ise tutkun; “ Yenildiğimizde evden bile çıkmak istemem” diyor.

Lobby Halkla İlişkiler Şirketi’ni 1992 yılında kurmaya nasıl karar verdiniz?

Güzel Sanatlar Saatchi&Saatchi Reklam Ajansı’nda genel koordinatörlük yaparken aynı şirketin kurduğu İnter-PR Halkla İlişkiler Şirketi’nin yönetim kurulu üyeliği ve genel koordinatörlük görevlerini üstlendim. Bir süre sonra profesyonel dünyadan ayrılarak, kendi işimi kurmaya karar verdim ve böylece Lobby, Türkiye’nin ilk beş halkla ilişkiler şirketinden biri olarak faaliyetlerine başladı.

Şu anki müşterileriniz kimler?

Lobby olarak hizmetlerimizi üç ana dalda konumlandırıyoruz. Bunlardan ilki aslında şirketimizin isminin temelini oluşturan lobi faaliyetleri... Bu alanda Eczacıbaşı, İş Bankası ve Kanyon şirketleri ile işbirliği yapıyoruz. Migros Ticaret, Anadolu Sigorta, Anadolu Hayat Emeklilik, Şişecam, Paşabahçe, Doğuş Holding, Doğuş Otomotiv, Audi, Volkswagen, Volkswagen Ticari Araç, Seat, Porsche, Gebze Center, Koç Holding, Koçtaş, Koç Üniversitesi, Aygaz, Arçelik, Tat, Maret, Sek, Pastavilla, Şölen Çikolata, Ramsey, Nike Türkiye, Efes Pilsen Spor İletişimi, Avon Meme Kanseriyle Mücadele Projesi, CMS, TÜVTÜRK, Coface, Mercer, Limak Grubu, Sabiha Gökçen Havalimanı, KVK, Gozo markalarına sürekli, yıllık bazda iletişim danışmanlığı hizmeti veriyoruz. 2013 yılından itibaren de Liv Hospital Ulus, Eczacıbaşı Girişim, Boydak Grubu, Eroğlu Holding ve İstanbul Shopping Fest’e danışmanlık vermeye başladık.

İletişim ‘uyum sanatı’dır

Sizin gibi bir duayenin “iletişim” tanımını merak ettim...

İletişim pek çok kişi tarafından, çok farklı şekilde tanımlanabilir. En basit haliyle, aktarımdır. Ama ben son zamanlarda iletişimi, tıpkı renkler gibi bir ‘uyum sanatı’ olarak tanımlıyorum. İyi bir iletişimci tıpkı renkler gibi kimin kiminle yan yana gelmesi gerektiğini, hangi masada kimleri buluşturması gerektiğini bilir. Sadece iş hayatında değil, evinizde bir davet verecekseniz dahi, tüm tanıdıklarınızı çağıramazsınız. Tek tek her biri çok kıymetli olabilir. Ama kim kiminle yan yana durmaktan hoşlanmaz, genel havayı nasıl etkiler bunları düşünmek gerekir. Bunun için çok iyi bir gözlemci olmanız, çevrenize duyarlı olmanız gerekir. Benim gördüğüm kadarıyla maalesef artık her şey paket planlanıyor. Oysa iletişim bu temelden bakıldığında, butik bir iştir.

F.Bahçe yensin diye dua ederim, kazanırsak haftam iyi geçer


İş hayatında başarılı olmak isteyen gençlere neler tavsiye edersiniz?

Bu konuda hem bir baba hem bir girişimci olarak en birinci koşulun ‘heyecan duymak’ olduğunu söyleyebilirim. Bir de benim anlayışım şudur: Karşınızdakine faydalı olmak istiyorsanız, onun gibi düşünmeye çalışmalısınız. Bu, özellikle hizmet sektöründe temel kuraldır.

Fenerbahçe’nin hâlâ yönetici kadrosunda mısınız?

Ben kendimi bildim bileli FB’liyim, ne mutlu ki 1996’dan bu yana da yönetim kurulu üyeliği görevini sürdürmekteyim. Önemli bir engel yoksa her maçımızı izlerim, üstelik sadece futbol değil; diğer branşlardaki müsabakalarımızı da yakından takip ederim. FB’nin sportif sonuçları benim günlük hayatımı çok etkiler. Bazı dualarım vardır, her maçtan önce mutlaka o duaları okurum. Yenince bütün bir haftamın çok iyi geçeceğine inanırım, gerçekten de öyle olur. Yenilince, büyük bir hayal kırıklığı yaşarım. Evden çıkmak dahi istemem.

İnsanlara vakit ayırmadan nakit ayırmak bir işe yaramaz

Lobby ile 20 yıldır halkla ilişkiler sektöründe müşterilerimize hizmet veriyoruz ama ben kendimi bildim bileli insanlara hizmet etmeyi bir görev olarak algıladım. Karşılıksız sevmek için bile emek harcamak gerektiğini, insanlara vakit ayırmadan nakit ayırmanın bir işe yaramayacağını, ne veriyorsan önce kendinden, kalbinden vermen gerektiğini öğrettiler bana. İşte bunun sonucudur belki dostlarımla aramdaki sağlıklı ilişki. Çünkü gerek iş dünyasındaki mesleki konumum nedeniyle gerekse spor yöneticiliğim nedeniyle ben her meslekten insanla tanıştım, aynı ortamlarda bulundum. Organizasyonlarda, sosyal ortamla, spor müsabakalarında pek çok insanla temasım oldu. Ama onlarla ilişkimizin dostluk zeminine oturması, tanışıklığın ötesine geçmesi ancak karşılıklı verilen emekle, vakitle, duygu alışverişiyle açıklanabilir. Kişi başkalarına hizmet edebilmek için önce kendisine iyi hizmet etmeli. Önce kendine iyi bakmalı. Beden ve ruh sağlığını gözetmeli. Örneğin ben her şeyden önce sağlığıma dikkat ederim. Her sabah spor yaparım.

Kıyafete dikkat etmek saygının göstergesidir

Her zaman çok şık giyiniyorsunuz. Hep mi böyleydiniz; sizce kıyafet neyi simgeler?
Kılık kıyafetime dikkat ederim. Bunu önce kendime, sonra da karşımdakine saygımın ifadesi olarak görürüm. Hepimiz toplum içindeyiz, isteyerek ya da istemeyerek pek çok insanla karşılaşıyoruz, temas ediyoruz. Eğer evden dışarı çıkacaksam, bilirim ki insanlarla bir arada olacağım. Gün içinde belki üzüleceğim, belki gerileceğim. Kendimi bırakmamak için aynı zamanda bir kalkan vazifesi görür benim kıyafetlerim. İnsan en çok emeğini sever, iyi giyinmek de emek ister. Bir gece önceden sabah giyeceklerimi planlarım, buna vakit ayırırım. Benim enerjimi yükselten bir zevk olduğu için de bu iş bir önceliktir benim için. Bunun da yüzde yüz maddi imkanlara bağlı olmadığını bilirim. Çünkü şıklık bana göre bir öncelik meselesidir.

Haberin Devamı