Prens dönemin kreması bol-tadı az pastalarından sıkılmış, vereceği büyük davet için bütün Viyana’yı şaşırtacak yepyeni bir pasta hazırlanmasını istiyor. Ama gelin görün ki Viyana’nın en tanınmış pasta ustası hasta yatağında yatıyor ve bu yeni pastayı yaratma sorumluluğu 16 yaşındaki çırağının omuzlarına yıkılıyor! Genç çırak Franz Sacher kayısı marmelatının zarif izleriyle bezenmiş bir çikolatalı keki, eritilmiş çikolatayla kaplayıp davetlilerin önüne çıkarmış. Pasta o kadar beğenilmiş ki, prensin misafirlerinden Macar Prensi Pal Antal Esterhazy, Sacher’i hemen Budapeşte’ye kendi saraylarına pasta ustası olarak kaçırmış.
Sacher memleket özleminden mi bilemeyeceğim, kısa bir süre sonra Viyana’ya dönmüş ve Avusturya sarayının pasta tedarikçisi olan Hofzuckerbaeckerei Demel’de çalışmaya başlamış. Hikayemiz burada karmaşıklaşmaya başlıyor, çünkü Sacher, Demel’de çalıştığı sürede yarattığı pastanın ününe ün kattıktan sonra kendi pastanesini açmış. Oğlu Eduard işi daha da büyütüp bir restoran, onun ölümünden sonra dul karısı Anna Sacher de bir otel açmış ve Hotel Sacher savaş öncesi Viyana’sının en önemli otellerinin başında yer almış.
Hotel Sacher’in şöhretiyle Franz Sacher’in pastası da Sacher-Torte olarak anılmaya başlandı. Ancak pastanın yaratıldığı Demel de aynı tarif ve aynı isimle pasta yapmaya devam ediyordu. Kavga 100 yıl kadar sürdükten sonra iş mahkemeye intikal etti. Dava “herkesin haklı olduğu” davalara benziyordu ve karara bağlanması yedi yıl sürdü. Verilen karar da kimseyi memnun etmedi. Franz Sacher’in orijinal tarifindeki pastanın ortasında yer alan kayısı marmelatı tabakasını ancak Sacher kullanabilecek ve pastasına Sacher-Torte adını gene sadece Sacher verebilecekti. Demel ve diğer pastaneler ise kayısıyı ancak pastanın kabuğunda kullanabilecek ve pastanın adına da Sacher’i pasta anlamına gelen “Torte” kelimesiyle birlikte kullanarak Sachertorte diyebileceklerdi.
Yılda 1 milyon 200 bin yumurta
İki ezeli rakipten Hotel Sacher artık eskisi kadar havalı bir otel değilse de varlığını sürdürüyor. Demel doksanlı yıllarda girdiği mali krizden Atilla Doğudan’ın ünlü pastaneyi satın alması sayesinde kurtuldu ve hâlâ Viyana’nın en önemli café’leri arasında en önde yer alıyor. Viyanalılar hâlâ takım tutar gibi iki pastanenin hangisinin Sachertorte’sinin daha iyi olduğunu tartışıyor. Sadece Hotel Sacher’in pastanesinde yılda 300 bin, yani günde 800 adet Sachertorte satılıyor. Bunun için sürekli çalışan 14 pasta ustası yılda 1 milyon 200 bin yumurta kullanıyor. Ve ister Demel de, ister Sacher de olsun, Sachertorte yemek Viyana’ya giden herkesin programında yer almaya devam ediyor.
Güney Almanya ile Avusturya-Macaristan’da pasta çok ciddiye alınır, “en iyi pastalar iki nehir (Ren ile Tuna) arasında kalan bölgede yapılır” denir. Viyana’da Demel, Landtmann, Mozart ve Sacher, Prag’da Slavia, Evropa, Kavarna Obecni dum, Budapeşte’de Café New York ve Central Kavéhaz gibi yüzyıllık caféler bir Orta Avrupa seyahatinde mutlaka gidilip bir pasta eşliğinde kahve içilmesi gereken yerler. Bu cafélerde etrafınıza dikkatlice bakarsanız, 100 yıl kadar önce buraların müdavimleri olmuş olan, akımlar yaratmış sanatçıları, yazarları, filozofları, kahvelerini yudumlarken hâlâ hissedebilir, hatta görebilirsiniz.
Viyana’da pasta savaşı
1832 yılı, Metternich prensi Klemens’in sarayında büyük bir telaş var
Haberin Devamı

