Barda Kara Efe ile çeşitli kokteyller hazırlanıyordu. Kadehleri görünce ilk başta ürperdim. Rakı tek başına olmayı isteyen bir içkidir, fazla zorlamaya gelmez. Keyfinize göre su ve buz eklersiniz. Hatta Sarı Zeybek gibi meşe fıçılarda dinlenmiş rakılar, bırakın suyu, buzu bile pek istemezler. Onun için üç kere damıtılarak “pürüzsüz” bir hale getirilmiş olan Kara Efe’nin bir kokteylde kullanıldığını görünce, nara atarak kendisini kadehten dışarı fırlatmasını beklemeye başladım. Ama Kara Efe bunu tabii ki yapmadı. Ve biraz sonra rakılı kokteyller teker teker önümüze gelmeye başladı. Ve bazılarını tattıkça şaşırmaya başladım.
Bir barda kokteyl içtiğiniz zaman, barmenin kokteylinizi hazırlayışını seyretmek hem zevkli, hem de önemlidir. Eğer barmen kokteyl hazırlarken barın içinde tepinip, elindeki şişeleri havalara atıp, akrobasiye hevesleniyorsa, hazırlayacağı kokteylden hayır gelmesi ihtimali uzaktır. Çünkü o barmenin aklı başka bir yerdedir; ya şişeleri düşürmemeye konsantre oluyordur, ya da kendisini seyrediyor sandığı kızlara! Oysa iyi bir kokteyl, iyi bir yemek kadar özenle hazırlanmalıdır. Tatların dengesi tam olarak tutturulmalı, hiç biz lezzetin diğerini ezmesine izin verilmemelidir. Bir araya getirdiğiniz içkileri, meyveleri tanımalı, sevmelisiniz. Mövenpick’in barmaid’i Elif Tosun belli ki yaptığı işten hoşlanıyor, çünkü kokteyllerimizi hazırlarken gözlerinin içi parlıyordu. Rakı ile hazırladığı dört farklı kokteyli sundu. Her biri farklı renklerde, farklı lezzetlerde; rakı hiçbirisine hakim değildi, ama kadehlerin içindeydi, kendisini kah uzaktan, kah yakından hissettiriyordu. Elif Tosun, Türkiye birincisi olarak katıldığı Uluslararası Barmenler Derneği’nin Dünya Kokteyl Yarışması’nda onuncu olmuş. Doğrusunu isterseniz, rakı ile yaptığı kokteyllerini yudumlayınca, bizim de gözlerimizin içi parladı.
Sofralardaki tutuculuk
Burada sadece birisinin tarifini verebileceğim, diğerlerini Mövenpick’e gidip yaratıcısının elinden tadabilirsiniz. Özellikle Kara Efe, Passoa likör, limon ve elma karışımı olan kokteylini tatmanızı öneririm. Ama bu yıl dünyada gene Martini kokteyller revaçta, onun için tarifimiz de Rakıtini olacak. Rakıtini, soğutulmuş rakı ile rakının yarısı kadar sek vermutun (Martini Dry) karıştırılması ve Martini kadehine konulması ile yapılıyor. İçine de zeytin yerine üç adet kürdana takılı kavun topu atılıyor. Rakı ile kavunun beraberliğine, hele önümüzdeki yaz aylarında kimin itirazı olabilir ki?
Yemeğe gelince: Yemek muhteşemdi! Mövenpick’in şefi Maximilian Thomae, Alman, ama Türk mutfağına çok hizmet vermiş, yıllardır birçok genç aşçı yetiştirmiş, onlarla birlikte birçok uluslararası ödüller almış. Menüdeki mezelerden “domates özü mantosunda ballı beyaz peynir terin” ve “Efe Rakı ile lezzetlendirilmiş Çerkez peynirli içli köfte” gibi mezeler rakıyla olağanüstü bir uyum sağladıkları gibi, kendi başlarına da çok lezzetliydiler. Hatta Max yemeğin başında kaz ciğerinin, sonunda ise tereyağlı dondurmanın bile rakı ile gidebileceğini gösterdi. Rakı sofralarında tutuculuğu bırakıp, biraz yeni mezelere de yer açmanın zamanı galiba gelmeye başladı. Ve işe bakın ki, bunun öncülüğünü bir Alman yapıyor ve yemeklerini Türkçe olarak anlatırken dediği gibi bu yeni mezelerin bazıları “acayip güzel.”
Rakı ile hazırlanan kokteyller
Mövenpick otelinde, şef Maximilian Thomae’nin yarattığı mezelerin Kara Efe rakısı ile tadıldığı öğle yemeğinden önce, otelin barında içkilerimizi alıyorduk.
Haberin Devamı

