Davos krizinden sonra yurda dönen Başbakan Erdoğan, miting gibi açılışta coştu
Çanakkale Savaşı'nı hatırlatan Erdoğan: "Gazi Mustafa Kemal ne demişti? Ben size ölmeyi emrediyorum..."
Başbakan, Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı Peres’e sert çıkışı için şunları söyledi: “Ben orada Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak bulundum. Biz kabile reisi değiliz. İzzetimizle onurumuzla kimseyi oynatmayacağız. Ben Türkiye’nin ali menfaatlerini, izzetini, itibarını, saygınlığını korudum...”
İstanbul Metrosu’nun Şişhane-Taksim ve 4.Levent-Maslak-Atatürk Sanayi Sitesi güzergahlarının açılış töreninde konuşan Başbakan’ın gündeminde Davos’ta yaşanan gerginlik ilk sıradaydı. Konuşması, sık sık ‘Kahrolsun İsrail’, ‘Vur de vuralım. Öl de ölelim’, ‘Türkiye seninle gurur duyuyor’ sloganlarıyla kesilen Erdoğan, şunları söyledi:
’Saygısızlığa fırsat vermeyiz’
Dün akşam Davos’ta yaşananları da gördünüz. Türkiye sadece bölgesinde değil tüm dünyada barışı sağlama amacıyla hareket eden bir ülke. Kimsenin yanlış bir konumda göstermeye çalışmasına ve farklı bir kategoriye yerleştirmesine izin vermeyiz. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na kimsenin saygısızlık yapmasına fırsat vermeyiz. Bundan önce bu tür alışkanlıkları olanlar olmuş olabilir. Ama şimdi yeni bir dönem başlamıştır. Türkiye sıradan bir ülke değildir. Son 6 yıldır bölgede oynadığımız role bakarlarsa bunu görürler. Bizim temel sloganımız Atatürk’ün ifade ettiği ’Yurtta sulh dünyada sulh’tur.
’İsrail’i değil bombaları eleştirdim’
Kusura bakmayın bu tertibi, birilerinin ölmesini, o yavruların öldürülmesini, basit bir iş kazası gibi, basit bir hata gibi göstermek ne kadar anlamsızsa, yaşananları duymamak, görmemek, konuşmamak, hissetmemek de bir insan olarak bize o kadar anlamsız gelir. Zira zulme duyarsız kalmak da zulümdür. Kimse 1300 kişinin öldürüldüğü bir olayın küçümsenmesini isteme hakkına sahip değildir. Biz kategorik olarak İsrail’i, Yahudileri suçlamıyoruz. Eleştirimiz fosforlu bombalara, kitle imha silahlarına, uçaklarla bombardımanadır.
Türk medyasını da eleştirdi
Türk medyasına sesleniyorum, yalan yanlış haber yapanlara sesleniyorum. Bu vahşetin avukatlığını yapanlara sesleniyorum. Başbakanın yanında değil de, başkalarının yanında yer alanlara sesleniyorum. Her olayı semitizm karşıtlığı gibi göstererek, birilerinin dokunulmaz hale getirilmeye çalışılması da büyük bir yanlıştır. Biz antisemitizme karşıyız ama İsrail’e yönelik her eleştirinin semitizm karşıtlığı gibi gösterilmesini de doğru bulmuyorum.
’Monşerler anlamakta zorlanabilir’
Moderatörün tavrına gösterdiğim tepkiyi diplomatik bulmayanlara birkaç şey söylemek istiyorum: Ben orada T.C. Başbakanı olarak bulundum. Biz kabile reisi değiliz. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanıyız. Bazı monşerler bunu anlamakta zorluk çekebilir. Çünkü onlar böyle yetiştiler. Gölgesinden korkanlar anlamakta zorlanabilirler. Bizim yönetim anlayışımız Türkiye’nin ali menfaatlerini, izzetini, itibarını, saygınlığını korumak üzerine kurulu.
Atatürk’ü referans gösterdi
Zaman 18 Mart 1915. Dünya Türkiye’nin karşısına da Çanakkale’de bizi yok etmek için saldırıya girmiş. Türkiye’nin gücü belli. Ama Türkiye’ye saldıranların da gücü belli. Atatürk, Mehmetçik’e birşey söylüyor: “Ben size ölmeyi emrediyorum” diyor. Bir taraftan bu mücadelelerin içinde gelen bir milletin torunu olacaksın, bir taraftan da şu ne der bu ne der diye düşüneceksin. İzzetimizle onurumuzla kimseyi oynatmayacağız.
En son krizde yine Peres vardı
Peres ile Erdoğan arasındaki gerginliğin bir benzeri yine Davos’ta 2001 yılında Peres ile eski Filistin lideri Yaser Arafat arasında yaşanmıştı. Arafat, zirveye İsrail Başbakanı sıfatıyla katılan Peres’e “İsrail acımasızca, barbarca bir savaş yürütüyor. Yasaklamış silahlarla bize saldırıyor” demişti. Bunun üzerine, Peres, yine herkesi şaşırtarak sinirlenmiş ve sesini yükselterek, İsrail’in kendini terörden koruduğunu öne sürmüştü. Bu kriz, o zamana kadar Davos’un en gergin tartışması olarak kabul görmüştü. Ancak ikili, tartışmanın sonunda el sıkışarak gazetecilere poz vermişti.










