Dünyanın en iyi viskilerinin ortak özelliği neydi?

Bir viski yazarı Glenfarclas adında bir malt viskinin lezzetini anlatırken “Boğazınızdan aşağıya marşlar söyleyerek iniyor” diye yazmıştı...

Haberin Devamı

Geçen yıl kaybettiğimiz dünyanın en ünlü viski (ve bira) yazarı Michael Jackson da, Skye adasının 25 yıllık malt viskisi Talisker için “Volkanik bir viski, damakta yankılanıyor” benzetmesini yakıştırmıştı. Arada bir yazılarını okuduğunuz bir içki yazarı ise aynı Talisker’in 18 yıllığı için “Daha ağzınızda dolaştırmaya başlamanızla sanki vahşi bir at şaha kalkıyor” diye yazmıştı.
Neticede viski, bu kadar abartmaya ne lüzum var diyebilirsiniz. Bir bakıma haklısınız da diyebilirim. Ben şarap, viski ve bazı biralar gibi kokuları ve tatları hakkında uzun uzun konuşulabilecek içkileri içerken, aslında fazla konuşulmaması gerektiğini düşünenlerdenim. Söylenecek çok söz olsa bile, yazının girişinde örneği verilenler gibi birkaç kelime ile yetinip, kadehinizdeki içkiyi koklayıp, yudumlamak ve sonra susup tadını çıkarmak daha doğrudur.


Hankey BannIster’ın listedeki zaferi

Bizim buralarda pek yok, ama dünyada Wine Spectator, Decanter gibi saygın şarap dergileri olduğu gibi, İngiltere’de yayınlanan Whisky Magazine ve Beers of the World gibi sadece tek bir içkiyle ilgilenen dergiler de vardır. Bunlardan Whisky Magazine her yıl çeşitli kategorilerde dünyanın en iyi viskilerini seçer, neden o viskileri seçtiklerini de yazının girişindeki örneklerde olduğu gibi biraz abartarak anlatırlar. Bu yılki en iyiler arasında Macallan ve Talisker gibi tanınmış ve sürekli en iyiler arasında yer almış olan viskiler yok. Bu pek şaşırtıcı değil, çünkü aralarında bu ikisinin de olduğu birçok malt viski ne yazık ki hatırlayanlar için eski lezzetlerini aratır oldular.
Dergi tarafından “dünyanın en iyi harmanlanmış viskisi” Hankey Bannister bir zamanlar Tekel tarafından ithal edilen ve pek bilinmeyen bir viskiydi. Bizim buralarda da pek makbul bir viski olarak kabul edilmezdi. Şimdi ise Whisky Magazine onu 40 yıllığı olarak da olsa, dünyanın en iyi harmanlanmış viskisi seçince, vaktiyle Hankey Bannister’e haksızlık etmişiz demek durumunda kaldık. Viskilerin üzerindeki “12 years old” veya “18 years old” gibi ibareler o viskinin harmanında kullanılan en genç viskinin yaşını gösterir. Yani “40 years old” Hankey Bannister’in harmanındaki en genç viski 40 yaşındadır. Bu da dünyanın en iyisi seçilen o harmanın içindeki viskilerin 40 yıldır ülkemizden geçip, pek kıymeti bilinmeden içilmiş olduğu anlamına gelir.


En iyi malt içkisinin egzotik tadı

Alt kategorilerde 13 ile 20 yıl arası harmanlanmış viskilerde 18 yıllık Dewar’s, 12 yıldan daha genç harmanlanmış viskilerde ise 12 yıllık Lawson’s Gold birinciliği almışlar. En iyi İrlanda viskisi Jameson Vintage Reserve, harmanlanmış Japon viskisi ise Nikka (from the barrel) olmuşlar. Whisky magazine dünyanın en iyi bourbon’u olarak 20 yıllık Pappy van Winkel’i seçmiş. Amerikan viskileri arasında önemli bir kategori olan Rye Whiskey de, yani çavdar viskilerinde de Thomas H. Handy rakiplerinin arasından sıyrılıp birinci olmayı başarmış.
Malt viskilere gelince, orada bir efsane dünyanın en iyi malt viskisi seçilmiş. İskoçya’nın en kuzeyindeki Orkney adalarının malt viskiseverlerin kalbinde nadide bir yeri olan Highland Park’ın bu prestijli unvanı kazanan 21 yıllığı için de bir viski yazarı “koyu bir is ile hafiften tatlı meyvelerin karşı konulmaz bir karışımı” diye yazdıktan sonra noktayı şöyle koymuş: “Bir kutu egzotik meyveyi barbekü yapsaydınız herhalde tadı böyle olurdu. Muhteşem.” Aynı Highland Park’ın 40 yıllığı da “yeni çıkan en iyi malt viski” olmuş. 40 yıllık bir viski için garip bir unvan derseniz, bence de demekten başka bir sözüm olmaz.
Whisky Magazine’in seçtiği dünyanın en iyi viskilerinin ortak özelliklerine gelince, hiçbirisinin ülkemizde bulunmayışı! Hani bir zamanlar Tekel’i suçlardık, filanca içkileri ithal etmiyorlar diye, onlara da galiba Hankey Bannister gibi haksızlık etmişiz. Uluslararası içki devleri Türkiye’de kendi şirketlerini kurdu, ama bırakın bu yazıda adı geçen ürünleri, kendi ana markalarını bile getirmekte zorlanıyorlar. Oysa Tekel piyasayı (ithalatı yasak olan şarap ve bira dışında) içkisiz bırakmadığı gibi, Hankey Bannister’i bile ithal ediyordu. Boşuna dememişler, “gelen gideni aratır” diye!

DİĞER YENİ YAZILAR