.
Güneydoğu’daki faili meçhullerle ilgili davada dinlenen bir tanık, amcasının öldürüldüğünü iddia etti. Hakimin, ‘Niye o zaman anlatmadın’ sorusuna ise işte bu cevabı verdi.
Kayseri eski Jandarma Alay Komutanı Emekli Albay Cemal Temizöz ve Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atağ’ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına dün devam edildi. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Emekli Albay Temizöz, Kamil Atağ, Tamer Atağ, Fırat Altın (Abdulhakim Güven), Hıdır Altuğ, Adem Yakin ve Kukel Atağ katıldı. Duruşmada dinlenen tanık Mehmet Uykur, amcası Ramazan Uykur’un 1994 yılında sanıklar Tamer Atağ ve Kukel Atağ tarafından öldürüldüğünü ileri sürdü ve şunları anlattı:
Yine beyaz Toros!
“Ben, amcam ve amcamın oğlu İsmet Uykur, tamircinin önündeydik. Beyaz renkli torosla gelen Tamer Atağ, amcama ’Seni babam çağırıyor’ dedi. Amcam da ’Benim senin babamla işim yok, gelmiyorum’ dedi. Amcam, daha sonra kaldırımda yürüyerek eve doğru gitmeye başladı. Biraz uzaklaştıktan sonra araç amcamın önünü kesti. Araçtan inen Tamer Atağ, amcamı zorla götürmeye çalıştı. Tabancasını amcama doğrultu.”
Kuşlar bile uçamadı
“Amcam tabancayı onun elinden almaya çalışırken, silah patladı. Amcam yaralandı. Arabadaki Kukel Atağ da kaleşnikofla amcamı taramaya başladı. Biz oraya gidene kadar bu iki şahıs araca binip gitti. Olaydan sonra çevredeki esnaflar kepenklerini kapatarak kaçtılar. Orada kimse kalmadı, uçan kuşlar dahi geçmez oldu.” Korktuğu için olayın faillerini güvenlik güçlerine anlatamadığını söyleyen tanık Uykur, “Temizöz o dönemde Cizre’yi mahvetmişti. Eğer anlatsaydım bana ve aileme zarar verirlerdi. Panzerin altında ezer ya da topun ağzına koyup Cudi’ye fırlatırdı” dedi.
Top sakal bırakmış
Emekliye ayrıldığı için tutuklu bulunduğu 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Cezaevinden Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevine nakledilen sanık Temizöz’ün, “top sakal” bıraktığı gözlendi. Diyarbakır’da 25 Mart 2009 tarihinde tutuklanan emekli Albay Temizöz, yaklaşık 18 ay askeri cezaevinde kaldıktan sonra geçen ay görülen 18. celsenin ardından sivil cezaevine nakledilmişti.










