Baharı dansla karşılamaya ne dersiniz?

.
Dansı bahara çok yakıştırırım. Kalın giysileri atıp hafiflersiniz. Doğanın kokusunu içinize çeker, tazeliğini teninizde hissedersiniz. Ve belki bedeninizi müziğin ritmine bırakıverirsiniz. İşte size dansa davet niteliği taşıyan iki öneri: Ben sadece şov izlemek istemiyorum, dans dersi de almak istiyorum diyorsanız 2. İstanbul Uluslararası Dans Festivali tam size göre. 4 Nisan’da başlayıp 7 Nisan’a kadar Green Park Pendik Hotel’de gerçekleştirilecek festivale tüm dünyadan popüler dans grupları ve dans tutkunları da katılıyor. Koreograf Uri Ivgi ve Johan Greben’in geçtiğimiz ay Aksanat’ta gerçekleştirdikleri atölye çalışmalarının tiyatral ve estetikle yüklü bir yansımasını ise 18 ve 30 Nisan’da izleyebilirsiniz. Amerikalı ünlü sanat yönetmeni ve koreograf Sidra Bell’in yine atölye çalışması sonucunda ortaya çıkan Mediation isimli koreografisi de dans severler ile buluşuyor.
Kelebeğin Rüyası tuvaller üzerinde
Yılmaz Erdoğan’ın “Kelebeğin Rüyası” filminin etkileri süredursun kelebek temasına tuvaller üzerinde de rastlıyoruz. Prof. Dr. Nazan Erkmen’in Akyol Galerisi’ndeki ‘Düşler ve Karabasanlar’ başlıklı sergisinin ana motifi kelebek kadınlar. Günümüzde kadının ezilen ve şiddet gören hallerini kelebeğin naifliği ve kısa ömrüyle simgeliyor. Sanatçı üstün tekniği ve sınırsız imgelem gücüyle ele aldığı kelebek kadınların da Haiku ustası Matsuo Kinsaku gibi dünyaya, hayata bir kelebeğin gözünden bakıyor.
Kelebeği kadınla özdeşleştiren bir diğer sanatçı da Marco Veronese. Ünlü İtalyan sanatçı, Get-Me-Art Gallery’de ‘Yine Yeniden Doğmak’ serisi olarak sergilenen resimlerinde Rönesans kadınlarını yeni bir evrende, kelebeğin kırılgan dünyasına yakın bir yerde konumlandırıyor. Veronese’nin eserlerinde bütün alanı kaplayan mavi kelebeklerin yanı sıra boyutlandırılmış kurukafalar insanın özündeki aynılığı temsil ediyor. Sapphire AVM’deki galeriyi rotanıza alarak çağdaş güncel sanatı yakından takip edebilirsiniz.
Sumru’nun adı Umut olunca...
Benim de üyesi olduğum Tiyatro Eleştirmenleri Birliği’nin Yılın Kadın Oyuncusu Ödülü’ne Sumru Yavrucuk layık görüldü. Sanatçı, Kumbaracı50’de sahnelenen “Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi” oyununda bir travestiyi canlandırıyor. Genç yazar Ebru Nihan Celkan’ın oyun metni, her gösterimde tesadüfi olarak gelişen doğaçlamalarla sürükleyici bir oyuna dönüşüyor. Oyuncu, uzun süren makyaj ve hazırlıktan sonra sahneye çıkıyor ve her gösterimde yoğun duygu paylaşımları yaşıyor.
Sinema bir şenliktir çocuklar için
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocuklar Cesur Balık-2 ile mutlu anlar yaşayacak. 20 Nisan’da 62 ilde gerçekleşecek olan Ülker Çocuk Sinema Şenliği, bu yıl ilk defa sinema salonuna kavuşan Ağrı’da da çocukları sinemanın büyülü dünyası ile tanıştıracak. Denizdeki hayatı anlatan Cesur Balık serisinin ikinci filmi olan bu filmde Balık Pi, ailesini ve sevdiklerini tehlikeli köpekbalıklarından korumanın yollarını arıyor.
Galata’da ‘İZ’ sürmek
Beyoğlu’nda eski bir Rum evinde üç farklı dönemde yaşanan üç hikaye... 1950’lerde iki Rum kızkardeş, 1980’de bir solcu genç ile Karadenizli kaypak ev sahibi ve 1990’larda bir travesti ile Kürt kökenli dostu... Birbirinden farklı gibi görünen ama çok noktada örtüşen kişiler, ilişkiler... “İz”, Ahmet Sami Özbudak’ın kaleminden, Yeşim Özsoy Gülan’ın rejisiyle sizi Galata’ya sürükleyecek bir oyun.




