Seçim öncesi votka seçimine dikkat!

Moskova’da soğuk bir gece, Tverskaya Bulvarı’ndan yukarı doğru yürüyoruz.

Haberin Devamı

Büyük bir meydana geliyoruz, her yer kar ile kaplı, sol taraftaki bir binanın büyük pencerelerinden bir ışık sızıyor. İçerde sıcak bir kalabalık, Cafe Pushkin tıklım tıklım dolu. Yeni Moskova’nın “güzel insanları” buranın yüksek tavanlarının altında toplanmışlar. Zengin ahşap duvarların arasında görkemli bir bar bizi karşılıyor. Restoran üst katta, ama biz barda kalmayı tercih ediyoruz. Acilen içimizi ısıtmamız gerek. Bar, aslında bardan çok eski eczanelere benziyor. Raflarda şişeler yerine eski kaplar var. Bir kenarda da galiba Gwyneth Paltrow oturuyor; ne içtiğine bakıyorum, göremiyorum. Burada bizim bildiğimiz votkalara pek rağbet yok. Yeni Rusya’nın “in” içkisi Russki Standart. Barmen buz gibi kadehlerde Russki Standart’ları önümüze koyuyor. Pek standart bir votka değil bu, çok berrak, çok temiz... Bir votka için şaşırtıcı derecede leziz. Bir, iki, üç derken, Cafe Pushkin’in duvarları genişliyor, kendimizi dışardaki soğuğa atıyoruz, içimiz sımsıcak.

Moskova’da Russki Standart ile tanışmamı beş yıl önceki bir yazımda böyle anlatmışım. Aradan yıllar geçti, Sheremetyevo Havalimanı’ndan aldığım Russki Standart’lar bitti. Sonra birgün İstanbul havalimanındaki Duty Free Shop’ta gözüme çarptı. Diğer votkaların yanında oldukça mağrur duruyordu. Elim eski bir tanıdıkla el sıkışacakmış gibi raftaki şişesine gitti. Bu arada dünyayı bir lüks votka çılgınlığı sarmış ve Türkiye’deki barlar da bundan etkilenmeye başlamışlardı. Fransız Grey Goose ile Polonya’nın nefis bir kış manzarasıyla süslü şık şişesindeki Belvedere gibi butik votkalarının başlattığı bu akıma kısa sürede Stolichnaya Gold, Smirnoff Black, Absolut Level gibi tanınmış markalarının “ultra premium” votkaları eklendiler. Ve bu yeni nesil kaliteli votkalar, kısa sürede votkaseverler arasında fanatiklerini buldular. Buz gibi kadehlerinden votkalarını içen bar müşterileri, yanlarındaki arkadaşlarına neden kendi tercih ettikleri votkanın “dünyanın en iyi votkası” olduğunu hararetle anlatmaya başladılar. Ve her konuda olduğu gibi votka konusunda da bir anda hepimiz uzman oluverdik.
Votkanın, bazı markalarda olduğu gibi, üzümden damıtılması lezzetini olumlu etkilese bile, bunun geleneklere aykırı olduğu söylenir. Gerçek bir votkanın yapımında sadece buğday ve çavdar gibi tahıllar ile patates kullanılabilir. Russki Standart sadece buğdaydan damıtılıyor ve yapımında St. Petersburg yakınlarındaki Ladoga gölünün buz gibi suları kullanılıyor. Buğday da öyle bildiğimiz buğday değil. Bu votka için uçsuz bucaksız Rusya bozkırlarının siyah topraklarında yetişen ve sadece kış aylarında toplanan buğdaylar kullanılıyor. Ruslar patates ve pancardan damıtılan votkanın agresif ve depresif bir ruh haline neden olduğunu söylüyorlar. Bizim ülke olarak hele önümüzdeki seçimler öncesi buna hiç ihtiyacımız yok. Onun için votka seçerken bile dikkat etmemiz gerekecek.

Russki Standart bir süredir ülkemize de ithal ediliyor. Şimdi en iddialı ürünü olan Platinum da raflardaki yerini almış. Fiyatı standart votkasından daha pahalı olmasına rağmen, platin kredi kartı gerektirecek kadar da değil. Adını uluslararası pazarlar için olacak Russian Standard olarak tercüme etmişler; bence lüzumsuz, Russki Standart kulağa çok daha Rus geliyordu. Ben Platinum da istesem, Russki Standart demeye devam edeceğim. Cafe Pushkin’de öyle diyorlardı!











DİĞER YENİ YAZILAR